Hücrelerde kalite kontrol sistemi olduğunu biliyor musunuz?

25.08.2014 20:22:49
A+ A-

 

Vücudumuzda trilyonlarca hücre var ve bu hücreler bozulduklarında hiç durmaksızın yenileniyorlar. Bu bilgiyi herkes biliyor ama hücre üretilirken nasıl muhteşem bir kontrol mekanizması olduğundan ve bunun detaylarından çoğu kişinin haberi yok. Bu yüzden bugün sizlerle hücre üretiminde yaşanan olağanüstü olayların detaylarını paylaşmak istiyorum. Okuduğunuzda siz de bunların tesadüfen gerçekleşemeyeceğini, hepsinin üstün bir aklı tarafından yaratıldığını göreceksiniz.

Vücudumuzun en küçük parçası olan hücredeki üretim sistemini, dünyada henüz benzeri tesis edilememiş, son derece ileri teknolojiyle çalışan hayali bir fabrikaya benzetebiliriz.Bu hayali fabrika, çok sayıda gelişmiş birimlerden oluşan ve her birimde farklı teknolojik ürünler üreten dev bir tesistir. Yöneticiler, mühendisler, işçiler, kısacası bütün personel, görevlerini en mükemmel şekilde yerine getiren üstün nitelikli robot ve bilgisayarlardan oluşmuştur. Bu organizasyonu sağlamak için birçok denetleme sistemi ve emir-komuta zinciri kurulmuştur. Her bölüm kendisinden istenen parçayı üretir. Üstelik üretim, benzerlerine ancak bilim kurgu filmlerinde rastlayabileceğimiz düzeyde bir titizlikle yapılır. Şimdi hücrede özenle yürütülen bu kontrol sisteminin nasıl çalıştığını inceleyelim.

Birbirlerinin Görevlerini Üstlenen Proteinler:

Hücreler birbirlerinden haberdar olmadan görevlerini yerine getiremezler. Bunun için özelleşmiş proteinler görev yaparlar. Bilim adamları proteinlerin birbirlerinin üretilmesini düzenlemede etkili olduklarını ve birinin mutasyona (zararlı bir değişim) uğraması durumunda diğerinin şaşırtıcı derecede üretimini arttırarak diğerinin görevini de üstlenmeye çalıştığını keşfettiler. Bu mükemmel görev üstlenme sistemi sağırlık üzerine yapılan bir çalışma sırasında ortaya çıkmıştır:

İşitme duyusu için iç kulak salyangozunda bulunan sağlıklı tüy-hücrelerine gereksinim vardır. Bu tüy hücrelerinin oluşumu için ise iki protein gerekmektedir. Bu iki protein "Connexin 26", "Connexin 30" adını taşır. Connexin 26 ve Connexin 30 bir araya gelerek hücreden hücreye iletişimi sağlamak için aynı zamanda "Gap Junction" adı verilen küçük köprüler kurarlar. Eğer bu köprüler olmazsa duyma işlemi gerçekleşmez. Peki, bu iki proteinden biri mutasyona uğrayarak zarar görürse ne olur?

Bu durumda sonucun sağırlık olması gerekirdi. Fakat yapılan araştırmalar Connexin 30'un olmadığı durumlarda bile Connexin 26'nın tek başına bu köprüyü kurmaya çalıştığını göstermiştir. Nitekim bilim adamları Connexin 26'yı hücreye fazla ürettirerek işitmede önemli bir nokta olan köprünün oluşmasını sağlamışlardır. Fareler üzerinde yapılan deneylerde Connexin 26 tek başına köprü kurabilmiş ve haberin iletilmesini sağlayabilmiş yani sağır farelerde duyma bu yolla tamamen düzeltilmiştir. Kuşkusuz bu durum geleceğin tıp dünyası için de umut vaad etmektedir. Çünkü bu yöntemle sağırlık tedavi edilebilecektir. Hatta bu beraberliğin göz merceğinde de bulunması pek çok göz rahatsızlığının belki de körlüğün bile tedavi edilebilmesini sağlayacaktır.

Hasarlı Üretim Olduğunda İmdat Çağrısı:

Bildiğiniz gibi üretim için; bir fabrikaya, üretimin nasıl yapılacağına dair bilgiye ve ham maddeye ihtiyaç var. Bir şehre benzeyen hücrede de protein üreten bu fabrika ribozom; bilgiyi getiren, DNA'dan bilgi taşıyan molekül mRNA; ham madde taşımacılığını yapan molekül tRNA; ham madde ise amino asittir. Fabrikada protein üretilirken, ham madde taşıyan tRNA'ların zamanında amino asidi bırakmaları gerekir. Bunun için de özel moleküller tRNA'dan amino asidi kopartırlar. Eğer bu kopartma işlemi doğru yapılamazsa, eksik malzemeyle hatalı protein üretilmiş olur. İşte, DNA'daki bilgiler kullanılarak protein üretilirken denetlemede görev alan enzimlerden biri olan "Aminoaçil tRNA sentetaz" adındaki özel bir molekül bu bilgilerin doğru aktarılmasını denetler.

Denetleme işlemi yapılamasaydı biz bundan nasıl etkilenirdik?

Eğer denetleme bozulursa, protein üretilirken yanlış bir bilgi aktarılır ve protein yanlış üretilir veya hiç protein üretilememiş olurdu. Proteinin yanlış üretilmesi veya üretilmemesi ise hücrenin içinden çıkılamaz derecede karmaşık bir hale gelmesine sebep olurdu. Üretilen yanlış proteinler, hastalıklara sebep olabilir, sinirsel hasarlar oluşabilir veya hücre ölebilirdi. Hücre ölümü ise zincirleme reaksiyonlar oluşturarak ölümcül hastalıklara sebep olabilirdi.

Bilim dünyasının ortak kanaatiyle, insanoğlunun bugüne kadar karşılaştığı en kompleks yapı ünvanını koruyan hücre, hala keşfedilmemiş pek çok sırrı içinde barındırmakta ve Allah'ın yaratış sanatının, üstün aklının delillerinden birini oluşturmaktadır.

Bir hücrenin denetleme mekanizmasının olmaması hücrede oluşabilecek hataların kontrol edilememesi anlamına gelir. Hücredeki hataların denetlenememesi ise hayati bir durum oluşturur.Çünkü hata düzelmezse mutasyonlar oluşur. Mutasyonlar down sendromu (mongolizm), albinizm (deriye, saça ve gözlere renk veren melanin pigmenti yokluğundan ya da azlığından kaynaklanan bir genetik hastalık), cücelik gibi zihinsel ya da bedensel bozuklukların veya kanser gibi hastalıkların ortaya çıkmasına neden olan, hücreyi tahrip edici etkilerdir. Elbette zararları sadece insanları sakat bırakmak ya da hasta yapmakla sınırlı değildir. Aynı zamanda hücrenin ölümünü kaçınılmaz hale getirirler ve sonuçta insan yaşamını da tehdit edecek boyuta ulaşabilirler.

Bu durumda yaşamsal fonksiyonlarımızı sürdürebilmemiz ve hastalanmamamız için vücudumuzdaki 100 trilyon hücrenin her birinin ayrı ayrı olağanüstü bir organizasyonla çalışmasının gerektiği açıktır. Oysa hücrelerin her biri bir atom yığınıdır. Peki bu atom yığınlarının karmaşık ve farklı işlemleri kusursuz ve mükemmel olarak organize edebilecek bir akılları var mıdır? Elbette yoktur. Hücrelerdeki bu akıl, onları bu işleri yapacak şekilde programlanmış olarak var eden Alemlerin Rabbi olan Yüce Allah'a aittir. Vücudumuzda gerçekleşen bütün bu mucizevi olaylar kör tesadüflerin eseri değildir.

Küçücük hücrenin içindeki muhteşem yaşam, Video:

http://www.youtube.com/watch?v=wJyUtbn0O5Y

Kaynak: blogspot.com/" href="http://dusuneninsanlardanmisin.blogspot.com/" style="font-size: 11.818181991577148px; color: rgb(0, 0, 255) !important;" target="_blank">http://dusuneninsanlardanmisin.blogspot.com/

Blog sayfam: http://birgo.mynet.com/erkan-arkut-tan-guncel-yazilar

Video sayfam: http://video.mynet.com/erkanarkut/videolari/liste



YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.