Zekilikler ve Aptallıklar

11.02.2015 20:39:20
A+ A-

Bob Fester’in ‘Salaklık Tarihi’ kitabının (Aykırı Yayınları) sonunda tarihsel salaklıklarla ilgili birçok soru sorulur ve yanıtlanır. Biz de bunların üzerinden bir irdeleme deneyeceğiz.

Soru 1:

Zeka, doğamızın ulaştığı başarının en yüksek noktası değil mi?

Soru, görülebileceği gibi, kendinde boşluklar içeriyor:

Eğer en yüksek noktadaysak, aşağıya doğru gideceğiz demektir, en azından bazılarımız ya da çoğumuz.

Eğer soru şöyle sorulursa:

İnsanlık, tarihinin en yüksek noktasında mı?

Bazı noktalarda evet. Bazı noktalarda hayır.

Evet, çünkü en yüksek ortalama eğitim ve okuryazarlık düzeyindeyiz ama ne yazık ki etkin okuryazarlık, yalnızca 60 yıllık bir çabaya dayanabilmiş olarak, aşağıya doğru inmeye başladı bile.

Hayır, çünkü bazı tarihsel hatalar bininci kere falan aynen yapılıyor. Örneğin ABD, büyük devlet olarak kendini batırırken, beraberinde milyarlarca kişiyi de kabire ve kubura doğru çekiyor.

Soru şöyle de sorulabilir:

İnsan zekası, canlı zekasının en yüksek noktası mı?

Bazı noktalarda evet. Bazı noktalarda hayır.

Evet, çünkü uzaya gidebildik.

Hayır, çünkü bunu yalnızca binde bir yeğledi. Yani binde dokuz yüz doksan dokuz uzaya gidemedi. Gitmek falan da istemiyor.

Soru 2:

Kim daha aptal: İlk insanlar mı, bizler mi?

Hem şimdiki insanlar, hem ilk insanlar tür olarak yok olma tehlikesi yaşadığı için, aptallıkta eşitler denebilir.

Şimdiki insanlar ise, kendilerini yok etme üzereler ama bunun zorunlu evrim yaratmışlığı ve bunun da bir zeka eseri olduğu durumu da var. Yani, yine hem evet, hem de hayır, sorunun yanıtı.

Soru 3:

Teknoloji bizi kurtarmaz mı?

Hem kurtarır, hem de yok eder. Zeka gibi yani.

İlaçlar ömrü uzattı ama berbat bir yaşlılık da getirdi sonuçta. Ayrıca, ilaçlar en azından şimdilik bunamayı engelleyemedi.

Teknoloji asıl bizi şöyle kurtaracak:

İnsan türü er veya geç kendini yok edecek. O zaman gelmeden önce, teknoloji bize başka gezegenlere yerleşmişlik olanağını getirecek.

Soru 4:

Zeka bağımsız bir özellik midir, yoksa hangi okula gittiğimizle bağıntılı mıdır?

Tam da bana sorulacak soru. (Böylelikle bu soruyu, hem MIT, hem de NASA / CERN kurumları için yanıtlamış olurum.)

Her ikisi de ABD tarafından ve özellikle zeki öğrenciler için kurulmuş olan, lise AFL’ye ve üniversite BÜ’ye gitmeseydim, zekamı koruyamazdım. Ancak, benimle birlikte, hem AFL’ye, hem de BÜ’ye gitmiş olanların hiçbiri zekasını koruyamadı.

Yani, zeki doğarsın, ancak zekiler için kurulmuş olan bir okul da seni daha zeki yapar, yapmayabilir de. Zeki doğmamışsan işin epeyi zor, taşıma suyla değirmenin döner. Akademisyenlerin % 99’u zeki doğmamıştır ama bilimsel makale yazarlar işte.

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.