Tanrı Parçacığı, PISA Testi, global bilim & teknoloji ligindeki yerimiz & eğitim sistemimiz

18.12.2014 14:46:49
A+ A-

'Temel bilimlerdeki hal-i pür melâlimiz' vs. 'evrenin sırrını anlama çabası'

Çin, Japonya, Güney Kore, Hollanda, Estonya, Almanya, İngiltere, Polonya, Avustralya, İrlanda, İsveç, Finlandiya, ABD, Fransa, Norveç, Avusturya, Slovenya, Yeni Zelanda, İsviçre gibi ülkeler bilim ve teknoloji yarışında dünyanın geri kalanıyla aralarında olan mesafeyi her geçe gün daha fazla açmaya başladılar. Bu ülkelerde devlet,  Ar-Ge (Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Gelişme) bütçelerine ve istihdam ettikleri araştırmacı/teknik eleman/bilim insanı sayısına göre,  temel ve uygulamalı bilimler alanda faaliyet gösteren (kamu ve özel sektöre ait) lise,  üniversite, enstitü, araştırma kurumu, laboratuvar ve şirketlere maddi destek sağlamaktadır. 

Tabiatın ve toplumun tunç yasalarından olduğuna sık sık vurgu yaptığım 'Bileşik Kaplar Kanunu', bilim ve teknolojide ileri olan ülkelerin, bu başarıyı, eğitim alanındaki başarıları sayesinde elde ettiğine işaret eder. Nitekim,  OECD tarafından 3 yılda 1 PISA Programı çerçevesinde yapılan ve bahse konu birliğe üye ülkelerin öğrencilerinin 'matematik okuryazarlığı, fen bilimleri okuryazarlığı ve okuma becerileri'nin tespitine hizmet eden kapsamlı ve çok yönlü sınavlarda, yukarıda zikrettiğim ülkeler sürekli olarak üst sıralarda yer almaktadır. Türkiye gibi bilim ve teknoloji üretemeyen ülkelerse,  PISA Testi sıralamasında bu ülkelerin gerisinde kalmaktadır (27).

Bilim ve teknoloji alanındaki öncü ülkelerin nihai ürünlerini ithal etmek, ya da, bunları kabaca taklit ve kopya etmek bizde başarı sayılırken; yukarıda dillendirdiğim ileri ülkeler,  kuyruklu yıldızlara uydu indirerek uzayı kolonize etmenin provaları yapmakta; insanlardan oluşan askeri birliklerin yerini alacak olan robot orduların prototiplerini geliştirmekte; insan GENOM'unun deşifre edilmesi ve elektronik, sibernetik, nano-teknoloji, kuvantum bilgisayar ve robotik teknolojilerinde kat ettikleri devasa adımlar sayesinde yüzlerce, hatta binlerce yıl yaşama potansiyeline sahip olan siborgların üzerindeki çalışmalarında ciddi ilerlemeler kaydetmektedirler.

Bu ülkelerle aramızdaki bilim ve teknoloji uçurumunun en önemli sebebi, çöken eğitim sistemimizin eseri olan öğrencilerimizin küresel başarı ligindeki yerini kanıtlayan şu sıralama olsa gerektir:

pisa2-bireyselyatirimci.com

Kullandığımız cep telefonunu ya da tablet bilgisayarımızı her sene borç harç yenilemek nasıl bize medeni alemin gözünde prestij sağlamaz ve değer katmazsa; seçilmiş ve atanmışların, vergi mükelleflerinin paralarıyla inşa ettikleri görkemli binalarda oturmaları, süper lüks otomobil ve uçaklarını sık sık yenilemeleri de onlara ve temsilcisi oldukları topluma prestij ve katma değer sağlamaz. Şahıslara, toplumlara ve ülkelere prestij, iyi anılma ve saygınlık kazandıracak olan olgular sanat, kültür, felsefe, bilim, teknoloji, ekonomi, hukuk, eğitim, sağlık alanlarında ortaya koydukları kaliteli, ufuk açıcı, muhatabının ruhunu yücelten, hayatın problemleriyle başa çıkmakta bize ümit, iyimserlik, vicdan ve mücadele azmi katan eserleridir hiç kuşkusuz. 

Katma değeri olmayan olgu ve süreçlerde her sene onlarca milyar dolarını çar çur eden Türkiye,  insanlığın Kütle Çekim Kuvveti'ne ve onun üzerinden de evrenin ve varoluşun en derin ve en kapsamlı sırlarına vakıf olmasına hizmet edecek olan Higgs Bozonu'nu arama projesinin parçası olmak şansını, mezkûr projenin bütçesine birkaç milyon dolar katkı sağlamaktan kaçındığı için, ne yazık ki kullanamadı. Higgs Bozonu'nun ardından,  Albert Einstein ve Stephen Hawking'in dillendirdiği 'Tanrı'nın aklından geçeni bilme' ufkuna doğru seyahat etmemize katkı verecek olan Büyük Birleşik Kuram'ın keşfedilebilme olasılığı; elimizin tersiyle ittiğimiz imkânın, kaçırdığımız şansın ne denli önemli ve büyük olduğuna işaret etse gerektir. Türkiye'nin, bilim ve teknolojinin açtığı bu yolda yürümeyi, 'bizim hesaplarımıza göre,  nüfusumuz baz alındığında 50 milyon ödememiz gerekiyor; oysa CERN bizden 70 milyon dolar istiyor!' gerekçesiyle, yani, sadece 20 milyon dolar yüzünden kabul etmemiş olması, gelecek kuşaklar tarafından hiç de hayırla yad edilebilecek bir tercih olmamıştır doğrusu (28).

Anlayacağınız, bilim ve teknoloji üreten ülkeler Tanrı Parçacığını bulup, uzayı fethetmenin provalarını yaparken; biz, bütün bu olup biteni uzaktan seyrediyor ve bunun adamakıllı ve eli yüzü düzgün bir tartışmasını bile yapmıyoruz, yapamıyoruz.

Türkiye'nin bilim ve teknoloji alanlarında sergilediği bu ufuksuz ve perspektifsiz tutumun, son yıllarda her forumda dilendirilen 'küresel liderlik iddiası'na hizmet edip etmediğinin sorgulamasını okurun sağduyusuna ve ferasetine bırakarak tamamlamış olalım bu metni.

not:  Yukarıdaki metnin parçası olduğu ve burada ele alınan PISA Testi konusunu Higgs Boznu'nun (Tanrı Parçacığı) tarihçesi, ülkemizin global bilim ve teknoloji ligindeki verili yeri ve eğitim sistemimizin ve öğrencilerimizin verili başarısıyla irtibatlandıran ayrıntılı ve görselli bir etüt için bknz. http://ziyaversencan.blogspot.com.tr/2014/12/2013-nobel-fizik-odulu-higgs-bozonu.html

 



YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.