Halil İnalcık ve epistemik fiyaskoları: 5

22.12.2015 12:00:16
A+ A-

Hoca ve 1968

Hoca, 1968'lileri nihilist saymış.

Ayıp-ötesi...

Ve hatta daha ötesi.

Asıl önemlisi, karşı-devrimci bir duruş.

Hoca, Atatürk inkılaplarına bile karşı:

Fazla değişim olmuş ona göre o zamanlar.

Devlet dediğin, bir milenyum mal gibi uzanır yatar ona göre.

Hoca, anarşizmi ve/ya nihilizmi bilmiyor. Cehalet hocayı söyletiyor.

Hoca, devletin illa gerekli bir şey olmadığını da bilmiyor. 6 bin halkın hepi topu % 5'inin devlet kurmuşluğu bilgisini, hiç mi hiç dikkate almıyor. O devleti yüceltiyor kendisine göre. Oysa aslında, devleti aşağılıyor. Onu sabit (ezeli ve ebedi) bir faşizm kılıyor.  Otoriteye sığınıyor. Hiyerarşiye bayılıyor. Özgürlük, onun için boş küme anlamlı.

Hoca, bağlanacak kapı arıyor. O nedenle neo-liboşlar gibi Neo-Osmanlı'cı. Osmanlı'nın hala sürdüğünü ve sürmesi gerektiğini de önesürüyor.

Oysa gerçek şu:

1968, 2. Dünya Savaşı'nın bittiği 1945'in 1 kuşak ardılı. Yani, 2 atom bombasının...

Aile kurumu savaş boyunca çökmüş. Babasız çocuklar özgür kalmış. Tarihte ilk kez.

Ancak o sayede, bugün G-7'de kadınların % 25'i tek başına yaşayabiliyor.

Hoca'nın havsalası bunları alamamış.

Doğrudur, 1968'li devrimciler devrim haklarını feci israf ettiler.

Ancak Hoca, ABD'nin müsrifliğini de bolluk sayıyor. O kadar Dünya'dan habersiz yani.

Hoca'da tarih bilinci yok.

Hoca'da otobiyografi bilinci yok.

Hoca, ağaca bakmaktan ormanı görememiş.

Hoca, tam neo-con.

Uysa da gelenek koyan, uymasa da gelenek koyan muhafazakar türünden.

Neyi koruduğunu bilmeyen, gelecek bilincinden yoksun biri.

Sorun, 2015'te değil, 1940'ta bile böyle olmuşluğunda...

Yani, beyni gençken bile, baştan durmuş-kokmuş imiş ve hep öyle kalmış.



YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.