scorecardresearch.com Uzaylılar gerçekten var mı? - serol aksel - Radikal Blog

Uzaylılar gerçekten var mı?

07.03.2013 20:50:02
A+ A-

Uzaylılarla tanışmam Erich Von Daeniken in "Tanrıların Arabaları" kitabını okumamla başladı. Kitabı okuyunca oldukça sarsılmıştım 15-20 yıl kadar önceydi sanırım. Çünkü adam öyle sağlam kanıtlarla uzaylıların dünyamızı ziyaret ettiğini söylüyordu ki bunun kesinliğine o dönem neredeyse inanmıştım. O zamanlar uzaylı ziyaretleri bir anlamda tabu idi. Ama sonraları uzaylılar konusu daha çok gündemde yer tutmaya başladı. Bende bu konuya daha çok ilgi duymaya başladım.

 

Uzaylı kavramı dünya üzerinde alışılmışın dışında görünen cisimlerin yada geçmişte yaşamış uygarlıkların teknolojik birikimlerinin çok çok üstünde görünen yapı yada aletlerin bulunması ile ortaya çıktı. Daeniken de o kitabında dünyanın farklı yerlerindeki insanoğlunun yapması muhtemel olmadığını düşündüğü oluşumları göstererek uzaylı iddiasını büyük ölçüde desteklemiştir. Tabi sadece bu kadar değil. Örneğin bilinen en meşhur Ufo (Undefined Flying Objects) olay Roswell vakasında uzaylıların Amerikan askerleri tarafından bulunduğu ve saklandığı iddia edilmiştir. Hatta ölmüş uzaylı fotoğrafları bile yayınlanmıştır. Ayrıca birçok uzaylı kaçırılması vakası iddiası vardır. Bu insanlar uzaylılar tarafından kaçırıldıklarını ve geri döndüklerini iddia eder. Bundan başka halende devam eden birçok UFO görme olayları mevcut. Bunların bazılarının görüntü ya da fotoğrafları var.

 

Dünya dışı varlıkların olma olasılığı bilim adamları tarafından gözardı edilmez. Bunun için uzaylı arama çalışması kapsamında S.E.T.I (Search for Extra Terrestrial Intelligence)

(http://www.seti.org/) Projesinin başlangıcı 1984'lere dayanır. Projenin amacı gök kubbeyi tarayıp akıllı bir sinyal yakalayabilmek. Bu tahmin ettiğinizden çok zor bir iş bir anlamda samanlıkta iğne aramaya benziyor. Çünkü çok geniş bir alanda her seferinde toplu iğne başı kadar bir alan tarandığı için ev kullanıcılarından da bilgisayarlarının işlemcilerini kullanmalarına izin isteniyor. Alınan sinyallerin analiz edilip akıllı varlıklardan gönderilip gönderilmediğine karar verilmesi ciddi bir çalışma gerektiriyor. Tabi bunun için yazılımlar var ama teleskop ayarları ve son analiz için önemli sayıda bilim adamı çalışmakta bu proje kapsamında.

 

Diğer yandan bir canlının hayatını sürdürebilmesi için gerekli olduğu düşünülen suyun ancak bir gezegende olabileceği düşünülmekte. Bilindiği gibi suda 100 derecede kaynar 0 derecede donar. Bu koşullar ancak yıldıza belli uzaklıkta olan yıldızlarda olabilir. İşte yıldızda bu uzaklıkta olan gezegenlere Goldilocks kuşağındaki gezegenler denir. Şu anki inanışa göre uzayda canlı varsa ancak uzayın farklı yerlerindeki yıldızların bu kuşağında ortaya çıkmış olabilir. O yüzden bilim adamları gezegen ararlar ve özellikle goldilocks kuşağında olan gezegenleriççç

 

Son olarak Bilim adamı Dirac Samanyolu galaksimizde canlı sayısını veren bir denklem geliştirdi. Dirake denklemi olarak bilinen bu denklem şöyle:

 

N = R* X  fp X ne X fl X fi X fc X L

 

N: İletişim kurmayı umabileceğimiz uygarlıkların sayısı

R*: Samanyolu Galaksisi'ndeki yıldız oluşma sıklığı

fp: Bu yıldızlardan kaç tanesinin gezegene sahip olduğu

ne: Bu gezegenlerden kaç tanesinin yaşama elverişli olduğu

fl: Yaşama elverişli gezegenlerin kaçında yaşamın oluştuğu

fi: Bu gezegenlerin kaçında akıllı yaşamın oluştuğu

fc: Bu gezegenlerin kaçında iletişim kurma yetisine yahut isteğine sahip ırkların varlığı

L: Bu tür bir uygarlığın umulan yaşam süresidir

Şeklinde ifade edilir. 100 milyardan fazla galaksi olduğu düşünülürse varın sonucu siz tahmin edin.

serol.aksel@gmail.com



YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.