Times are Changing: Tarih Gazozu

06.07.2015 16:32:31
A+ A-

Zamanlar değişiyor.

Değişim rüzgarları, meltem gibi değil de, daha çok tayfun olarak geliyor.

Çünkü, reformlar çok geç ve çok yetersiz yapılıyor, sonra da devrim geliyor, kaçınılmaz kaçınılmaz, başarısız başarısız.

Evrim yoksa, devrim olur.

Tarihte de böyle, evrimde de...

Şu sıralar 3 değişik rüzgarı çok güçlü esiyor:

Bir:

AB dağılıyor. Bu, ‘ecel gelmiş cihane, başağrısı bahane’ durumunda birçok süreçler ile kalabalıkça ve kakafonikçe yaşanıyor. Şu anki bahane Yunanistan, sırada İngiltere var.

Buradaki beyhudelik ve nafilelik, İngiltere AB’den çıksa bile, ondan bu nedenle ayrılacak olan İskoçya’nın bu batan AB’ye katılmak istiyor olmasında.

İki:

Bilgi saçılımı ve göreli eksilmesi var. Anket şirketlerinin hemen hiçbiri, artık seçim sonuçlarını tahmin edemiyor. Ancak, hiçbiri de seçimlere katılım oranını hesaba katmıyor ki Yunanistan’da da öyle oldu (% 90’dan % 40’a düşen bir katılım oranı bambaşka bir panorama verir). AB seçimleri, San Marino’da % 30 katılıma düştüğü için iptal edilmişti ama bunu başka / büyük ülkeler düşünemiyor henüz.

Bir de nedense, Hindistan seçim listesine ‘hiçbiri’ şıkkını koymayı akıl ettiyse bile bu, yine büyük ülkelerin partilerinin yöneticilerinin aklına gelmiyor.

Ha bir de şu var.

Tarih yeniden, oy hakkının yitimi ve oy hakkından vazgeçilimi noktasına geldi çoktan.

Üç:

% 99 gücünü denetleyemiyor. Yumurtayı çekiçle kırıyor ve gücü bitiyor. Sonra da, yumurta çekici kırıyor.

Bunlar, bilinçsiz ve eğitimsiz eski proleterya değil. Üniversite mezunu işsiz gençlerden söz ediyoruz. Öğrenmeleri gerekli. Öğrenmeden önce, bilmeleri ve sezmeleri gerekli bunları.

Ekler:

Sağ-sol ayrımsızlığı, son 30 yıllık politik gerçek. Bunun, muhafazakar-liberal ve neo-con-solcu işbirliği (ve neo-liberalizm) nedeniyle oluyorluğu yüksek olasılık. Ancak, geneldeki politik ayırstsızlık da geçerli bir durum ama daha az etkili olarak.

1992 ertesindeki Doğu Avrupa, 2010’dan beridir hala eski komünist partilerin devamcılarına % 20 oy veriyor.

Devamında, Batı Avrupa’da, özelilkel göçmenler nedeniyle, faşist partiler % 20 oy alıyor.

Devamında, küçük / yeni / farklı / marjinal partiler, artık % 20 oy almaya başladı (üçü beşi birarada toplamda olarak).

Demek ki:

Bir:

AB’nin bilim-sanat-düşün kültürü, tıpkı bir zamanlar Antik Yunan Kültürü için olduğu gibi, taşıyıcı-aktarıcı kültürlere geçecek ve AB’den çıkacak veya çıktı bile çoktan. (Türkiye böyle bir ülke değil, çünkü Tanzimat’tan beridir bunu beceremedi.)

Tabii ki ABD, o kültürü üstlenmeyecek. ‘Eski sömürge + yeni kabadayı’ rolüyle, AB’nin hiçbir sanatını, bilimin, düşününü gelenekleştiremedi ve içselleştiremedi. Bugün bile hala, ithal sanatçı ve bilimci ile kültürünü sürdürüyor. Düşünürleri ise hiç mi hiç kaale alamıyor, küçümsüyor onları çünkü.

Bu durumda Brezilya ve Hindistan, 2 eski sömürge olarak, hem hegemonluğa, hem de yarım porsiyon olarak Batı kültürünü üstlenmeye aday adayı durumunda ama en az 50 yıl alır onların tam çıkışı.

İki:

Demek ki tamsayılar yoksa, küsurat var, geometrik anlamda ise kırınım saçakları devimseli var. Tarih savruluyor, bu savrulmanın kırıntıları alaşımlama ve mayalama yaratacak, hatta yaratmaya başladı bile.

Üç:

Bu değişik bir faşizm-engizisyon durumu ki her ikisini de yeniden tanımlamak gerekecek. Çünkü engizisyon tanımı eski ama faşizm göreli yeni tanımlı ve özelilkle de ABD ve Latin Amerika faşizmleri ile, şu an bile bambaşka tanım kümelerinde seyrediyor. Yeni faşizmler de gelecek.

Sonuç:

7 milyarın belki 5 milyarı hala tarih-dışı konumda. Hep öyle oldu tamam da, şu anki yıkım bu kadar korkunçken ve bu kadar globalleşilmişken bile salgının bu denli sınırlı kalabilmişliği ilginç. Bu, Orta Çağ’daki veba salgınında yalıtık kalıp kurtulan Milano durumuna, yeni içtihatlar eklenmiş oluyor demek.

Makrolar durunca, mikrolar devinir mi, durur mu, onu hep birlike göreceğiz.

Sanırım epsilon-sentez-metamorfoz kabarcıkları, global hamurdan dışarı fokurdayacak.

Tarih gazozuna hoşgeldiniz.

Dipnot 1:

Gazoz, asit ile bazın, yani tez ile antitezin etkileşimiyle oluşan, özel bir kimyasal / reaktif sonuçtur.

Dipnot 2:

Gazoz, tatlı da olabilir, tuzlu da olabilir, ekşi de olabilir, acı da oabilir, ne katarsan içine yani.

Dipnot 3:

Bu Yeni Orta Çağ’da rasyonelitenin çoktan feda edilmiş olduğunu da not düşmüş olalım. Düşünce, duyguya bir kez daha yenildi. Olsun, iyi mücadele oldu. Kalıcı haklar edinildi düşünce adına, bilgi adına, kayıt adına.

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.