Yüksek tansiyon ve kas kuramım

18.02.2016 09:57:18
A+ A-

'Güçlü Türkiye, güçlü devlet' falan diyorlar ya sanki alim ulema olmuşlar, ellerinden kitap düşürmüyorlarmış, kuram üstüne kuram geliştiriyorlarmış gibi; bence devlet ekonomi ve ordu yani nicel olarak ne kadar güçlü, büyük olursa olsun şu iki devlet gerçekte çökmüş demektir, yalnızca bir kütle demektir: 1- Felefecileri siyaset ve ekonomi dahil herşeyle ilgilenmeyen devlet, 2- Pısikologları(Psikologları), pısikiyatırları(psikiyatrları), pısikoloji(psikoloji) akademisyenleri siyaset ve ekonomi dahil herşeyle ilgilenmeyen devlet. Yani siyasete, ekonomiye ve ordu gücüne hapis olmuş, özdeşleşmiş devlet. Çünkü damarlarından felsefe ve pısikoloji çekilmiş, çıkarılmış bir devlet en önemli hayat damarlarını yitirmiş, koparmış, atmış demektir. Ve ülke siyaset-ekonomi-silah üçgeni içinde döner durur ve döne döne de bir girdapda(girdapta), döne döne, nitel, ruh, beyin, kişilik olarak küçüle küçüle yok olur gider.
 
Bu yüzden gerçek, doğru, güçlü bir ülke hem felsefe hem psikoloji bilimi üzerine kurulu olan hem de bunların saygın egemenliği altında olan ülkedir yoksa ulusal(milli) geliri, ordusu, dış ticareti, sanayisi, nüfusu, toprağı çok büyük ülke değil.
 
Bu bakımdan benim felsefe anlayışım Batı felsefesi tarihi ve düşünürleri(filozofları, felsefecileri) üstüne yatmış tavuk gıdaklaması değil herşeyi didik didik inceleyen mikroskop, teleskop, cımbız ve elek anlayışı içerir. Bende felsefe Batıya dalkavukluk değil bir bilimdir.
 
Bu bağlamdan olarak tıb fakültesine gitmemiş olmama karşın tıb(tıp) ve sağlık konularında birşeyler üretmem de zorunludur ki bunu yapıyorum. Amaçım(Amacım) tıbçılık(tıpçılık) ya da doktorculuk oynamak değil felsefenin özünün görevini yapmak ve sorunlara yaklaşımlar sunmak, üretmektir. Kalkıp felsefe diye okey, tavla, satranç oynayacak değiliz çünkü felsefe bir ruh, beyin geğirtisi ya da yellenmesi değil bir bilimdir ve bilim gibi davranmak zorundadır, kendine ve hayata. Bence gerçekte felsefe merceksiz mikroskop ve merceksiz teleskoptur.
 
Yüksek tansiyon konusunda bundan önce yazmış olduğum 'Yüksek tansiyon kuramım ve çözüm kuramım' adlı yazımda yüksek tansiyonun nedeninin sinir yapısı(sistemi) ile kas yapısı arasındaki bağın, ilişkinin zayıflaması olabileceğini yazmışdım(yazmıştım). Bu yazımda o yazıma uygun bir kuramımı, savımı yazıyorum: Yüksek tansiyon ve kas ilişkisi.
 
Bence yüksek tansiyon ile toplam kas hacimi(hacmi, oylumu) ya da toplam kas ağırlığı arasında bir ilişki olabilir. Ancak burada öncelikle derim ki bu yazımda da kuramıma konu olan yüksek tansiyon damar daralması, damar sertleşmesi gibi damar sorunları ile ilgili olan yüksek tansiyon değil, sinirsel yüksek tansiyon denilen tansiyon türüdür.
 
Biliniyor ki kaslar kan ile beslenirler yani kanı kendilerine çekerler. Bu açıdan kasların iyi beslenmeleri için damarların geniş ve kanın bol ve besleyici olması gerekir. Bu durumda insanda kas lifi sayısı değişmeyeceği için, kas hacimi ya da ağırlığı ne kadar çok olursa kas yapısı bedendeki kandan o kadar çok kan çekecektir ve kan dolaşımındaki kanı o kadar azaltacaktır. Kan dolaşımındaki kan miktarı azalınca da kanın damarlara yaptığı basınç düşecektir. Yani bu durumda; kişide kas hacimi ya da ağırlığı ne kadar azalırsa kan dolaşımına o kadar çok kan fazla girecektir, katılacaktır; damarlarda kan bolluğu oluşacaktır ve bu da kanın damarlara basınçını arttıracaktır.
 
Bu durumda hem sinirsel yüksek tansiyonun nedenlerinden biri de bedendeki kas haciminin ya da ağırlığının azalması olabilir.
 
Bu yüzden kuramım ki kas hacimini ya da ağırlığını arttıran halter yani ağırlık çalışması sinirsel yüksek tansiyona karşı büyük başarı sağlayacaktır. Hacim olarak artan kas kütlesi bir mürekkep kağıtı gibi, damarlardan daha fazla kan çekimine neden olacaktır ve bu da yüksek tansiyonu düşürecektir. Ancak burada çok önemli bir konu şu: Ağırlık kaldırma setlerinin 3X10'dan fazla olmaması yani 10'luşar 3 setten çok olmaması ve setler arasında, kaslara kan dolması için 1-2 dakika beklenilmesi; yani ağırlığı ya da halteri alıp 'Kaldırabildiğin kadar kaldır' değil çünkü bu durum 'Kas yanması' denilen şeye neden olur yani kasların incelmesine ve bu da kasların damarlardan çok kan çekmesine engel olur, bence. Olağanıdır ki 20 Kg'lık bir ağırlık ortalama 6 kez kaldırılmalıdır. Ve şu da çok önemli ki bacak çalışması da çok önemlidir çünkü bacak kasları bedende çok önemli yer tutar ancak bacak çalışması için biraz daha çok ağırlık ve örneğin 10 kez gibi biraz daha çok kaldırmak gerekir ki ağırlık sırta konur. Bu durumda; kol ve bacak kasları çalışması çok önemlidir ancak 'Body' yani 'Vücut geliştirme' yani 'Teşhir kası geliştirme' yanlışına düşülmemelidir çünkü hep yazdığım gibi gerçekte sıpor(spor) bedene yarar verse de beyine, ruha, kişiliğe büyük zarar verir ki bu yüzden Uzakdoğu sıporları denilen sıporlar felsefe ve yoga gibi zorunluluklarla yapılır.
 
Yani koşu, yüzme, yürüme gibi şeyler de sıpordur, yarar sağlar ancak bunlar damarları kalınlaştırmazlar ve uzun sürelerle yapıldıkları için damarları ve dolayısıyla kasları inceltirler ve dolayısıyla damarları da inceltirler; kaslar inceldikçe damarlar incelir, damarlar inceldikçe kaslar incelir bence çünkü uzun süreye kan yetiştirebilmek için damarların daralması gerekir bence oysa 5-6 kez ağırlık kaldırmak için damarların incelmesi değil kalınlaşması yani genişlemesi gerekir çünkü ağırlık kaldıran kaslar daha çok miktarda kana gerek duyarlar bence.
 
Örneğin düzenli olarak hem uzun yürüyüşler yapan hem de yüzen yüksek tansiyon hastası insanlar vardır yani hala, yine de yüksek tansiyon hastasıdırlar çünkü bu tür sıporlar kas liflerini yeterince kalınlaştırmazlar, bedendeki kas hacimini yeterince arttırmazlar ve tam aksine olarak kas liflerini daha da inceltirler ve böylece damarlardan kan çekilmesini ancak sıpor anında sağlarlar bence.
 
Yani şöyle düşünelim: Çimdiklenen yer ya da iğne ile iğnelenen yerler kızarır, kanlanır, o yerlerde bir kanlanma oluşur; ağırlık da kaslar üzerinde böyle bir etki yapar bence ve kasları kanlandırır.
 
Ancak dediğim gibi 'Teşhir kası' dediğim kasa yönelmemek gerekir, yalnızca kol ve bacak kaslarını ağırlıkla çalıştırmak, kalınlaştırmak, kas kütlesi hacimini az da olsa arttırmak yeterlidir bence.
 
Dediğim gibi bu yalnızca bir kuramdır, araştırılması gereken; araştırılmışsa da boşver.
 
 
Necdet Gürçiftçi
Patentsiz, dinsiz, yerli üretim bir Türk/Türkiye bilgesi
İnternette yayınlandığı zaman:18.2.16/09.28