Köpek klonlama fabrikası

06.10.2015 02:06:10
A+ A-

Paranız varsa eğer, ne kadere ne de ölüme boyun egmek zorunda değilsiniz bu dünyada. Arabesk olsun diye söylemiyorum, tüm zamanların gerçeği bu. Güney Kore'deki Sooam Biotech adlı  köpek klonlama laboratuvarı buna iyi bir örnek.  

100.000 dolar karşılığında, hastalanan ya da ölen köpeğinizin bir kopyasını sipariş verebiliyorsunuz fabrikaya. Bunun için köpeğinizin bir parça derisini göndermeniz yetiyor.

Müşterilerinin genelde Amerikalı ve Japon zenginlerden oluştuğunu söyleyen ünlü bilim adamı Woo Suk Hwang, Avrupa Birliği'nin de birkaç gün önce köpek klonlanmasına onay vermesi sebebiyle, siparişlerin daha da artacağını söylüyor.

Bugüne kadar üçyüzü aşkın dört ayaklının klonlandığı laboratuvarda ilk iş orjinal köpeğin dna'sından embriyo üretmek ama söylendiği kadar kolay bir iş değilmiş bu. Yaşlı hücreleri gençleştirmek epey bir zaman alıyormuş ve her embriyo da fotüse dönüşmüyormuş.

İşlemin başarılı olması halinde embriyolar sağlıklı bir rahimde döllenmeye bırakıyorlar.Orjinal genleri korumak açısından taşıyıcı köpeğin tüm kalıtımsal özellikleri siliniyor. Klonlanan hayvan esas köpeğin genlerini taşımakla birlikte, kendine has özellikleri olan yeni bir canlı olarak dünyaya geliyor yani. Tek yumurta ikizlerinde olduğu gibi. Reinkarnasyondan farkı bunda birebir olmaması.

Pff..

Köpekle yavruları arasındaki fark ne demek istediğimi daha iyi anlatıyor. :-))

'Adamların bir ite verdikleri değere bakın, başka hayvan yok sanki', dedirtmek için vermedim tabi bu örneği. Keşke hepimizin böyle bir olanağı olsa da, doğumun da ölüm kadar doğal olduğu gerçeğini biraz olsun erteleyebilsek, acıların ve yoklukların hayatımıza anlam kattığını düşünerek kendimizi avutmasak ama nereye kadar tabi..

Hayatın adaletsizliğinden, ya da bilimin etik olması gerektiğinden çok, klonlama olayına yani genlerin, organizmaların ve hücrelerin belirli teknikler kullanılarak kopyalanmasına takılacağım bugün.

Bilim adamları bu konuda bize söylediklerinden çok daha ilerdeler bence ama 'Yaratmak bir tek Tanrı'ya mahsustur'tabusundan dolayı her yaptıklarını bizlerle paylaşmıyorlar sanki. Bugüne kadar bize inandırdıkları şeylerin koca bir yalandan ibaret olduğunu düşünmeyelim diye alıştıra, alıştıra gösteriyorlar. Yok kalp yapacağız, yok böbrek derken, baştan tırnağa tamamlayacaklar birgün.

Klonlomaya önce doğanın en akıllı yaratığı olduklarını sanan  insanlardan değil de, hayvanlardan başlamaları da bu yüzden sanırım. İnsanoğlunun öyle kolay yaratılacak bir yaratık olduğu sanılmasın, kendimizi iyice gereksiz hissetmeyelim diye.

Edinburgh üniversitesinde klonlanan 'ilk'hayvandan, Dolly adındaki koyundan, 1996 yılında haberimiz olmuştu biliyorsunuz. Ondan bu yana köpek, kedi, deve, kurt, at, keçi, meyve sineği, inek, boğa, eşek ve domuz klonlanmasına ragmen hiçbir bilim adamının gazaba  ugramaması, ağzının yüzünün eğrilmemiş olması hayrete şayan bir olay esasen ama onun da bir açıklaması vardır herhalde. Benimle uğraşmayın da, ne yaparsanız yapın, diyordur belki de yukardaki kimbilir.

Kesin biryerlerde klonlanmış birkaç insan vardır diyorum ben ama asıl sorun bizde. Klonlanmış bir insanı insan olarak kabul edecek miyiz bakalım. Hetero olmayan çiftlere, nikahsız bir ilişkiden doğan çocuklara, başka ırklara bile yamyamlarmış gibi bakarken, onları bizden birileri gibi görmemiz biraz zor.

Klonlanmış kediler.

İlk koyun Dolly'nin erken ölümünü klonlama işlemine bağlamışlardı ama asıl sorun başkaymış.  Cigerlerinden rahatsızlandığı için ölmüş hayvancağız ki, kuzularda çok sık rastlanılan bir ölüm şekliymiş bu. Erken yaşlanma da tespit edilmiş ama ondan klonlanan dört koyunda böyle bir sorun çıkmamış.

Talihsiz bir ilk yani.

Neyse; böyle giderse eğer devletlerin, fabrikaların, askeriyenin hatta ana ve babaların istenilen boy, güç zeka, renk, ırk, kilo ve yeteneklerde bebek, insan siparişi verecekleri günler yakındır. 

Bilimin sekülerleşmesinin tarihçesi çok eski değil. Aksi halde şimdi kendi hücrelerimizi yenileyecek durumda olurduk kesin  ama iş böyle giderse Yaradan'ın statüsü ne olacak, ben asıl onu merak ediyorum..  

Haber, http://www.volkskrant.nl/4154765

https://www.youtube.com/watch?v=89n_5qxXpGU

https://www.youtube.com/watch?v=cb4IDmQ_Vl0

https://www.youtube.com/watch?v=ZUAq9irTcAY

https://www.youtube.com/watch?v=HcWNt_V9xlA

 

 



YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.