Turkcell’in Genel Müdür Yardımcısı Bülent Elönü ile 4G / LTE Röportajı

05.02.2015 23:13:58
A+ A-

Son dönemde herkesin merak ettiği konu 4G, yani LTE. Ben de konuyu 4G hakkında en yetkili isimlerden Turkcell’in Şebeke Teknolojilerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Bülent Elönü’ye sordum.

 

Anıl Sural: 4G ile birlikte neler değişecek?

Bülent Elönü: 4G yani Long-Term Evolution (LTE), Türkçesi Uzun Dönem Evrim teknolojisi sayesinde daha yüksek veri hızları, daha düşük gecikme süreleri sunabilecek duruma geleceğiz. Bu sayede bulut servislerinden mobil cihazlar üzerinden video izleme deneyimine, akıllı ev ve şehir altyapılarından mobil ofislere, yüksek boyutlu dosyaların paylaşılmasından mobil sağlık ve mobil eğitim servislerine kadar çok farklı sektörlerde büyük değişimler yaşanacak.

 

A.S. : Dünya’da 124 Ülke 4G’ye geçti. Türkiye olarak neden bu kadar geç kaldık?

B.E. : Bu durumu geç kalmak şeklinde değerlendirmemek gerekiyor. Yeni teknolojiler çıktığında bunları hemen alıp uygulamak hem bazı riskler taşır hem de yüksek maliyetler doğurur. Biz, hatırlarsanız 3G sürecinde de bu teknolojinin oturmasını ve hataların giderilmesini beklemiş ve tam zamanında en doğru yatırımı yapmıştık. Bugün dünyanın en güçlü 3G altyapılarından birisine sahip olmamızın nedeni, 3G’de artık kendini kanıtlamış teknolojiyi hayata geçirmemizdir. Bugün aynı durum 4G için de geçerli. 4G de ilk kullanılmaya başladığından beri çok geliştirilmiş bir teknoloji. Biz Turkcell olarak 4G teknolojisini ilk gününden beri yakından takip ediyor, yaptığımız testlerde bu teknolojideki değişimi de daha net görebiliyoruz. 2009 yılında Türkiye’de gerçekleştirdiğimiz ilk LTE testlerinde laboratuvar ortamında 170 Mbps hıza ulaşmıştık. 2013 yılında yaptığımız testte ise 900 Mbps’lere varan hızları görmüş, mobil internette Türkiye’nin hız rekorunu kırmıştık. O nedenle bu yıl sonunda hayata geçmesini beklediğimiz 4G teknolojisi için tam da zamanında geliyor diyebiliriz.

 

A.S. : Bazı telefonlarda 4G işareti çıkıyor ve kullanıcılar Türkiye’nin 4G / LTE’ye geçtiğini sanıyorlar ihalesi olmayan bir şey kullanılabilir mi?

B.E. : Hayır. Şu an 4G Türkiye’de kullanılmıyor. Sadece 4G özelliği olan telefonlarda seçenek gözüküyor ama kullanılamaz çünkü Türkiye’de henüz resmi olarak ihalesi yapılmadı, bakanlık tarafından frekans tahsisi gerçekleştirilmedi.

 

A.S. : Turkcell’de hazırlıklılar nasıl gidiyor? Altyapı yatırımları nasıl oldu?

B.E. : Mobil teknolojileri ülkemizle tanıştıran ve yaygınlaşmasında öncü rol oynayan bir şirket olarak 4G ihale sürecini de yakından takip ediyor, 4G hızını müşterilerimize sunmak için sabırsızlanıyoruz. Rakiplerimizin “3G’ye henüz ihtiyaç yok!” dedikleri dönemde Turkcell olarak değişen müşteri ihtiyaçlarını iyi okuduk ve Türkiye’yi 3G mobil internet hızı ile tanıştırdık. 4G yatırımlarımız ise aslında yeni başlamadı, aksine yıllardır devam ediyor.

20. yılımızı geride bırakırken yaptığımız 25 milyar lirandan fazla yatırım ile Türkiye’nin en güçlü mobil altyapısını kurduk. Bugün 3 taşıyıcılı internet teknolojisi sayesinde dünyada en hızlı 3G mobil internetini sunabilecek altyapıya sahip durumdayız. Turkcell Superonline ile 4G için de önemli bir bileşen olan fiber altyapı tarafında en büyük alternatif operatör konumuna geldik. 2015 yılı içerisinde kullanılmaya başlanmasını beklediğimiz 4G için, yine en güçlü altyapıyı sunabilmek adına iş ortaklarımız ile birlikte durmaksızın çalışıyoruz.

 

A.S. : 4G’nin ihalesi var. Tıpkı 3G gibi ve bu ihale Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı tarafından yapılıyor. İhale sürecini anlatır mısınız?

B.E. : İhale şartnamesinin ve sürecin detaylarının önümüzdeki günlerde netleşmesini bekliyoruz. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanımız, 4G’nin 2015 yılı içerisinde kullanıma sunulacağını söyledi. Biz de 4G hizmetini müşterilerimize sunabilmek adına bütün çalışmalarımızı bu doğrultuda gerçekleştiriyoruz.

Bugün dünyadaki uygulamalara baktığımız zaman LTE ve LTE-A uygulamaları için mobil şebekelerde kullanılan hemen hemen tüm bantlarda tanımlamaların yapılmış durumda olduğunu görüyoruz. Özellikle 800 MHz bandı, analog TV yayınlarının sonlandırıldığı ülkelerde, mobil şebekeler tarafından LTE teknolojisinin uygulanabilmesi için kullanıma açılmış, 1800 MHz ve 2600 MHz bantlarının ise önemli ölçüde tahsisi gerçekleşmiştir. Türkiye’de yapılacak lisans ihalesinde de bu 3 bandın tahsis edileceğini öngörüyoruz. (800-1800-2600)

 

A.S.: İhale yapılacak ama peki ya çekim gücünün kırsal ve şehirlere göre farklılık göstermesi?

B.E. : Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı’nın daha az nüfus yoğunluğunun olduğu kırsal bölgelerde 4G kapsamasının daha sağlıklı sağlanabilmesi için 800 Mhz bandının boşaltılarak operatörlerin kullanımına açılması konusundaki çalışmasını memnuniyetle karşılıyoruz. Nüfusun yoğun olduğu bölgelerde ise 1800 ve 2600 MHz bantları üzerinden yüksek hızlı 4G hızlarının sunulması, daha doğru yatırım yapılabilmesini sağlayacağı görüşündeyiz.

İhaleye dâhil frekans bantlarının, farklı işletmecilerin ihtiyaçlarını karşılayabilecek şekilde, küçük parçalar (tercihen 5 veya 10 MHz) halinde ihale edilmelerinin uygun olduğunu düşünüyoruz. Dünyada LTE kullanmaya başlamış ülkelere baktığımız zaman, bu yöntemin bazı ülkelerde uygulandığını görmekteyiz. Bunun yanı sıra ihale sonucunda, her işletmeci için aynı frekans bandında tahsis edilen frekans parçalarının ardışık olarak düzenlenmiş olması gerektiği kanaatindeyiz.

Türkiye’de 2015 yılı içerisinde gerçekleştirileceği açıklanan 4G ihalesi sürecinde nüfus yoğunluğuna göre daha efektif bir altyapı kurulabilmesi amacıyla LTE ve LTE-A için ihaleye çıkılacak frekansların spektrumun alt taraflarında yer alıyor olmasının özellikle tercih edilmesi gerektiğini düşünüyoruz.

Ayrıca tahsisler gerçekleştirilirken, işletmecilerin mevcut frekans bantları üzerinden yürüttükleri faaliyetler sekteye uğratılmamalı, ilave maliyetler çıkartılmamalı, bugüne kadar yapılmış yatırımların olumsuz etkilenmesine sebep olacak düzenlemeler yapılmamalı ve işletmeciler arasında haksız rekabete yol açılmamalıdır.

Buna ek olarak mobil data kullanım miktarlarının hızla artması, alternatif arayışlarını da beraberinde getiriyor. Bugün dünyada 40’dan fazla ülkede kullanılan ve milimetre dalga bandı olarak da bilinen V-Band (57-66 GHs) ve E-Band 71-86 GHz) teknolojileri, hem 3G hem de LTE tarafında daha hızlı mobil internet bağlantısı sunabilmek adına kullanılan alternatif yöntemlerden birisi olarak karşımıza çıkıyor. Ülkemizde de bu teknolojinin kullanılması için gerekli düzenlemelerin yapılması büyük önem teşkil etmektedir.

 

A.S. :Peki 3G ne olacak? Her telefon 4G’yi desteklemiyor. Ayrıca yoğun olduğu zaman şu an 3G çekmediği zaman Edge çekiyor telefonlarda. 4G gelince nasıl olacak?

B.E.: LTE kullanımı ile birlikte yüksek hızlarda genişbant servisi sunulacağı için data kullanımının da buna paralel olarak çok hızlı şekilde artacağı öngörülmektedir. Burada 3G teknolojisinin, 4G ile artan data talebini karşılamak adına tamamlayıcı bir teknoloji olduğunu unutmamak gerekiyor. 4G teknolojisi, kapsama ve diğer yükümlülükler açısından 3G’nin tamamlayıcısı niteliğindedir ve 3G teknolojisini bir ileri seviyeye taşıyacak teknoloji olarak değerlendirilebilir. LTE’nin devamı olan teknolojiler ise (LTE-A gibi), daha geniş bantları (20 MHz’in de üzerinde) ve farklı bantlarda birden çok sayıda frekans kanalını kullanarak çok daha yüksek hızların sunulmasını mümkün hale getirecektir. Bu göstergeler ışığında uzun vadeli düşünürsek, FDD (frequency division duplex) ve/veya TDD (time division duplex) teknikleri için planlanmış farklı frekans bantlarının da değerlendirilmesi önemlidir.

 

A.S.: 4G’de fiber altyapının çok önemli bir rolü var. Turkcell özellikle 2008 yılında Superonline’ı satın alarak bu alana yatırım yapmaya başladı. Bu satın almanın 4G’ye giden yolda önemi neydi?

B.E. : Turkcell olarak biz inovasyona inanan ve müşterilerimize sunduğumuz ürün ve hizmetler ile yetinmemeyi bir ilke haline getirmiş bir şirketiz.

4G için oldukça kritik bir öneme sahip olan fiber altyapı tarafındaki çalışmalarımız Turkcell Superonline ile yıllardır devam ediyor. Biz yıllar önce Superonline’ı satın aldığımızda aslında bugünleri öngörüyorduk. Bugün Türkiye’nin en büyük alternatif fiber sağlayıcısı durumundayız. Turkcell Superonline ile dünyada 1000 Mbps fiber internet hızını evlere kadar veren ilk 5 ülkeden birisi olduk. Bugün fiber altyapı tarafında yaygınlığı artırmak için çalışmalarımız da devam ediyor. Bu şekilde bakınca Superonline satın almasının ne kadar doğru bir hamle olduğunu daha net görebiliriz

.

A.S. : İlk soruya geri dönersek, 4G’nin getireceği yenilikler bizim alışkanlıklarımızı da değiştirecek gibi görünüyor, değil mi?

B. E. : Elbette. Aslında mobil cihaz kullanma alışkanlıklarımız, uygulama kullanma alışkanlıklarımız ve iş yapış şekillerimiz değişecek. LTE teknolojisi sayesinde daha yüksek veri hızları, daha düşük gecikme süreleri sunabilecek duruma geleceğiz. Bu sayede bulut servislerinden mobil cihazlar üzerinden video izleme deneyimine, akıllı ev ve şehir altyapılarından mobil ofislere, yüksek boyutlu dosyaların paylaşılmasından mobil sağlık ve mobil eğitim servislerine kadar çok farklı sektörlerde büyük değişimler yaşanacak. Şirketlerin global ölçekteki rakipleri ile rekabet etme güçleri artacak.

Düşük gecikme süreleri, özellikle şirketler için de kritik öneme sahip. Bu sayede özellikle sahada faaliyet gösteren çalışanları olan şirketlerin gerçekleştirdikleri işlemlerin süresi kısalacak, dolayısıyla müşteri memnuniyetleri de yükselecek. Kısacası 4G, önümüzdeki yıllarda çok daha fazla işin mobil olarak yapılabilmesini mümkün hale getirecek, müşterilerin mobil cihaz kullanım alışkanlıkları dönüşecek.

 

A.S.: Kısaca 4G ile data daha çok önem kazanacak!

B.E.: Evet, çok doğru söylüyorsunuz. 4G’ye geçişle birlikte mobil data kullanımı hızlı bir artış trendine girecek. Yurt dışında 4G’ye geçen ülkelere baktığımız zaman akıllı telefon sahiplerinin data kullanımının yaklaşık 8 kat kadar arttığını görüyoruz. Data kullanımındaki bu yükseliş trendi, 4G penetrasyonun artması, 4G uyumlu akıllı cihazların yayınlaşması ve 4G üzerinde çalışan ürün/servislerin çoğalması ile devam edecektir.

4G ile ilgili ihale Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı tarafından önümüzdeki günlerde yapılacak. Ve ihale bitince operatörlerinin ne derece başarılı olacağını göreceğiz. Operatörlerin müşterileri de 4G yani LTE’nin nasıl bir hız getireceğini kullanarak tecrübe edecekler. Teknoloji hızla ilerliyor ve her geçen gün hızına yetişmek, takip etmek daha da zor oluyor. Kullanıcılar ise yeni teknolojiler geldikçe daha da hızlısını bir öncekinin çok hızlısını istiyor.

 

4G ile ilgili bize detaylı açıklamaları ve güzel röportaj için Turkcell Şebeke Teknolojilerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Bülent Elönü’ye teşekkür ediyoruz.

 

Bülent Elönü Kimdir?

Turkcell Şebeke Teknolojilerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı

Profesyonel iş hayatına 1997 yılında Siemens’ de başlayan Bülent ELÖNÜ, 1999 yılında Turkcell ailesine katılmıştır. Şebeke Operasyonları içinde farklı rol ve yönetsel sorumluluklar alan Elönü, 2009 - 2012 yılları arasında önce Transmisyon Şebekesi Bölüm Başkanı ve ardından Marmara Bölge Operasyonları Bölüm Başkanı olarak görev yapmıştır. 2012 Ekim ayından itibaren Şebeke Teknolojileri Genel Müdür Yardımcısı olarak görevini sürdürmektedir. Bülent Elönü, İstanbul Teknik Üniversitesi Elektrik Mühendisliği Bölümü mezunudur.

 

Röportaj: Anıl Sural

twitter.com/anilsural

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.