İyi ki doğdun Neandertal kardeş

06.06.2014 11:32:29
A+ A-

İlk kez üniversitede, Güven Hoca'nın prehistorya derslerinde Neandertallere dair doğru düzgün bilgi sahibi olmuştum. Prof. Dr. Güven Arsebük, anfileri tıka basa dolduran, keyifle ders anlatan, okuduğunu ve gördüğü yüzleri unutmayan, efsanevi bir hocaydı gözümde. Yıllar önce emekli oldu. Öğrencilerinin çok okumasını, araştırmasını, sorgulamasını isterdi. Ezberimizi değil, yorumumuzu görmek isterdi sınav kağıtlarında. Prehistorya bölümü öğrencisi olmasam da, Güven Hoca'nın "Prehistorik Yaşam İlkeleri" ve "Genel Prehistorya" derslerine girmiştim. Hepsi de tesadüfen günün ilk dersleriydi; 9'da başlayan derslere geç kalınmasını kesinlikle hoş görmez, kendi adım attıktan sonra sınıfa kimseyi almazdı. İyi ki almışım o dersleri, iyi ki ?derslerle kısıtlı olsa da- tanımışım Güven Hocayı.

Primatları, insansıları, erken insan türlerini, kısacası insan evrimini o derslerden aldığım ivmeyle merak edip okuyarak öğrenmeye çalıştım. Ama bilim dünyasında bilgi sabit kalmıyor; değişiyor, güncelleniyor, kimi durumlarda bir önceki tezi, önermeyi çürütebiliyor. Neandertallerin bir Homo sapiens mi, yani insanın alt türü mü olduğu, yoksa başka bir insan türü mü, yani Homo sapiens neanderthalensis mi olduğu konusunda farklı görüşler hep olagelmiş. Ama artık çoğunluğun kabulüne göre onlar birer Homo neanderthalensis. Yani "sapiens" olmayan Homo kardeşlerimiz. (Homo'nun Latince "insan" anlamına geldiğini bu noktada belirtme ihtiyacı hissettim. Sapiens de yine Lat. "akıllı", "düşünen" anlamında)

24 Mayıs'ta Irish Times'da yer alan haber, "homo neanderthalensis" teriminin Prof. William King tarafından ilk kez kullanıldığı İrlanda'daki Queen's College'da (günümüzde Galway Üniversitesi) düzenlenen sempozyum üzerineydi. 23-25 Mayıs tarihlerindeki uluslararası sempozyum, Homo neanderthalensis'in 150. isim günü anısına düzenlenmişti. İrlanda basınından bir iki örnek dışında, birkaç bilimsel dergide yer buldu haber yanılmıyorsam. Google'dan konuyu farklı şekillerde aratarak yanılır mıyım dedim ama yanılamadım.

Kabaca geçtiğimiz 10-15 yılda yoğunlaşan Neandertal DNA dizilimi çalışmalarının sonuçlarının, çarpıcı yönleriyle basında yer aldığını biliyorum: "Neandertallerle çiftleştik", "Neandertallerde diyabet geni bulundu", "Neandertal genlerin mirası: Sigara tiryakiliği". Kimsenin her gün Neandertallere dair bir şey okuma beklentisinde olduğunu sanmıyorum ama, en azından bir "doğum" gününü kutlasaydık Neandertal kardeşlerimizin. Diye düşünüyor insan. Homo sapiens Latince "düşünen insan" anlamına geliyormuş ya. Kendimize bu bilimsel sınıflandırmayı uygun görmüşüz. Daha doğrusu, İsveçli bilimci Carolus Linnaeus uygun görmüş 18. yüzyılda. Gerçekten düşünüyoruz, hatta çok düşünceliyiz ama düşüncelerimiz genelde kendimize odaklı. Dolayısıyla düşünmeye ek olarak, fırsatını kollayan ve yeri geldiğinde kullanan tek türüz. Tam anlamıyla bir Homo sapiens sapiens'iz yani. "Neandertal insanı" ne yapsın? Adını ilk fosilinin bulunduğu Almanya'daki Neander Vadisi'nden esinlenerek vermiş bilimciler. Kendisine "düşünceli, akıllı, endamlı, en makbul" türünden Latince bilimsel isimler takacak uzak torunları olamamış. Bizim insafımıza kalmışlar.

Neandertaller ne tür ses çıkarıyorlardı, konuşuyorlar mıydı henüz bilemiyoruz. Manevi dünyaları konusunda da şimdilik yaygın, net bir görüş yok. Ama mesela 1930'larda İsrail Kebara'da ve 1950'lerde Kuzey Irak, Şanidar'da ortaya çıkarılan yaklaşık 60 bin yıllık fosil buluntuları Neandertal gömülerine işaret ediyor. Ölülerinin ardından çiçekler ve mezar hediyeleri bırakmışlar. Hasta ve sakatlanmış bireylerine baktıklarına dair buluntular var farklı bölgelerde. Yaygın olmasa da başka tekil örnekler de. Ama niyeyse Neandertallerin de akıl ve mantık sahibi olduğu konusuna zorla ikna olmuşuz, oluyoruz. Geride bıraktıklarımıza kaba saba, tıknaz, temkinli yaklaşılması gereken uzak akrabalar gözüyle bakmışız.

Nedense aynı fosil kalıntıları üzerinden geliştirilen Neandertal "tipi" 150 yıl boyunca farklı farklı yorumlanmış; 20. yüzyıl başlarındaki ilk çizimler maymunsu bir görüntüye sahipken, yıllar içinde giderek "insanileşmiş". Aşırı yorumlar iki farklı kutupta dalgalanıyor galiba: Them and Us [Onlar ve Biz] kitabının sahibi ve aynı adlı sitenin kurucusu Neandertallerin birer yırtıcı hayvan olduğunu iddia ederken, bu iddialı iddialarını çizimlerle de destekliyor. Almanya'da Mettmann'daki Neanderthal Müzesi ise, neredeyse "Avrupalı atalarımız hümanist Neandertaller" bakış açısını benimsemiş. Oysa Avrasya'nın pek çok farklı bölgesinde ?Antalya, Karain dahil- ortaya çıkarılan Neandertal fosilleri, "Avrupalı Neandertaller" tezini çürüteli çok oldu.

Bu noktada, evrimsel biyoloji uzmanı Dr. Mehmet Somel'in NTV Bilim Haziran 2010 sayısında yayınlanan yazısından alıntı yapmam gerekiyor: "Neandertaller, bilinen Homo türleri arasında bize en çok benzeyen grup. Fosil bulgularına göre, Neandertallerin ataları 400 bin yıl önce Afrika'dan çıkarak önce Ortadoğu'ya, oradan Batı Asya ve Avrupa'ya yayılıyor. Günümüz insanının atalarıyla Neandertal ataları 400-500 bin yıl önce ayrışıyor. Bugüne kadar yüzlerce fosil kemik örneği bulunan Neandertallerin fiziksel görünüşlerine dair ayrıntılı dökümler var: Örneğin Homo neanderthalis kafatasları, Homo sapiens'e göre basık ama epey geriye doğru uzanıyor. Beyinleri bize göre biraz daha büyük. Yüzleri çıkık ve belirgin bir çeneleri yok. Soğuk iklimlere uyum sağlayacak şekilde tıknazlar, göğüs kafesleri fıçı şeklinde. Paleontologlar, bu ve benzeri özelliklerin hiçbir modern insan bireyinde birarada bulunmadığını vurguluyor."

İnsan, "insan" olmadan önce nasıl yaşıyordu konusuna yönelik merak ve ilginin büyüklüğüydü galiba biraz da Güven Hoca'nın derslerinde anfileri dolduran. 2 milyon yıl boyunca sadece bir el baltası kullanarak, kimi durumda en fazla 30 yıl sürecek "koskoca" bir ömrü açlık-tokluk gelgitleri içinde bir solukta tüketirken, cep telefonundan nasıl yemek siparişi verir olduk? Merak bu. En azından benim merakım bu. Niye, neden ve nasıl bu hale geldik?

Neandertal kardeşimiz yaklaşık 30 bin yıl önce dünya üzerinden çekti gitti. Nedenini henüz bulamadık. "Düşünen insan" kadar fırsatçı mı değildi; her önüne gelenle beslenemedi mi? Ava gidip avlandı mı? Küresel ısınma sürecinde sıcaklara mı dayanamadı? Asimile mi oldu? Onlarca tez var ama net bir cevap şimdilik yok.

Not: İnsanın kendini abartmasıydı aslında alttan alta değinmek istediğim. Yapamadım. Abartmak da istemedim. Geldiğimiz nokta zaten belli. Keşke biz de masadan son kalkan akrabamız gibi vakitlice kalksaymışız medeniyet sofrasından. İyi ki doğdun ve iyi ki gittin Neandertal kardeş. Giderken bizi de götürseydin.

 

Detaylı ve güncel bilgi için bazı linkler:

Evrim Sempozyumu

İnsan Evrimi

Smithsonian Institute Human Origins



YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.