Konserve kutusu ve alüminyum aşure kasesi ile kalemlik yapımı

14.08.2015 09:33:47
A+ A-

Bazı insanlarda, bazı halklarda, bazı toplumlarda, bazı kitlelerde üretime, teknolojiye, mala, nesneye ve hayata yalnızca nicel, fiyat olarak bakan 'Ucuz olanı üretme, git satın al' düşüncesi, yöntemi, ruhu, kültürü vardır. Onlar için örneğin çarşıda 1 Tl'ye satılan şeyi yapmak yerine gidip hazır almak en iyisidir, en doğrusudur.
 
Teknolojiye de böyle yaklaşanlar var ancak bu yaklaşım çok yanlıştır çünkü zamanla düşünsel ve bedensel tembelliğe, beceriksizliğe, unutkanlığa, tutarsızlığa, beceriksizliğe, başarısızlığa, çöküşe bile yol açabilir. Teknoloji yalnızca satın almak, sahip olmak, para ve teknolojinin gelişimi değildir; teknoloji üretilirken beyin de, kişilik de, ruh da, düşünme biçimi de üretilir ve gelişir örneğin bugün tıransistörü, diyotu üretemeyen yarın entegreyi(tümleşik devreyi) ve çipi de üretemez ve bunları üreten ülkelere, toplumlara, halklara bağımlı kalır yani teknolojiyi üretmek yerine kolayca, hazırdan satın almak sigaraya benzer: Zevk verdikçe zarar da verir.
 
Bu nedenle ben insanlık bugüne kadar ne üretmişse tümünün tek tek, yeni baştan üretilmesine ve bu yönteme dayalı eğitimden yanayım yani Amerika'yı ne kadar çok yeniden keşif(keşf) edersek o kadar çok yararını görürüz çünkü herşeyden önce, hiç değilse keşif etme özelliği kazanırız, yeni hiçbir keşif edemesek de yani düşünme hiçbir sağlamasa da düşünme özelliği sağlar.
 
Konserve kutusu. Ne yapılır? Çöpe atılır. Atmasak? Örneğin kalemlik yapsak? Böylece hem güzel, hoş, dayanıklı bir kalemlik sahibi olsak hem de yaratıcılık özelliğimiz varsa da körelmese?
 
Ne yapıyoruz? Kalemlik yapılabilecek ölçüde, uygunlukta bir teneke konserve kutusunun dıştaki kağıtını soyuyoruz; eğer paslı değil, hoş görünümlü ise tenekesini ve görünümünü kalemlik yapmak için kullanıyoruz ve görünüme daha da hoş bir görünüm katabilmek için alt bölümünü örneğin alüminyum bir aşure kasesi ile, buruşuk buruşuk sarıyoruz.
 
Parası önemli değil: Yaratıcılık önemli ve çevremize yaratıcılık düşüncesi, kültürü, alışkanlığı aşılamak, vermek, sunmak önemli. Bugün kalemlik üretenler yarın uzay gemisi de üretebilirler ancak bugün kalemlik bile üretmekten aciz olanlar yarın değil uzay gemisi, bir kutu ağrı kesici bile üretemezler. Saçma sapan, gülünç şeyler de olsa üretmeliyiz, yaratmalıyız, icat etmeliyiz; unutmayalım ki güzel, görkemli, gösterişli, değer biçilemez okyanuslar bile değersiz, basit, küçük yağmur damlasılarından(damlalarından) oluşur.
 
Bence; icat yapmayan ya da bir kuram(teori) geliştirmeyen öğrenciye üniversite diploması da, kız da, iş de verilmemeli. Üniversite bitirmişler bu işleri yapmayacaksa başka kim yapacak? Üniversitede niye okuyorlar ki? İşe girmek için mi? Ancak icat yapmazsan, kuram geliştirmezsen sana iş verenler gerçekte yabancılar olur; o yabancılar iyi, doğru, hayırlı, insanca insanlar olsalar yine de neyse. Bir Japon düşünün ki vatanına iki atom bombası atan, iki il(şehir) halkını yok eden Abd kendisine iş versin çırpınıyor? O atom bombasılarından(bombalarından) daha öldürücü olmaz mı bu? Ve düşün ki Kurtuluş savaşı'nda bu vatandaki çizmeler yalnızca bu vatan halkının masum, kansız, dost çizmesileri(çizmeleri) değildi. Üniversiteden ders alabilmen için önce geçmişinden ders alman gerekli. Üniversite yalnızca beyini doldurmak için değil ruhu doldurmak için de gereklidir; cebi doldurmak ise işin hela yanıdır.
 
Necdet Gürçiftçi
Patentsiz, dinsiz, yerli üretim bir Türk/Türkiye bilgesi
İnternette yayınlandığı zaman: 14.8.15/09.14