Özgecan Aslan'ın gerçek katili kim kuramım

20.02.2015 16:33:51
A+ A-

Cehalet, nefs, zulüm, bilimsel olmamaki felsefe bilmemek, kitap okumamak hep sığ düşünür bu yüzden de neden ve çözüm olarak yanlış ve kolay şeyleri seçer.
 
Biliyorsunuz özellikle son on yıldır televizyon da, sinema da dizilerden, filımlere(filmlere); tanıtımlardan(reklamlardan), haberlere kadar fiziksel şiddetden(şiddetten), duygusal şiddete kadar uzanan bir yoz kültür ile doldu. Bu bir rastlantı mı yoksa bilimsel bir deneyin sonuçlarının kötü amaçlı kullanılması mı? Ben bu kadar rastlantı çok diyorum ve ikinci seçeneği seçiyorum. Ayrıca bu süreçde(süreçte) yani son en yılda Gdo adlı şeyin gündeme oturmasını da rastlantı olarak ve o deneyin kötü amaçlı kullanılması içinde kullanılmakta olduğunu düşünüyorum.
 
Abd'de 'Davranış genleri bilimi' alanında yapılan bazı deneylerde, bazı insanlarda 'Savaşçı geni' denilen bir gen saptanmış. Bu gen, bulunduğu insanı, uygun koşullarda saldırganlığa ve cinayete bile itiyormuş yani genel adı ile pısikopatlığa(psikopatlığa) yani bir adı da 'Psikopatlık geni'. Ben kuramsal olarak düşündüğüm, kuramsal olarak saptadığım böyle bir gene, 7 kasım 2013 tarihinde Milliyet blog'da da yayınlanmış olan 'Kanserin, obezliğin, ahlaksızlığın, Alzheimer'ın nedeni Mia geni kuramım' adlı yazımda 'Mia geni' demişdim(demiştim). Abd ise bu gene 'Maoa geni demiş ki böyle bir araştırmadan, deneyden gerçekten daha dün akşama kadar, e2 adlı televizyon kanalında bu konuda bir belgeseli rastlantı sonucu izleyinceye kadar haberim yokdu(yoktu) yani bu oldukça ilginç bir rastlantı ve benzerlik yani 'Mia geni' ve 'Maoa geni'. Demin internetde bakdım(baktım); kimisi bu gene 'Mafya geni' demiş ve bu geni Abd 2010 yılında bulmuş; bense hiçbir laboratuar, deney olanağım olmadan yalnızca düşünmekle. Ancak o yazımı 2013 yılında yazmış olmama karşın Mia geni kuramımı çok daha önceleri geliştirdim ki bu kuramı yazdığım kağıtların ve o kağıtlardaki mürekkeplerin incelenmesi bu gerçeği açığa çıkarır. Aslında bu gene Mia değil de başka birşey diyorum ancak yanlış anlaşılacağı için öyle demeyip Mia geni dedim. Yani benim kuramladığım Mia geni yalnızca cinayetin değil dünyadaki insanlı her kötü şeyin, insandaki her kötü şeyin de nedeni yani gerçekte bu konuda abd'den çok önde olduğum bile söylenebilir. Ancak Abd benden bir konuda hep önde ve bensiz: Bilimsel sonuçları kötü, yanlış, çirkin, insanlıkdışı, bilimdışı amaçlar için kullanmak konusunda.
 
Bu genin kişiyi şiddete, saldırganlığa, cinayete itmesi için üç şey gerekliymiş: 1- Çocukluğunun kötü geçmiş olması ya da çocukluğunda kötü birşey yaşamış olması, 2- Ortamın, koşulun bu geni etkileştirecek durumda olması, 3- Kişinin kendini ahla, vicdan, merhamet, uygarlık, bilimsellik gibi değerlerle eğitmemiş yani cahil, bilinçsiz, mantıksız, bencil, sorumsuz, nefs kölesi olması.
 
Düşünüldüğünde bu genin, bu geni taşıyan kişilerin kendi istekleri dışında, yapay olarak, uzaktan kumandali bir araç, cihaz gibi uzaktan, istençleri(iradeleri) dışında etkinleştirilebileceği; genelde saldırganlığa, şiddete, özelde de cinayete, katliama yönlendirilebileceği de anlaşılır. Bu da gıladyatör(gladyatör), seri katil, cinayet, mafya, savaş, kurt insan, süper kahraman, barbar, akıldışı, ahlakdışı, gövde gösterisi gibi şeylere dayalı televizyon dizisi, televizyon yarışması, filım(film, filim), festival, cinsel televizyondan tahrikçi-cinsel sunumcu moda, defile yayınıları(yayınları), gösterileri; vahşi belgeseller; vahşi-barbar bilgisayar oyunuları(oyunları); bokıs(boks, box), kickbox, futbol gibi şiddet içeren sıpor(spor) gösterileri, yayınları; televizyon haberilerinde(haberlerinde) hergün, sürekli, yoğun, ısrarlı biçimde cinayet, vahşet, intihar, hırsızlık, gasp, yangın, terör, katliam, kaza, suç haberileri(haberleri) vermek; barbar, ahlakdışı, edebdışı, akıldışı sözde sanatçıların sinema ve müzik sanatılarına(sanatlarına) egemen, örnek yapılması gibi şeylerle yapılabilir örneğin. Bu açıdan bakıldığında özellikle son on yıldır televizyonları, sinemaları, medya haberlerini dolduran şiddetin, barbarlığın, ahlakdışılığın, uygarlıkdışılığın, insanlıkdışılığın bir rastlantı olmayabileceği kuşkusunu oluşturur ki buna bir de hep dediğim gibi, son on yılda hayatımıza(yaşamımıza, ömürümüze(ömrümüze) bir rastlantıymış, bir bilimsellik gibi giren Gdo denilen şeyi de eklemek gerekebilir.
 
Savaşçı geni'ni Abd mi kullanıyor? Olabilir, büyük bir olasılıktır ve en büyük olasılık bu bence ya da Abd derin devletince ya da Abd'deki derin bir örgütçe kullanılıyor olabilir çünkü genel kural şu ki Abd savaş için kullanmayacağı, Abd çıkarıları(çıkarları) için kullanmayacağı hiçbir bilimsel araştırmayı yapmaz ve her bilimsel araştırmayı bu amaçlar için kullanmaya çalışır. Peki neden? Savaşçı geni olan kişiler toplumlardan ayıklanmak mı isteniyor yoksa barbar, vahşi bir dünya mı yaratılmak isteniyor? Bence ikincisi çünkü sanıyorum ki Abd 3. bir dünya savaşı yaratmak ya da en azından Abd dışını yaşanabilir olmaktan çıkarmak, Abd dışını bir diktatörlük, savaş, terör bölgesi durumuna getirmek istiyor olabilir ki bunun da iki nedeni olabilir: 1- Dünyada nüfusun çok artmış olması, 2- Dünyanın zeki(anlaklı), akıllı, yaratıcı insanlarını Abd'de toplamak. Biliyorsunuz Abd 'Toplum mühendisiliği' denilen mühendisliği de insanlığı, insanı, insanları, dünyayı Abd'nin çıkarları, amaçları için düzenlemekte, oluşturmakta kullanıyor; davranış genileri(genleri) bilimini de, ruhbilimini(psikolojiyi) de bu amaçları için kullanmadığını, kullanmayacağını sanmak, düşünmek oldukça büyük bir saflık olsa gerek ki bilenler bilirler Cia bundan on yıl kadar önce Vamık adlı bir psikologu(psikoloğu) evinden alıp Abd'ye, Cia için çalışmaya götürmüşdü(götürmüştü); Cia'nın ve dolayısıyla Abd'nin bilimsel olduğunu, bilim sevgisi, bilim aşkı yüzünden bilimle ilgilendiğini sanmak, düşünmek de bence oldukça büyük bir saflık olur.
 
Bence Abd'de yapılmış bu bilimsel araştırmanın sonuçları Abd'ce ya da Abd'deki derin bir örgütçe kötü amaç için kullanılıyor ki dünyaya demokrasinin, barışın, uygarlığın simgesi ve doruğu olarak gösterilen Abd'den dünyaya son zamanlarda, özellikle son on yılda yoğun bir barbar, ahlakdışı, edebdışı, polisiye, seri katil türü televizyon dizisi, televizyon tanıtımı, filımler, televizyon yarışması, müziği, modası akını olması bir rastlantı değil bilinçli bir tuzağın parçaları ki Gdo da bu amaç için kullanılıyor. Barbar, olumsuz, kötü ortamlar hazırlanıp savaşçı geni denilen genin, çocuklukları kötü geçmiş kişilerde açığa çıkması ve onların cinayet işlemeleri sağlanıyor yani uzaktan kumandalı ve gen kumandalı cinayet ve cahil, bilinçsiz kişiler ve kitleler, halklar, toplumlar da olayların arkalarındaki gerçekleri görmek, anlamak, öğrenmek yerine suçlulara saldırıyorlar. Dikkat edin ki bu tür cinayetleri işleyenlerin cinayet sonrası ilk açıklamaları; kendilerinin bile o cinayetleri işlediklerine inanamamaları, şok içinde olduklarını söylemeleri ve intihara yönelmeleridir. Özgecan Aslan'ın katili de evli ve kız çocuğu babası biridir. Kars'da(Kars'ta) bir çocuğa tecavüz edip öldüren ve daha sonra intihar etmek isteyen kişi de askerde tecavüze uğradığını açıklamış biridir.
 
Üniversite bitirmiş de olsa, akademisyen de olsa insan kendini ayrıca eğitmemiş ise ve çocukluğu da kötü geçmişse, çocukluğunda kötü bir olay yaşamışsa bu gen onu da elegeçirebiliyor(ele geçirebiliyor) ve uygun ortamda cinayete yönlendirebiliyor. Süper kahramanların etkisinde kalan çocuklar kendilerini pencerelerden, balkonlardan atabilirler yani bu gen uygun koşulda yalnızca cinayete yni başkalarını öldürmeye değil kendini öldürmeye de yönlendrebilir.
 
Yani bence; bilimsel bir deneyin sonuçları küresel alanda sınanıyor ya da uygulanıyor. Bu genin açığa çıkması yalnızca çocukluğa ve ortama bağlı yani yoksulluk(fakirlik), varsıllık(zenginlik) gibi durumlar önemli değil ki Münevver Karabulut'un katili çok zengin bir patrondu(kapitalitsdi, kapitalistti), Özgecan Savaş'ın katili de 900 Tl aylıkla çalışan bir emekçi.
 
Çözüm idam cezası falan değil zaten bu deneyi dünyaya uygulayanların amaçlarından biri de bu bence yani dünyayı iyice barbarlaştırmak, vahşileştirmek, insanlıktan çıkarmak, mantıksız yapmak, vicdansız yapmak. Çözüm öncelikle televizyondaki barbar, vahşi, ilkel yayınları, yarışmaları, dizileri, filımleri, tanıtımları(reklamları), haberleri, belgeselleri yasaklamak.
 
Şu da bir gerçek ki demek ki bu genin etkinleşmesi için gerekli koşul olan kötü birşeyin çocuklukta yaşanmış olması zorunlu değil; o kötü şey gençlikte de yaşanmış olabilir, Kars örneğinde olduğu gibi. Bu gen o kadar önemli, ciddi ki Abd'de bir davada, bir katil bu geni taşımakta olduğu için idam yerine müebbet hapis almış.
 
Prof Canan Karatay telefonla dolandırılınca, paraları çöpe attırılınca ne demişdi(demişti)? 'Sanki hipnoz edilmiş gibiydim, ne yapmakta olduğumu bilmiyordum' demişdi. Kars'daki tecavüzlü cinayet sonrası da, Özgecan Aslan'ın katili de buna benzer şeyler söylemişlerdi. Anlaşılan ki bu gen yalnızca cinayete, katliama, teröre değil beyinin dolandırılacak kadar aptallaşmasına, hipnoza girmesine, istençinin(istencinin, iradesinin) kalkmasına, yok olmasına da yol açıyor. Ülkemizde; televizyonda, hemen hemen her hafta, dolandırıcılık konusunda haberlerin ve uyarıların olmasına karşın dolandırıcılığın sürmesinin önemli nedeni de bu gendir bence. Öğrencilerin sınav başarılarının düşmesinde de bu gen ve bu genin yukarıda saydığım araçlarla etkinleştirilmesi, etkinleşmesi etkin olabilir.
 
Yani hiç 'İdam geri gelsin, tek yok idam, bunlar kötü insanlar, kötüler yaşamamalı' diye boşuna bağırıp durmayın; katillik sırası kimde diye ve bu işin asıl sorumlusu Abd'ye tepki göstermeyi düşünseniz daha iyi edersiniz bence. Bilin ki Abd perdearkasından(perde arkasından), kapalıkapılar(kapalı kapılar) ardından 'Tavşan kaç, tilki tut' oynuyor insanlıkla, insanlarla, ülkelerle, dünya ile. Boşuboşuna birbiriniziyemeyin(birbirinizi yemeyin). Prof annesini kesip öldüren, hukuk fakültesi öğrencisi bayanı ve bir üniversitemizde üstelik de evli bir sekreter aşkı yüzünden bir akademisyeni öldüren akademisyeni de düşünün.
 
Bence o genin Abd'ce bulunduğu 2010'dan bu yana cinayetlerin gerçek katilileri(katilleri) o geni kötü amaçla kullananlar, o geni kullananlara bilip ya da bilmeden yardımcı olanlardır; o genin etkinleşmesi için gerekli kötü, yanlış, olumsuz koşulları toplumlara, insanlara sunanlardır, getirenlerdir, verenlerdir. Kadın cinayeti denilen cinayetler de, aile içi şiddet denilen şiddet de, sürekli artan gasp, hırsızlık, uyuşturucu gibi şeyler de bu bağlamda düşünülmeli ve çözümler de bu abğlamda aranmalı bence. Dünyadaki en kolay şeylerden biri de suçlamak ve öldürmektir ki idam da bunlardan biridir. İdam cezasını isteyenler, savunanlar bilipbilmeden(bilip bilmeden) konuşmasınlar ve büyük bir tuzağın parçası, piyonu olmasınlar yani cinayetlere gizli, dolaylı, uzak ortaklar olmasınlar. Felsefeye sırtdönerseniz(sırt dönerseniz) hiçbirşeyi doğru anlayamazsınız ve piyon gibi de kulllanırlar. Birileri bu geni barbar bir dünya yaratmak için kullanıyor, birileri de şeriat getirmek için; anlamadığınız gerçek bu; o yüzden ki demokrasi ve bilimsel demokrasi zorunlu.
 
Yani bu geni kim bulmuşsa ve dünyaya barbar, cani, canavar, şiddet egemen, akıldışı, insanlıkdışı, ahlakdışı, ilkel yayınları, sunumları kim pompalıyorsa, düdüklüyorsa, perçinliyorsa cinayetlerin gerçek katili de odur yani insanları kobay, denek ve piyon olarak kullanmaktadır kötü, çirkin amaçları için.
 
Şu bir gerçek ki Abd bilimsel araştırmaları insanlığın, bilimin karakaşıkaragözü(kara kaşı, kara gözü) için yapmamaktadır, Abd milyonlarca, milyarlarca Dolar'ı(doları) sevgi için harcamaz, Abd bilim için, insanlık için ya da boşuna bilimsel araştırma yapmaz; Abd bilimsel araştırmaları, bilimsel sonuçları kendi çıkarıları(çıkarları) yani kendi kötü amaçları için kullanmaktadır yoksa bilimsel araştırmalara izin vermemektedir bence. Öyle hiç boşuboşuna(boşu boşuna) birbirinizi suçlamayın. Çünkü bu tuzakta; Abd çıkarıları(çıkarları) dışında herkes bir piyon, denek, kobay. 2010'dan önce bu gen bilinçsizde işliyordu, çalışıyordu şimdi ise Abd çıkarıları için bilinçlice, kasden(kasten) bence.
 
Yani Özgecan Aslan'ın gerçek katili o gen ve o geni kötü amaçları için kullananlar ve bu kullanıma bilip ya da bilmeden yardımcı, destek olanlardır yani bilinen katil bu tuzakda(tuzakta), bu oyunda, bu tezgahda(tezgahta) yalnızca bir piyon, denek, kobaydır.
 
Akp iktidarı hem emlak işleri, para işleri, ticaret işleri, ekonomi işleri; laiklik düşmanlığı, Atatürk düşmanılığı(düşmanlığı), demokrasi düşmanılığı, yandaşları savunmak-korumak-desteklemek; padişahlık işleri, diktalık işleri ile uğraşacağına biraz da bilim ile, bu konular ile uğraşsın yoksa atıalanÜsküdar'ıçoktangeçmişolacak(atı alan Üsküdar'ı çoktan geçmiş olacak) ve Türkiye işin yalnızca polisiye ve yargı yönüne tutsak edilmiş olacak yani işin bilimsel, felsefel yönünden koparılmış, uzaklaştırılmış, yalıtılmış, soyutlanmış olacak.
 
Benden söylemesi, benden uyarması. Bilgelik de, felsefe de yabancı düşünürlerin(filozofların) sözlerini papağan gibi yinelemek(tekrarlamak); yabancı düşünürlere dalkavukluk, yalakalık, acentelik, mağzalık, dükkanlık yapmak değildir, çalışacaksın, üreteceksin, yaratacaksın, koruyacaksın. Felsefenin de, bilimin de, bu ülkenin de papağanlara değil gerçek düşünürlere, gerçek alimlere, gerçek bilgelere, gerçek felsefeye, gerçek bilime, gerçek akademisyene, gerçek öğretmene, gerçek öğrenciye, gerçek Atatürkçüye, gerçek demokrata, gerçek dinsize, gerçek dinliye, gerçek komüniste, gerçek milliyetçiye, gerçek sanatçıya, gerçek yazara, gerçek şaire, gerçek aydına gereksinimi var. Lagaluga ile, boş sözlerle, geyiklerle, yoz hayatlarla, 'İzindeyiz!, izindeyiz!, İşçi!, emekçi!, demokrasi!' diye bağırıpdurmakla(bağırıp durmakla) olmuyor bu işler; bir de sizin izlerinizi görelim bakalım.
 
Necdet Gürçiftçi
Patentsiz, dinsiz, yerli üretim bir Türk/Türkiye bilgesi
İnternetde yayınlandığı zaman: 17.2.15/08.42