Trafikte olan katliamlar; herkes kendi önünü ne kadar süpürüyor?

04.10.2015 18:17:43
A+ A-

Prof.Dr.Alp Usubütün

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi

Her gün kullandığım yolda biraz eğimli ve keskin bir viraj var. Her hafta olmasa bile en azından 15 günde bir burada takla atmış bir araba görüyorum. Sadece takla atmıyorlar, yolun dışındaki tarlaya çıkmış, yandaki korkuluklara çarpmış araba manzaralarına da sık rastlıyorum. Bunlar da benim gördüklerim, çünkü ben bu yoldan genellikle bir sabah bir de akşam olmak üzere sadece 2 kez geçiyorum. Yani kaza sayısının benim gördüğümün çok üstünde olma olasılığı oldukça yüksek. Hepsi de bu eğimli keskin virajda ortaya çıkıyor. İşin en ilginç yanı gördüğüm kadarıyla kaza sonrası yolda hiç bir değişiklik olmuyor, ek yeni bir uyarı levhası konmuyor, arabaları yavaşlatmak için bir çaba içerisine girilmiyor, vs. 

Hep şunu düşünüyorum bu kazalar gelişmiş bir Avrupa ya da Kuzey Amerika ülkesinde olsaydı ne olurdu? Sanırım o ülkelerde benzer manzaraları 2-3 kezden fazla aynı yerde görmezdik. O ülkelerde neden orada böyle bir kazanın sık olduğu araştırılır ona yönelik gerekli önlemler alınırdı ve bizdeki gibi can kaybı olmaması için dua edilerek beklenmezdi sanırım. 

Son olarak Ankara Dikimevi’nde otobüs kazası olunca yine bunu düşündüm. Bu kazanın nedeni henüz ortaya çıkmış değil ama benzer nitelikte bir çok kazaya toplu taşım araçlarının karıştığını hepimiz biliyoruz. Elimde bir veri yok ama büyük olasılıkla gelişmiş ülkelerde şehir içerisinde yaşanlardan kat ve kat fazla kaza ve sonucunda ölümler olduğunu tahmin ediyorum. Büyük olasılıkla bizdekilerin çoğu da önlenebilir niteliktedir. Benim alanım olmadığını için trafik kazaları konusunda ahkam kesmek niyetinde değilim ama bu durumun tersanelerde, inşaatlarda, maden ocaklarında yaşanan kazalardan farklı olmadığını düşünüyorum. Alanlar farklı olsa da hepsinde temel olarak benzer zihinsel süreçler işliyor. 

Bu vesile ile bir hekim olarak, bizlerin de sağlık alanında yaşanan sorunlara ne kadar sağlıkta güvenlik perspektifinden baktığımızı sorgulamak istiyorum. ABD de insan hataları sonucu hastanelerde meydana gelen ölümlerin, ABD’de trafik kazalarında ölen kişilerden fazla olduğu biliniyor. Türkiye de böyle bir veriye sahip değiliz ama benzer bir sonucun bizde de elde edilmesi mümkündür. Sağlık alanındaki kazalar da hiç biri zaman kökenine inerek araştırılmamakta hep insanların ilgisini çeken magazinsel yan ön planda tartışılmaktadır. Bu durumun sağlık alanda çalışanlarca da çoğu kez magazinsel yanı ile değerlendirilip tartışıldığını rahatlıkla söyleyebilirim.

Aslında sağlık alanında da bir kısmı medyaya da yansıyan, en azından bir kısmı önlenebilir ölüm olayları ortaya çıkmaktadır. Bunlara dışardan da baksanız çok önceden gelmekte olduğunu görebilirsiniz. Sağlık alanında da durum benim yolumun üzerindeki çok kazanın meydana geldiği virajdan farklı değildir. 

Uzun lafın kısası; hangi alanda çalışırsanız çalışın, çalıştığınız alanda kazaların ortaya çıkmaması için alınacak önlemlerin saptanması benzer prensipler ile olmaktadır. Yapacağınız en önemli şey en sık kazaya neden olan etmenlerin saptanarak bunların oluşmasını engellemeye çalışmaktır. Böylece işleyen sisteminizi revize edebilirsiniz. İdeal bir sistem insanların hata yapmasına izin vermeyen sistemdir. 

Bu yazı nedenler, öneriler, vs ile devam edebilir, ama yazıyı şimdi uzatmadan burada kesiyorum. Ben sadece “herkes kendi kapısının önünü süpürse …. ” demek istiyorum. Türkiye’de her alanda bu tartışmayı yapmaya çok ihtiyaç var. Detayları belki ileride tartışırız.

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.