Kırık cam teorisi

22.02.2015 13:21:41
A+ A-

Kırılan İlk Cam İhmale gelmez!

Camı bilmeyenimiz yoktur.  Ömrü ilelebet değil ya kırılabilir elbet! Tabii kırılınca da tamir gerekir. İnsan kalbi ile cam arasında benzerlik vardır. Kalpte camda hassastır. İncitmeye gelmez! İkisi de kırılabilir. Kırılan cam tamir edilebilir, yerine yenisi takılır, benzeri bulanabilir. Ama insan kalbi bir kere kırıldı mı tamiri zordur… Neyse konumuza dönelim; teoriye konu olan camdan söz edeceğim. Bir örnek vererek başlayalım. Sokağın birinde cam kırılmasına hiç kimse ses çıkarmazsa ve cam hemen tamir edilmezse o bölge de otorite olmadığı düşünülebilir, sahipsiz sanılabilir diğer camlar da kırılabilir ve sokakta başka suçlarda meydana gelebilir. Çoğu zaman 'cam' deyip geçilir, ‘Kırılan cam olsun ne çıkar! “Cana gelmesin yeter ki!”… gibi sözler söylenir. Kimin aklına gelir ki camın teoriye konu olabileceği! ’Kırık Cam Teorisi’nin özü kısaca şöyledir;

“Kırık Camlar Teorisi”,  ilk olarak, James Q. Wilson ve George Kelling  adlı iki Amerikalı teorisyen tarafından 1982 yılının Mart ayında, yayınladıkları bir makalede ortaya atılmış ve bu teori ABD’li suç psikoloğu Philips Zimbardo’nun 1969’da yaptığı deneyden ilham alarak geliştirilmiştir. Zimbardo, suç oranının yüksek olduğu, yoksul Bronx ve daha yüksek yaşam standardına sahip Palo Alto bölgelerine birer 1959 model Oldsmobile bırakır. Araçların plakası yok, kaputları aralıktır. Ve olup bitenleri gizli kamerayla izler. Bronx’taki otomobilin üç gün içinde baştan aşağıya yağmalandığını görür. Diğerine ise, bir hafta boyunca hiç kimse dokunmamış. Ardından Zimbardo ile iki öğrencisi, sağlam kalan diğer otomobilin yanına giderek, çekiçle kelebek camını kırar. Daha ilk darbe indirilmişti ki, çevredeki insanlar (zengin beyazlar) da olaya dahil olur. Birkaç dakika sonra, o otomobil de kullanılmaz hale gelir. “Demek ki” diyordu Zimbardo, “ilk camın kırılmasına ya da çevreyi kirleten ilk duvar yazısına izin vermemek gerek. Aksi halde kötü gidişatı engelleyemeyiz.”

Kırılan İlk Cam İhmale gelmez!

Teoriye dayanarak, en küçük sorunları ve kural ihlallerini bile büyük bir titizlikle göz önüne alan New York’un ünlü Belediye Başkanı Guiliani, suç psikologlarının desteği ile oluşturduğu güvenlik ekibi ile birlikte, suç oranının sıfıra yakın bir seviyeye indirgemeyi hedeflemiştir. “Suçlarla mücadeleyi nasıl başardın?” sorusuna ünlü başkan Guiliani şu ilginç cevabı vermiştir:“Metruk bir bina düşünün. Binanın camlarından biri bile kırık olsa, o camı hemen tamir ettirmezseniz, çok kısa sürede, oradan geçen herkes bir taş atıp, binanın tüm camlarını kırar. Ben ilk cam kırıldığında hemen tamir ettirdim. Bir elektrik direğinin dibine, ya da bir binanın köşesine, birisi bir torba çöp bıraksın. O çöpü hemen oradan kaldırmazsanız, her geçen, çöpünü oraya bırakır ve çok kısa bir sürede dağlar gibi çöp birikir. Ben ilk konan çöp torbasını kaldırttım.”

Gerçeğin farkına varan  New York polisi, önce küçük suçların peşine düşmüş… Metroya bilet almadan binenleri, apartman girişlerini tuvalet olarak kullananları, kamu malına zarar verenleri, hatta içki şişelerini yola atanları bile yakalayıp haklarında işlem yapmış.

Görüldüğü gibi önemsemediğimiz küçük şeyler daha büyük sorunlara yol açabilir. Tamir edilmeyen kırık bir cam büyük suçlara neden olabiliyor. Başka bir örnek verecek olursak; alkolün dozu aşıldığı vakit kazalara sebebiyet verebilir ya da alkol bağımlılığına neden olabilir. Aile bütçemizi kontrol edemezsek borçlarımız giderek artar ve ödemekte güçlük çekeriz. İşimize gereken önemi göstermezsek bir gün işimizi kaybedebiliriz. Bir başka deyişle alanımızda kendimizi geliştirmediğimiz sürece vasat kalır ya da sadece vasatın biraz üzerine çıkabiliriz. Özetle; sorunlardan şikâyet etmek yerine kalıcı çözümler üretmek ve bu çözümleri hayata geçirmek gerekir. Kırık cam teorisi, hayatımıza yön verecek ve farkına varmamızı sağlayacak önemli bir kural. Bu teoriden yola çıkarak gerek bireyse, gerek iş yaşamımızda gerekse toplumsal meseleler konusunda olumsuzlukları gözden geçirir ve kalıcı çözümler üreterek uygulayabildiğimiz vakit daha iyi bir yaşama kavuşmamız mümkün. Çevremizdeki ‘Kırık camlar!’ konusunda daha duyarlı olmayı ihmal etmeyelim. Cam deyip geçmemek gerekir! Unutmayalım ki; tıpkı kırılan bir cam gibi ihmal edilen, ilk etapta küçük gibi görünen diğer meseleler görmezden gelindiğinde, çözüm yoluna gidilmediğinde daha da büyür ve içinden çıkılmaz bir hal alır...

"Bir tek kalbin kırılmasını önleyebilirsem,
Ya da küçük bir kuşu yuvasına koyabilirsem,
Bir yaşamdan acıyı alabilirsem, 
Ya da bir acıyı hafifletebilirsem,
Boşuna yaşamamış olacağım…"
 

Emily DICKINSON 

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.