Yerel tohumlar uluslararası tekellerin eline mi geçecek?

15.08.2014 19:03:49
A+ A-

Çocukluğumda patlıcan, domates, biber, taze fasulye gibi sebzeleri toplardık. O zamanlar sera olayı yoktu. Her şey mevsiminde ekilir dikilir toplanırdı. İnsanlığın ilkel dinsel ritüelleri bile o dikim aylarına göre ayarlanırmış. Hatta, genellikle örneğin patlıcan gibi sebzelerin en dipteki yani toprağa en yakın iri ve alımlı olanları tohumluk bırakılırdı. Daha sonra dalında kuruduktan sonra tohumları çıkarır ve satmaya götürürdük, don lastiğinden ekmeğe kadar her şeyi satan bakkal amcalara. Üç beş kuruş alır harçlığımızı çıkarırdık. Bu tohumlar dipten değil mi, diye sorduklarını anımsıyorum.

Şimdilerde ise domates tohumlarını satın almak zorunda kalıyor üreticiler. Bunun yanında satın aldıkları tohumlardan yeniden tohumluk alamıyorlar, tohum satıcıları tohumları kendi çıkarlarına göre ayarlıyorlar çünkü.

Mümtaz Başkaya, Cumhuriyet Bilim Teknoloji ekinde Anadolu'nun yerel tohumlarını iyi korumamız gerektiğini belirtiyor ve binlerce yıllık sürede yerelleşerek o yere iyi uyum sağlayan tohumları yitirmenin bizi geleceğe taşıyamayacağını söylüyor. Bağımlı hale geleceğimizin ısrarla üzerinde duruyor.

Onun ağzından vereyim:

"Uluslararası tohum şirketleri, farklı coğrafyalardan ele geçirdikleri tohumları kendi çıkarlarına uygun biçime getirip çoğaltıyor. Daha sonra da bu yeni tür tohumları kendi adlarına tescillendiriyor ve patentlerini alıyor. Böylece o bitki tohumlarını hak sahibi olacakları biçime dönüştürüyorlar."

Başkaya, binlerce yıldan bu yana kendi döngüsüyle tarım yapabilen Anadolu, hem yerel ve geleneksel tohumlarını hem de şirketlere bağımlı hale geleceğini belirterek yazısını sonlandırmış.



YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.