Kişilerde diktatörlük olasılıklarını anlama yöntemi kuramım

14.10.2015 04:40:10
A+ A-

Psıkoloji(Psikoloji) biliminde ya da pısikolojide çünkü 'loji' zaten bilim demektir; görünüş ile kişilik arasında ilişki, bağ kurmak savı ya da kuramı zaten var olan birşey ki örneğin astenik tip, atletik tip gibi.

Herkesi ilgilendiren alan olarak ülke yönetimilerinde(yönetimlerinde) kişileri beyinsel, ruhsal, kişiliksel, düşünsel olarak anlayabilmek bir de kişiler hilede, yanıltmada, aldatmada, kandırmada, yalan söylemede, koyun postuna bürünen kurtlukta usta iseler bazan çok sayıda yıl geçmeden bile oldukça zordur; ve bireysel alanda insanların birbirleri hakkında daha ilk bakışta, çok zaman yitirmeden(geçirmeden) karar vermeleri de gerekebilir; bu durum suçluların yakalanması ve suç işleyeceklerin önceden saptanıp suçların önlenebilmesi açısından polis yani hukuk yani ülke güvenliği için de gerekli olabilir.

Bu konuda bir yöntem, sav, kuram geliştirdim, uzun araştırmalarım sonuçu(sonucu) ki bu yöntem hem diktatör olabilecek kişilerin önceden kuşku alanı içine sokulabilmesi hem suçluların çabuk yakalanması hem suçların önlenmesi hem de diktatör önder kişi olabilecek kişilerin önceden saptanabilmesine yarayabilir düşüncesindeyim.

Bu bağlamdan olarak bu tür kişiliğin üçaşağıbeşyukarı(üç aşağı beş yukarı) sav, kuram, olasılık olarak saptayabildiğim özellikleri şunlar:

1-      Çizgi dudak ya da çizgi dudaklığa yakın dudak ya da dudaksızlık,

2-      İlk bakışta tüm ilgiyi üstlerine çeken, odaklayan; hareketli, delici bakan, sert bakan, öne pek bakmayan, ilginç ya da tuhaf ya da olağandışı gözler,

3-      Sıpor(Spor) sevmek,

4-      Yanlara doğru olağandan geniş dudak ya da olağandan geniş ağız,

5-      Olağandan tuhaf dudak,

6-      Dar ya da küçük dudak,

7-      Olağandan farklı elmacık kemikleri,

8-      Gülmeyi pek ya da hiç sevmeyen çatık, asık, tehdit edici, sürekli dikkatli, sürekli çevreyi, kişileri inceleyici bir yüz

9-      Nefsi sevmek ya da nefs bağımlılığı ya da nefs zaafı ya da özel nefs zaafı,

10-   Kitap okumayı, kitapı sevmemek,

11-   Tartışmayı sevmemek,

12-   Özeleştiriyi sevmemek,

13-   Herşeyi ya da genelde herşeyi ya da çok şeyi ya da tuhaf şeyleri hakaret ve tehdit olarak algılama, yorumlama eğilimi

14-   Sürekli bakımlılık, iyi giyimlilik yani bakımlılık ve giyim yani iyi-güzel-hoş görünme, nesnel-nicel-tikel olarak ilgi çekme merakı ya da zaafı ya da takıntısı ya da saplantısı

15-   Güzel ya da etkileyici konuşma tutkusu, hevesi, zaafı, takıntısı ya da saplantısı.

Bu özellikler arasında birbiri ile çelişir gibi görülen özellikler var örneğin geniş dudak ve dar dudak ancak bunlar 'Ya o, ya bu' türündendir yani 'Öyle de olabilir, böyle de olabilir' demektir.

Bu özelliklerinin tümünün birden olması gerekmez yani bir diktatörde bu özelliklerin tümünün birden bulunması gerekmez ancak enaz biri bulunur.

Görüldüğü gibi bu özellikler üç ana temel çevresinde odaklanmaktadır: Gözler, dudaklar(ağız), elmacık kemikleri, yüz ruhu, sıpor zevki, mantık durumu, algı durumu, yorum durumu, nefs zaafı ve kitap durumu.

Gerçekte bu şeylerin diktatör bir kişilikte var olması olağandır çünkü diktatör kişilikte gözler herşeyi görmek ister, ağız herşeyi yemek ister, yüz korku salmak ister ve diktatör kişilik güçlü olmak ister.

Öte yandan; gerçekte diktatörlerin diktatörlükleri değil kişilikleri toplumları, insanlık için sorundur çünkü insanlarda her sert insana ya da işlerine gelmeyen insanlara diktatör demek alışkanlığı, huyu, eğilimi vardır. Bu da ayrı bir konudur.

Şu da bir gerçek ki diktatörlerin en tehlikelileri ya da en kötüleri ya da en zararlıları ya da en barbarları ya da en vahşileri kitap okumayı, kitapı sevmeyenlerdir ki bu tür diktatörler güzel sanatların her türünü bile sevebilirler ve öyle ki kitap bile yazabilirler ancak kitap okumayı, kitapı pek ya da hiç sevmezler yani kitap okuyan diktatör pek zararlı, pek tehlikeli, pek barbar olmama eğilimi gösterebilir ki okuduğu kitapların türüne de bakmak gerekir yani kitap okumayı seven, felsefel-edebi-bilimsel kitaplar okuyan, tartışmayı seven, eleştirilmeye açık, özeleştirili diktatörlerden pek zarar, kötülük gelmeyebilir ki genel olarak şunu söylemek olası: Yüz ne kadar sertleşirse kötü diktatörlük olasığı da o kadar yükselir.

Yani kötü-yanlış diktatör, doğru-iyi diktatör diye de ikiye ayrılmalıdır bence diktatörler yani diktatörlükler tıpkı ameliyat doktoru gibi ki ameliyat doktorları da ameliyatların yani ameliyat olmakta olan hasta bedenlerin, hasta organların diktatörleri gibidirler yani bir de amaça(amaca) ve işleve bakmak gerekir ki kötü-yanlış diktatörler-diktatörlükler dışavuran gerekçelerini daha çok nedenlerden; iyi-doğru diktatörler-diktatörler ise dışavuran gerekçelerini daha çok amaçlardan alırlar. En kötü, en yanlış diktatörler ise kötülükte, yanlışta, adaletsizlikte, vicdansızlıkta, haksızlıkta, zulümde, vahşette en sınır tanımayanlardır.

Yani diktatörlerle ille de ülkelerin tepelerinde değil sokaklarda, işkencehanelerde de karşılaşılabilinir.

Kuşkusuz ki bu koşullar altında insanlığın, dünyanın iyi-doğru diktatörlere, diktatörlüklere gereksinimi oluşmaktadır çünkü akılın, beyinin, insanların, toplumların %80'i bilerek ya da bilmeyerek kötüyü, yanlışı seçme eğilimindedir bence yani doğru, iyi bir eğitimli toplumda zaten diktatörlere, diktatörlüklere gerek olmaz, varsa da zaten kötü-yanlış diktatördür, diktatörlüktür bu durumda yani alime diktatör gerekmez.

Bu yazının bir amaçı ya da işlevi şudur ki böyle kişiler kendilerine biran önce çekidüzen verebilsinler.

Diktatör kişiliği taşıyan kişilerde ya da dktatör olacaklarda dışa vuran, belirgin, fışkıran, sert, ender, tuhaf, ilginç, olağandışı, ender görülen bir tuhaflık vardır büyük olasılıkla; öyle ki adları ya da soyadları ya da ikisi birden bile ilginç, tuhaf, ender olabilir yani diktatörlük çocuklara ailenin ya da soyun ya da ataların seçimi olarak katılmış olabilir de.

 

Necdet Gürçiftçi

Patentsiz, dinsiz, yerli üretim bir Türk/Türkiye bilgesi

İnternette yayınlandığı zaman: 14.19.15/04.30