Malthus, Nüfus, Türkler, 1071, 1871, Darwin, Marx, Vs

14.12.2015 20:12:05
A+ A-

Malthus, ‘’Nüfus Üzerine’de Osmanlı ve Türkler için, haldır haldır üreme durumu ortaya koyar.

Oysa:

1071’de Anadolu’ya Türkler geldiğindeki nüfus da 12 milyon gibi.

“Before the Turkic settlement, the local population of Anatolia had reached an estimated level of 12 to 14 million people during the late Roman Period.”

https://en.wikipedia.org/wiki/History_of_Anatolia

1871’de Anadolu’daki tüm nüfus hala 12 milyon. Bunu da, Gotha 1911 Almanac’taki verilerden geriye doğru çıkarsamalarla buluruz.

Ancak, tabii ki bunun böyle olması çok çok zor. Çünkü zaten, 19. Yüzyıldaki Osmanlı toprak kayıpları nedeniyle, Balkanlar’dan, Kafkasya’dan epeyi nüfus gelişi var Anadolu’ya.

Osmanlı 1299-1919 arasındaki 620 yılda, 295 savaş ve/ya iç savaş yaşamış. Keza, 40 küsur ülkeye Türk nüfus ihracı / zorunlu iskanı eylemiş.

Ancak, 650-850 arasında Abbasiler de Anadolu’yu boşaltmış veya nüfusunu azaltmış olabilir. Adana-Artvin arası çizgiyle, Anadolu’nun dörtte birini fethettiler çünkü. Dahası, MS 800’de Malatya civarında 2 vilayetlik ‘no man’s land’ var, eski Teksas gibi yani.

Aynı sürede (1071-1871), Dünya nüfusu ise 310 milyondan 980 milyona çıkmış. 3 katı olmuş yani. Anadolu’nun bundan muaf olması için, yeterince neden yok ortada.

Malthus’un ait olduğu Avrupa nüfusu tarihi ise şöyle:

“200–600 (Late Antiquity): population decline.

600–1000 (Early Middle Ages): stable at a low level, with intermittent growth.

1000–1250 (High Middle Ages): population boom and expansion.

1250–1348 (Late Middle Ages): stable or intermittently rising at a high level, with fall in 1315-17.

1348–1420 (Late Middle Ages): steep decline.

1420–1470 (Late Middle Ages): stable or intermittently falling to a low level.

1470–onward: slow expansion gaining momentum in the early 16th century.”

https://en.wikipedia.org/wiki/Medieval_demography

Decline: iniş, stable: sabit, growth: artış, expansion: artış, gaining momentum: ivmelenme.

Bu veriler, hem Malthus’u değilliyor, hem de klasik Orta Çağ kuramlarını.

Çok basit soru:

Nüfus neden düşer?

Yanıt:

En hızlı salgınla düşer, sonra kıtlıkla, en son da savaşla. Kentlerin dağılması da, tali nedenlerden biridir.

Günümüz için ise, Çin’in 1980-2015 tek çocuk politikası var. Fark: 400 milyon doğmamış çocuk. Hindistan ise, aynı dönemde 400 milyon fazla çocuk üretti.

İnsan türü, tarihinde ilk kez gönüllü olarak, 2100 gibi, 11 milyar gibi sabit nüfusu seçti şimdiden.

Bunun tek nedeni de kadının tarihe girmiş olması:

G-7 ülkelerindeki kadın nüfusun % 25’i yalnız yaşıyor ve çocuk yapmıyor artık.

Global salgın kapıda ve % 5’lik ve/ya 350 milyonluk bir kayıp bekleniyor. Yıllık ölüm oranı ise, yalnızca %o 6. Yani, tüm bu en olumsuz seçeneklerle, dünya nüfusu en erken 60 yılda falan, makul düzey olan 4 milyara düşer. Dünya gezegeni sürdürebilir insan türü besleme sayısını bu olarak gösterdi bize. 2010’dan beridir, tam bir global kıtlık kilitlenmesine doğru sürüyoruz o gezegeni. 2025 global kıtlık, 2050 global susuzluk öngörüldü şimdiden. Daha da önemlisi, insan türüne asıl tehdit, global ısınma değil, onun ardında yatan ve görmezden geldiğimiz yeni buzul çağından gelmekte. ABD, Kanada, AB, Rusya tama yakın buzlar altında: Bir düşünün bunu.

Bilim budur işte.

İstatistik de budur.

+

Dipnot:

Marx’ın nüfus sorunu üzerine makaleleri bir kitapta toplanmış. Marx, orada Darwin’in Malthus’u reddetitiğini söylüyor ama bildiğimiz kadarıyla, Darwin’in doğal seçilim ve hatta cinsel seçim kavramları tümüyle Malthus’çu.

Gerçekten Malthus’çu olmayan bilimci ise Verhulst. 1790 tarihli Malthus eserine, 1830’da matematiksel karşı kanıt sunuyor. Nüfus artışının kendi kendini nasıl denetlediğinin modelini çiziyor ve ilk kaos matematikçisi oluyor böylelikle de. Denklemin adı hala Verhulst Denklemi. Malthus’ta ise, denklem falan yok. Zaten, insan nüfusunun öyle habire artmadığına ilişkin o zaman da bilgiler mevcut, veba salgınını Malthus da biliyor ama bilmezden geliyor, sahte-bilimi yeğliyor.

https://en.wikipedia.org/wiki/Paleodemography

Artı paradigmatik hıyarlıklar say say bitmez:

http://www.jstor.org/stable/2708609?seq=1#page_scan_tab_contents

Efenim meali şu:

Darwin, yalnızca bilimsel verilerini Malthus’tan almış, yani istatistikleri.

Yani o nedenle, ne Marx, ne Malthus, ne de Darwin bilimsel falan değildi.

Çok basit:

Evrimsel sağ kalma (yani doğal seçilim veya en güçlünün sağ kalması değil) değil, evrimsel (özellikle toplu) yok oluş, evrime katkıda bulunmuş.

Marx, Verhulst’un adını anmadan öldü bilimsel materyalist bilimsel materyalist.

Marx, 1850 tarihli ilk anarşist manifestoya da yantı yazmadan öldü, parti faşisti parti faşisti, enternasyonel faşisti enternasyonel faşisti, aşağılık bir davranışla, kendinin Engels’e yaptıklarını yok sayarak, Bakunin’e Neçayef üzerinden vurdu ve enternasyonelden attırdı.

E, boşuna dememişler, Hitler’in dediği gibi:

İnsanlar en çok yalan söyleyenin peşine takılırlar, doğru söyleyenin değil.

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.