Rocco kutusundan güneş gözlüğü ve uyku gözlüğü icadım

13.11.2015 15:55:17
A+ A-

Rocco televizyon tanıtımında(reklamında) bay genç sevgisiline bir havuz başında Rocco kutusunun kapağını açıp bir yelkenli yapıyordu.
 
Ben de o kutularla birşey yapabilir miyim diye düşündüm ve hem güneş gözlüğü hem de uyku gözlüğü olarak kullanılabilecek hem de çocuklara oyunca olabilecek bir gözlük icat etdim(ettim)
 
Bunun için iki tane Rocco kutusu gerekli, olağan ki boş olarak. Sonra kutuların kapak bölümleri kutuların içlerine parmak sokulup kolayca çıkarılabilir yani çıkarmak için bıçak gibi birşeye hiç gerek yok; tık tık, kendiliğinden çıkıyor.
 
Sonra iki kapak kapakların açık kısımları aşağı gelecek biçimde birbirlerine birşeyle bağlanıyor ki esneyen birşey olsa daha iyi olur; sonra kapaklar diğer uçlarından, başın arkasından geçecek biçimde yine esnek birşeyle birbirlerine bağlanıyor. Ve ortaya kapağı açılıp kapanabilen bir gözlük çıkıyor. Güneş gözlüğü olarak kullanılacaksa kapakların yarıya kadar kaldırılması; uyku gözlüğü olarak kullanılacaksa da tam olarak kapatılmaları yeterli.
 
İster tak, ister oyna.
 
Öyle demeyin: tuhaf tuhaf güneş gözlükleri var; bir tuhaf da bu oluversin, ne olur yani?
 
Bu tür kutulu şeyler üreten şirketler de bu icattan yararlanmak ya da reklamlarında kullanmak isterlerse benden yazılı izin almak zorundadırlar, bunu da belirteyim; olağan ki biraz masrafı olacaktır; yazı Arial10 ve imla hatasız(yanlışsız) olursa iyi olur. Sokaklardaki kimsesizler, ruhsal sorunlular için vakıf ve çiftlik kurmak zorundayım. Pamuk eller biraz cebe oluversin, ne olur yani. Yani kamu yararına; yani gemicik ya da para sayma makinası ya da tahtlı bir kol saati alacak değilim kendime. Saat dedim de çocukken kol saatini pazuya takılmasını icat etmişdim(etmiştim); özellikle kısa kollu giyilen yaz günlerinde 'Saati bilen var mı?' sorularına doğru yanıt verdiğimi ve kolumda ya da bacağımda bir saat göremeyenler bu 'olağanüstü' gücüme şaşarlardı(!).
 
Abuksubuk ülke olduk işte böyle abuksubuk şeyler yapıyoruz ancak poposunu bile sigortalatanları gördükçe yolumun yanlışlığı konusunda pek bir kaygıya ve ürpertiye kapılmıyorum. Yani maksat hem en azından çocuklar oynasın hem de malzeme, kutular israf olmasın, yabana(boşa) gitmesin. Ne derdi Adile Naşit? 'Kuzucuklar'.
 
İsteyen bu kutuları gözlük yapmak yerine içine iğne, çivi, vida gibi küçük şeyler koymak için malzeme kutusu olarak da kullanabilir ki bu durumda icat hakkı almayacağım(!).
 
Ha bu arada: Güneş gözlüğünün ille de camı olması gerekmiyor; güneş gözlüğü benim yaptığım gibi üstten pencereli, kapaklı ise cama gerek yok; cam yerine hava var yani doğal yani 'organik' yani.
 
Benim şöyle bir sözüm var: İcattan utanırsan icat yapamazsın. Herşeyden utanmak bitti de icattan utanmak mı kaldı.
 
 
Necdet Gürçiftçi
Patentsiz, dinsiz, yerli üretim bir Türk/Türkiye bilgesi
İnternette yayınlandığı zaman: 13.11.15/15.56