Primatlar

10.08.2014 12:29:21
A+ A-

47 milyon yıl önce dünyayı sık tropik yağmur ormanları kaplamıştı. Küçük primatların evi bu ormanlardı. Hepimizin atası bu ormanların içinde bir yerdedir.  Bilim insanları neredeyse tarih öncesi geçmişimize ait bağlantıların peşinde. Bütün araştırmalar Doğu Afrika'da yoğunlaşmıştı. İnsanlığın beşiğinde. İnsan ve insansı maymunlar arasındaki halka 1970'lerde burada bulundu. Bu buluş dik yürümeye 3.2 milyon yıl evvel başladığımıza dair kesin bir kanıt sundu. İnsanın atalarından biri, bir dişi - Lucy. 1984'te ise bir oğlan çocuğunun kalıntıları keşfedildi. Tüylerinden çoktan kurtulmuş olan insanların 1.5 milyon yıl önce savanlarda attığı ilk adımların kanıtı. Bilim insanları dünyanın, insanı, maymunları ve diğer primatları ilk memelilere bağlayacak daha eski bir fosil armağan etmesini uzun süredir bekliyordu. Bu belki de o fosildi. Bu fosil o kadar yaşlı ki, geçmişimize hiç olmadığı kadar parlak bir ışık tutabilir. Bu fosil o kadar ayrıntılı ki, gezegen üzerindeki her bireyin kökeninin bilim tarafından ortaya çıkarılmasına katkıda bulunabilir. Bu fosil son derece eksiksiz. Her şey yerli yerinde. Primat fosilleri tarihinde görülmemiş bir şey bu. Bu kadar eksiksiz bir şeyi ancak bir insanın cenazesinde görmek mümkün. Bu gerçekten de bugüne kadar bulunmuş en eksiksiz primat fosili.
 
Oslo Üniversitesi'nin dünyaca ünlü fosil uzmanı Dr Jørn Hurum  ömrünü önemli fosilleri bulmak için toprağı kazmakla geçirdi. Ancak bütün bu örneklerin en muhteşemi Hurum'u şaşkına çevirecek ve hayatını değiştirecekti.
ALMANYA HAMBURG Tarih: Aralık 2006. Yer: Her yıl düzenlenen Hamburg Fosil Fuarı.
 
 Burada stantlar insanların dikkatini çekmeyi bekleyen nadide fosil ve mineral örnekleriyle dolu. Ancak Jørn'un dişe dokunur bir şeyler bulacağına pek ümidi yoktu. En iyi örnekler asla fuarlarda görücüye çıkmaz. Bunlar genellikle tabiri caizse "tezgâh altında" tutulur. Bu yüzden gerçekten, gerçekten iyi parçaları size gösterecek satıcıları tanımanız gerekir.
 
Satıcı Thomas Perner olağanüstü bir keşif vadediyordu. Satıcı Hamburg'taki o mineral fuarında bana bir şeyler göstermek istediğini söyleyerek gün ortasında bir şeyler içmeyi teklif edince bunun özel bir şey olduğunu anladım. Bana bazı fotoğraflar gösterdi. Tek kelimeyle şok olmuştum. Sonraki birkaç gün gözüme uyku girmedi. Çünkü gördüğüm şeyin ne olduğunu biliyordum. Hayatımda görüp göreceğim en güzel fosildi bu. Jørn fosille ilk karşılaşmasını kameraya almıştı. Bu dünyadaki en iyi ve en ender fosil. Çok güzel. Çok güzel. Eksiksiz iki kol ve bir ayak. Evet. Evet! Jørn 47 milyon yıllık bir hazineyle karşı karşıya olduğunu düşünüyordu. Küçük bir yaratığın mükemmel korunmuş beklentilerin çok üzerinde bir tamlıktaki iskeleti. Ancak sevinci çok uzun sürmeyebilir. Uluslar arası fosil ticareti acımasız bir piyasa. Bu fosili bilim dünyasına kazandırmak istiyorsa hızlı davranmak zorunda. Değerli fosiller için büyük bir karaborsa mevcut. Sanat eseri toplar gibi fosil toplayan bir sürü özel koleksiyoncu var. Bu yüzden birçok önemli örnek zengin bir adamın bodrumundaki bir dolapta kilitli olabilir. Bu örneğin üzerinde kamuya açık bir müzede çalışılmalı. İstenen fiyat 1 milyonun üzerinde. Jørn bunun gerçek bir fosil olduğundan emin olmak zorunda. Bu yüzden fosili bilimsel olarak da inceledi. Bir kemiğin dış yüzeyini gerçekten eskiymiş gibi gösterebilirsiniz ama içini kesinlikle taklit edemezsiniz. Bu imkânsızdır. X ışınlarını kullanarak kemiğin içini görebilirsiniz. Kemik iliğini dahi görebilirsiniz. Bunun % 100 gerçek bir fosil olduğunu biliyoruz. Bundan hiç şüphemiz yok. X ışınları bunun gerçek bir fosil olduğunu kanıtladı. Gerekli para temin edildi ve Jørn fosili paketleyerek eve gönderdi.
 
 
 NORVEÇ OSLO Jørn, yeni hazinesini Norveç'in başkenti Oslo'da bulunan müze-laboratuvarında nihayet adamakıllı incelemeye başlıyor. Bu o kadar eksiksiz bir fosil ki, 47 milyon yıllık bir şeyin bu kadar eksiksiz olduğunu rüyalarınızda bile göremezsiniz. Genelde sadece diş, kırık çene parçaları küçük ayak kemikleri ya da parmak ve benzeri şeyler bulunur. Bu kadar eski hayvanlara ait birkaç küçük kemik sadece. Şaşırtıcı bir şekilde bu fosil sadece kemikten ibaret değil. Korunma seviyesi olağanüstü. İşte şurada kürk üzerinde çoğalmış bakterilerin izi duruyor. Böylece kürkünün boyutlarını görebiliyoruz. Kas ya da buna benzer şeyleri göremiyoruz. Ama vücudun dış hatlarını görebiliyoruz. Ki bu iskeletten daha fazlası demektir. Kürkün hayvanı sarışını ve kalınlığını görebilirsiniz. Bu nadide fosil o kadar ayrıntılı ki,  ilk bakışta bile Jørn'a önemli bazı bilgiler veriyordu. İlk fark ettiğim şey büyük ayak parmağının ayağın kalan kısmıyla yaptığı 90 derecelik açı oldu. Ve hem el, hem de ayak parmaklarına dikkatle bakarsanız parmak uçlarında pençe değil, tırnak olduğunu görebilirsiniz. Sadece ayağına bakarak bunun bir primat olduğunu söyleyebilirsiniz. Bu benim için gerçekten uyarıcı oldu. İnsansılar, maymunlar ve biz hepimiz aynı memeli grubuna aitiz.
 
Primatlar. Ve hepimizin paylaştığı ortak özellik dört parmağımızın ve bunlara dik bir başparmağımızın olmasıdır. Bu özelliği 47 milyon yıllık bu fosille de paylaşıyoruz. Aramızda bir bağlantı olabilir mi acaba? Eline baktığınızda doğal olarak beş parmağı, parmaklarda da tırnakları olduğunu görebilirsiniz. Ayrıca başparmağı tıpkı bizdeki gibi dik. Bu sayede nesneleri kavrayabiliyor, tıpkı şimdi bizim yaptığımız gibi tutabiliyor. Bu özellik 47 milyon yıldır var demek ki. Nesneleri kavrayan gerçek bir el. Fosili gerektiği gibi analiz etmek için Jørn sırrını paylaşmak zorunda. Her biri alanında lider uzmanlardan oluşan küçük bir ekip kuruyor. Bu fosilin çok önemli olduğunu görür görmez anlamıştım. Bu nedenle ilk tanımlamayı hakkıyla yapabilmek için bir rüya takımı kurmak amacıyla bazı bilim insanlarına davet göndermeye başladım. Bunu tek başıma yapamazdım. Ben primat uzmanı değilim. Ama dünyada bu işi yapabilecek bazı iyi insanlar var. En iyilerini bana katılmaları için davet ettim. Hepsi kabul etti.
 
 Dr Holly Smith bir diş antropoloğu. Fosilin dişlerini inceleyip yaşını ve yemek alışkanlıklarını belirleyerek bu sonuçları diğer primatlarla kıyaslayabilecek. Bu fosil önmaymunların, insansı maymunların ve insana kadar uzanan çizgideki canlıların atası olabilirdi. Ekibe katılan başka bir üye de uzun zamandır böyle bir fırsatı bekleyen ünlü fosil uzmanı Dr Jens Franzen. Bu bugüne kadar bulunmuş açık ara en eksiksiz primat fosili. Elimizde iskeletin yanı sıra yumuşak vücut dokusunun konturu ve bağırsak içeriği var. İnsan daha ne isteyebilir ki?
 

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.