Radyo televizyon icadım

16.03.2016 05:26:15
A+ A-

Kuşkusuz ki bu icat Jules Verne'in Aya yolculuk'u gibi kuramsal bir icattır ancak olmayacak birşey de değildir.
 
Radyo televizyon diyorsam radyolu televizyon ya da radyo biçimli televizyon demiyorum.
 
Radyonun temel bir özelliği de elde, odadan odaya, oradan buraya gezebilmesidir yani her gittiği yerde çalışmasıdır.
 
Ancak televizyon için böyle bir durum yoktur yani bir televizyonu elinize alıp oda oda gezdiremezsiniz çünkü buna anten kablosu buna engeldir oysa radyoda anten kendindedir.
 
Benim kuramsal radyo televizyonum şöyledir: Anten kablosu yoktur ve bu nedenle oda oda gezdirilebilir ve bu nedenle de hafif, taşınabilir bir ekrana sahiptir ki bir resim çerçevesi gibi de olabilir, bir kağıt gibi katlanabilir pılastik(platik) türü gibi birşey yani; yani bu televizyonda iki teknolojiye de zorunluluk vardır: 1- Kablosuz anten, 2- Bir mukavva ya da kağıt kadar ince ve hafif, katlanabilir, yumuşak, pılastik gibi, türlü boyutlarda, dokunmatik ve uzaktan kumandalı çalışan bir ekran. Kuşkusuz ki böyle bir ekranda ana sorun henüz baskılı türleri icat edilmemiş, mekanik kalmış tırafo(trafo), bobin gibi parçalarda olacaktır.
 
Bu öyle bir ekran ki ister yatağına al izle, ister yumuşak bir yere fırlat; ister eline al izle, ister duvara as izle, ister bir yere yasla izle. Bu durumda; 220 volt yerine yani elektırik(elektrik) kablosu yerine incecik, özel, bir telefon bataryası gibi batarya ile de çalışabilir olabilir.
 
Bir zamanlar da 'Aya gidilemez' de deniyordu.
 
 
Necdet Gürçiftçi
Patentsiz, dinsiz, yerli üretim bir Türk/Türkiye bilgesi
İnternette yayınlandığı zaman: 16.3.16/05.04