Google Glass’ın hatırlattıkları

16.04.2014 13:35:49
A+ A-

Sahilde, ayağım kumlara basarken koşmak ne kadar güzel. Kendimi yorsam bile, ciğerime dolan oksijen ve deniz havasının tadını hiçbir şeye değişmem. Bu zevki her sabah yeniden yaşamak benim için hayatın bir parçası.

Esasında koşan ben değilim, bacaklarımı bir kazada kaybettim ama benim için koşan bir arkadaşımın hislerini kendiminmiş gibi yaşıyorum.

Buna benzer bir sahne Kathryn Bigelow’un yönettiği, senaryosunu James Cameron’un Jay Cocks ile kaleme aldığı Tuhaf Günler (Strange Days) filminde vardı. 

İnsanların taktıkları bir alet sayesinde yaşadıkları ve o an hissettikleri minik bir diske kaydediliyor ve böylece anılar, hislerle birlikte paylaşılabiliyordu.

Şu sıralar tüm dünyanın gündeminde olan ve dün 12 saatte tükenen Google Glass aklıma nedense Tuhaf Günleri getiriyor. Sanırım çok değil yakın bir zamanda filmde anlatılana benzer bir teknolojinin geleceğini düşündüğüm için.

Şu sıralar hisleri paylaşamasak da gözlük sayesinde hatırlamak istediğimiz görüntüleri kaydedebileceğiz. Ayrıca konserlerde telefonla kayıt yapmak için çılgın gibi uğraşıp konserin zevkini alamayanlar da artık müzikten zevk alabilecek.

Kim bilir belki torunlarımız gittikleri konserlerde yaşadıklarını, hislerini bize aktarırlar. Ve böyle transferler sayesinde insanoğlu bilinç düzeyinde ölümsüzlüğü giderek yaklaşır.

Fakat önce emeklemek yani Google Glass edinip denemek gerek. Onun içinde biz sıradan insanlar için satışa çıkmasını beklememiz lazım. Ne yapalım hayat hiçbir zaman adil olmadı.

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.