Gelecekbilim diyaloğu

15.04.2015 12:51:42
A+ A-

Önbilgi: Bu metin, bana yöneltilen gelecekbilim sorularını yanıtlamak için yazıldı.

X Bey,

Sizin metinleriniz kalın puntolu, yanıtlarım ince puntolu.

Bazı yazılarınızda yeterince bilgi sahibi olmadan aşırı yorum yaparak fikirler yürüttüğünüzü düşünmüyor değilim.

Burada 3 ironi var:

Yeterince bilgi sahibi olarak yapılan aşırı-yorum da, günümüz bilgi koşullarında, yeterince bilgi sahibi olmadan yapılan aşırı-yorum gibi algılanır, çünkü karşı taraf, o yeterince bilgiyi bilmez veya o yanıta beyin / zihin olarak uy(arlana)maz. Bu bir.

Aşırı-yorum, tek başına bile, yeterinden çok bilgi sahibi olmaktır, çünkü bilgilerimizin % 99,99'u yorumdur / çıkarsamadır zaten. Bunu, yalnızca Türkler değil, gavurlar da ayırsamıyor henüz. Bu iki.

Gerçekten yeterince bilgi sahibi olmadan aşırı-yorum çok yaptım, çünkü o çıkarsama bilgiyle epistemik ıskalama olasılığını en baştan kabullendim. Bunu çözmek için de, birbirine karşıt tezleri savunan çoklu  / çaprazlı atış yaptım. Bu da, günümüz bilgi koşullarında yadırganan bir şey. Çünkü, aynı kişinin birbirine karşıt iki savda metin yazmasını (her 2 tarafa da saldırmasını, örneğin, hem TC'ye, hem Kürtler'e) kimse hazmedemiyor. Bu üç.

Şerh: Şimdiye kadar, hiçbir konuda yeterince bilgi sahibi olamadığımı görmedim.

Tarih (geçmiş) bilinci varsa, gelecekbilim bilinci var mıdır? Olabilir mi? Olur mu? Siz de varsa, ne kadar var? 100 üzerinden bir değerlendirme yaparsanız mesela.

Parçalı gideceğim:

İlk sorudaki 2 parça birbirini gerektirmez, yani istatiksel olarak birbirlerinden karşılıklı bağımsızdırlar (mutually exclusive). Yani, tarih bilinci varsa, gelecekbilim bilincinin de yanında var olması gerekmez. Çok daha önemlisi gelecekbilimciler, özellikle kurucu-gelecekbilimciler (Asimov ve Flechthem), Roma ve devletin korunması gibi, oldukça psikopatik 2 kavrama kendilerini dayandırınca, gelecekbilim faşizm-ötesi bir konuma geçip, karşı-tezi olduğu tezi (Nazizm'i) bile solladı. Asimov Megalo ABD'ye, Flechtheim Birleşik Almanya'ya hizmet etti.

Birbirlerini etkilerler ama bilindik neden-sonuç ilintileri içinde değil (bunu daha sonra açımlayayım). Bu bir.

Olabilir. Olur. Oldu da. Bende ironik yoldan oldu. Ben önce gelecekbilimi(mi) kurdum, sonra kurulmuş 5 bin yıllık geçmiş / tarih / Dünya Sistemi modelini öğrendim. Berbat bir ironiyle, ikisi birbiriyle çakıştı / örtüştü. Bu iki.

Bunun birçok başka yolu daha var. Açıkçası, onları henüz bilmiyorum. Çünkü, berbat bir biçimde, Dünya Sistemi'cilerin içinde gelecekbilimci yok. Gelecekbilimciler için ise, Dünya Sistemi çok zor / çok uzun vadede öğrenilir bir makro bir bilgi modeli. Çünkü, her 2 taraf da çokdisiplinli / disiplinlerarası değil, hepsi uzman. Bir uzman, tüm yaşamı boyunca, ancak bir ve yalnız bir konuda uzman olabiliyordu. Bu üç.

Asıl yanıt: 100 (yüz) üzerinden 1.000 (bin).

Faşizm karşıtlığınızı ana tema olarak işlediğinizi görüyorum. Öte yandan Kürtler'e karşı genel tavrınızı da faşistçe görüyorum. Anlam veremedim.

(Bu dediğimden, Kürt hareketinin faşistçe olmadığı anlamı da çıkmasın.)

Kürtler ile 1983'te 1 ay hapishanede birlikte yattım. O zaman, onlardan ve birinci elden, neyin peşinde olduklarını öğrendim: ayrı bir ülke ama Makyavel-Neçayef kırması yolla. Yaptığım, onların faşizmine karşı bir faşizm. Yoksa TC parçalansa, umurumda bile değil ve bunu metinlerimde şimdiye dek  hep açıkça belirttim zaten. Ayrıca antifaşizm, faşist biçimde de olsa, olmasa da, zaten faşizme karşı bir antitez olmakta. Yani, yine epistemik görelik ve çoğulluk.

Neredeyse 10 bin yıllık bir gelecek bilim modelinizin olduğunuzu veya işlediğini, işleyeceğini söylüyorsunuz.

Bu gelecekbilim modelinizin 10 bin yıl ömürlü olduğunu nasıl anladınız? Üstelik işlediğine dair bir kanıtınız var mı ? Böyle bir kanıt türü var mı? Deneysel? Matematiksel ? Gelecekbilimsel bir kanıt mı bu? Soyut bir model nasıl işleyebilir ki?

Her uzun vadeli nitel eylemin bir menzili olur. Örneğin, ışık hızını aşmak, örneğin başka gezegenlere yerleşmek.

Dünya'nın 1 nolu bilim dergisi Scientific American'da bundan 30 yıl önce, insan türünün Samanyolu Gökadası'na yerleşmesinin 1-2 milyon yıl alacağına ilişkin bir kestirim yapılmıştı, 2 ayrı ekol tarafından. Onları okuduğumda, ben vadeyi çok daha kısa tuttum, belki 250, belki 500 bin yıl ama şu an belki daha da kısa diyebilirim.

Kanıt ise, ekstrapolasyon ve intrapolasyon ile elde edilir, yani yine çıkarsama ile. Yani, yapılanları karşılaştır-karşıtlaştır ile zaman vadesi açısından uzatıp kısaltıyoruz. Sanırım, şunu belirtmem uygun olur: Şu anda, Dünya'nın geleceğiyle ama benim gibi olarak, en az 7 milyon kişi uğraşıyor. Eh, bu kadar büyük bir örneklemeden, çıkabilecek tüm verimli düşüncelerin çıkmış olabileceğini kabul edersiniz herhalde. Ben onları derleyip, daraltıyorum yalnızca.

10 bin yıllık vadem şöyle: Tarih 5 bin yıllık. Bunun orta noktasındaki Lao Tzu ve Aristo diyalektiğinin ikisinin de dikmesini yarattım (2 türü poliyalektik, artı ötesi ile). Bu, kafadan gelecek 5 milenyum ve toplamda 10 bin yıl demek. Birinci dereceden soyutlama ve kaydırma yapınca, bu kendiliğinden gelecek beş bin yıldan, gelecek on bin yıla kayıyor, kaydı da epeyidir (2010 sonrasında) var. Sonrası, serbest / kör uçuş olmakta ki daha uzun vade ile de ilgiliyim.

Gelecek 5-10 bin yılda, hem ışık hızı geçilmiş olacak, hem de başka (Dünya dışı ve Güneş Sistemi dışı) gezegenlere yerleşilmiş olacak. Ki bu, insan sonrası tür demek.

Bu, daha kısa sürede olabilir ama daha uzun sürede olamaz.

İnsan türünün geri kalanı için ise, gelecek 5-10 bin yıl, geçmiş 5 bin yılın yinelemeleri ile geçecek.

Ceteris paribus (diğerleri sabit olacak) yani.

Ray Kurzweil gibilerinin öne sürdüğü teknolojik tekillik hakkında ne düşünüyorsunuz?

Ne onun teknolojik tekilliği, ne de Hawking'in epistemik tekilliği geçerli, belki tutarlı bir çıkarsama ama geçerli değil.

Tarihe bakınca, 2 teknolojik devrim görünüyor:

Bir:

Neolitik Devrim ki 6 bin yıl falan sürdü.

İki:

Son Birleşik (İki) Sanayi Devrimi ki 250 yıldır sürüyor ve daha yüzlerce yılı var sürmek için.

Ben, nasıl ki benden başka hiç kimsenin öğrenmeyi ve öğretmeyi akıl edemediği bilgilerle uğraştıysam, tekillik-dışı tüm bilgiler de öyledir, muhakkak acaip beyinler ister ve onlar da, diğerleri / normaller tarafından dışlanır.

Yol açık:

Eğer, farklı dalga boyunda bakarsan. Öyle bakmadan göremezsin zaten.

Dipnot:

Bu, birinci adım. Sonrası gelir.



YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.