Rosetta Rosetta

13.11.2014 20:33:25
A+ A-

  • Dün kalbim küt küt çarparak bekledim inişi. Ofiste fırsat buldukça ara ara açtım izledim. (Avrupa Uzay Ajansının cool gömlekli ve dövmeli başkanı kalp ben) Beni böyle şeyler çok heyecanlandırıyor.  Yani bayaa kalbim çarpıyor, gözlerim doluyor, beynim genişliyor. Hayranım. Kimseye de derdimi anlatamıyorum. Bunun bizim anlık, günlük dertlerimizden daha üstün birşey olduğunu, 100 sene sonra bizim esamemiz okunmayacakken herkesin bu önemli gelişmeyi konuşacağını... Ya çocuksu bir sevince sahip olduğumu düşünüyorlar ya da doğrudan deli olduğumu düşünüyorlar. Üstelik çok da cahilim bu konularda. Benimle equally geek ya da biraz daha üstün bir arkadaş edinip onunla space işlerini takip etsek istiyorum.
  • En sevindiğim kısımlardan biri, robotun comete başarılı bir şekilde iniş yaptığını gören bilim insanlarının sevinciydi ^x^ bir şey için çalışıp, emek harcayıp sonra da sonucunu almak ne güzel ya. Yani onların sevinciyle ben de sevindim, harikasınız!
  • Bu uzay araştırmaları çok kısa sürede çok büyük hız kazandı. Bence önümüzdeki 50-60 yılda büyük devletler bu araştırmalarla hayatın gidişatını değiştirecekler, üstelik büyük devletler derken yalnızca Abd ya da Avrupa ülkelerinden bahsetmiyorum. Çin uzay araştırmalarında çok önde, hatta ve hatta o küçümsediğimiz Hindistan uzaya ilk insansız aracını gönderirken o günlerde bizim ülkemizin gündeminde kızlı erkekli aynı evde kalınır mı kalınmaz mı vardı -_- anyway, bence bu yapılan araştırmalar yalnızca teorik sorulara cevap bulmak ve evreni anlamak için yapılmıyor. Yeni kaynak arayışındayız artık. Dünyamızı çok kötü kullandık, yine bütün dünyada yenilenebilir ve yeşil enerjiye dönüş de bu yüzden. Kaynaklar kısıtlı! İleriyi, yani bi 100 sene sonrasını düşünsene blog, petrolle mi arabamızı çalıştıracağız? Alternatif kaynaklar üretmek zorundayız. Bana göre maden kaynağı olarak diğer gezegenlerden yararlanmak, oradaki ortamın insan yaşamına uygunluk koşullarını incelemek ve koloni kurmak için faaliyetlere başlamak yapılacak en mantıklı şey. Ki Stephen Hawking ben daha lisedeydim galiba, dünyadaki yaşam bize birşey vaad etmeyecek dünya dışı yaşam koşulları araştırılmalı demişti de benim haberi okurken gözlerim büyümüştü :) Yani kısaca, geleceğimiz (ne yazık ki) dünyada yatmıyor, uzayda yatıyor. Dahası, biz teknoloji üretmeyen teknolojiyi satın alan bir ülkeyiz (yine ne yazık ki) Örneğin Cern deneyinde Türkiye gözlemci ülkeydi. Katılımcı olmak istersen belli bir miktar para bağışlaman gerekiyor çalışmalara. Biz ülke olarak bu parayı vermedik. Ne yapıyolarsa gözlemliyoruz, lise öğrencilerine kadar herkes gitti Cern'e. Orada üretilen tüm teknolojiyi de satın aldık haliyle. Oysa biz de üretimin bir parçası olmalıydık. Yani biz dünyadaki hiç bir gelişmenin ve üretimin parçası olamıyoruz. Tarım ürünü yetiştiriyoruz mesela, kiraz ihraç ediyoruz. Son etkinliklerden de öğrendiğime göre otomotiv sanayinde iyiyiz, sanırım ucuz iş gücü olduğumuz için :D Ama teknolojik alanda üretimimiz yok ve bunun sonuçları bence çok korkunç olacak. Çünkü kiraz ihraç ederek kaç tane uzay aracı satın alabilirsin ki?? Bence bizim de mühendislerimiz araştırmacılarımız var ama, ülke politikası bunlara kaynak sağlamadığı için beyin göçü dediğimiz olay meydana geliyor. Sen 100-150 sene sonra iklim değişikliği ya da kıtlık ya da hava kirliliğinden aşağıda boğulurken teknoloji üreten uluslar başka gezegenlerde hayat kurmanın yolunu bulmuş olacaklar. Buna inanıyorum. Yani bunu söylediğim için de ayrıca çok üzgünüm ama, 100 - 150 yıl sonra dünya bizim geleceğimiz değil mezarımız olacak. Bu bizim suçumuz, ama olacak bu. Bu süre de totale bakıldığında çok çok kısa bir süre..

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.