Zika virüsü kuramım- 2

30.01.2016 07:04:46
A+ A-

Bu virüsün daha önceki yazımda genle ilgili bölümünü yazmışdım(yazmıştım). Bu bölümde ise farklı bir bölümünü yazacağım.
 
Demokrasi, uygarlık, vicdan, insanlık olmayan ülkelerde iktidarlar sıkıştılar mı hemen bombalar, silahlar patlar, dikkatleri iktidardan dağıtmak için. Acaba küresel birileri de dünyadaki küresel işleri ya da varlıkları sıkıntıya düştüklerinde, dikkatleri dağıtmak için, insanlığın, dünyanın başına yeni yeni hastalıklar mı bela ediyorlar?
 
Şimdi de Zika virüsü ve hastalığı çıkdı(çıktı). Bu virüs ve hastalığı şimdi çıkmadı, 1947'den beri biliniyormuş ancak ilk kez dünya çapında, küresel oldu; önceleri zavallı Afrika ile sınırlı imiş. Tuhaf ki Afrika yalnızca açlığın merkezi değil Aids, pankreas kanseri ve Zika hastalığı gibi tedavisi zorlu hastalıkların ya da şeylerin de merkezi.
 
Felsefe ve felsefeciler kara kutu yani kapalı kutu yani bir kutunun içini görmeden içindekini anlama yöntemi ile çalışırlar yani sıfır olanaksızlık ile oysa bilimin ve bilimcilerin ellerinde birtakım teknolojik aletler, araçlar vardır örneğin mikroskoplar, teleskoplar, laboratuarlar gibi. Felsefe kara kutu ile çalışmak zorundadır çünkü felsefe hem herşeyle ilgilenir hem de herşeye ait herşey var olmayabilir yani felsefe bu açıdan 'Olanaksızlığın olanaksızlıklarının' bilimidir de. Bu yüzden bu yazılarımdaki veriler ancak medya haberleri ile sınırlıdır.
 
Zika virüsü ve hastalığı diye birşey çıkmış. Felsefe, felsefeci, ben ne yapabilirim? Hiçbirşey çünkü mikroskoplarımız, laboratuarlarımız, deneklerimiz yok ki bu iş için bir de mikroskopun da, laboratuarın da son gelişmişleri gerekli. Bu durumda yapabileceğimiz şey var olan verilerle birşeyler üretebilmektir.
 
Bu bir virüs olduğuna göre basil değil yani çubuk biçimli değil tanecik yani dairesel biçimli.
 
Verilere göre Zika virüsü beyine zarar veriyor yani harap etmek olarak zarar veriyor yani niceliğine, boyutuna ve küçük bir beyin yaratıyor. Yani anlaşılan ki beyini seven ve beyini yiyen bir virüs. Yani önce şunu anlamak gerek: Bu virüs maymundan aldığı mikrosefalilik genlerini mi anneye bulaştırıyor ve mikrosefaliye neden oluyor yoksa bu virüsler beyini yiyip küçültüyorlar mı yoksa beyin için gerekli şeylerle beslenip beyinin küçük kalmasına mı neden oluyorlar? Bir de şu var: Bebekler doğmadan önce mi mikrosefali oluyorlar, doğduktan sonra mı ya da ikisi de mi? Doğum olduğuna ve bebekler de yaşadıklarına göre bu virüs doğrudan öldürücü birşey değil demekki(demek ki).
 
Benim beyin ve mikrop ya da virüs denilince akılıma(aklıma) ilk gelen şey tetanoz ve kuduz virüsleridir. Bu virüsler beyini çok severler ve en sevdikleri şey de beyindir; bu yüzden çizik ya da ısırık yerinden girer girmez hemen sinirleri bulurlar ve sinirlerden çok kısa bir zaman içinde beyine giderler ve beyini yemeye, beyinle beslenmeye başlarlar ve tedavi başarısız olursa sonuç da acı, vahşi bir ölüm olur. Verilere göre sanıyorum ki bu virüs de beyini çok seviyor ancak ölüme neden olmuyor tuhafki(tuhaf ki) yani acaba beyinle mi besleniyor yoksa beyine gelen kanla ya da besleyicilerle mi de beyinin gelişimini engelliyor eğer ortada gensel bir durum yoksa?
 
Bundan 15 yıl kadar önce Ms'li bir hastası olan kişiye Ms hastalarında tetanoz aşısının denenip denenmediğini sormuşdum(sormuştum); denendiğini ancak işe yaramadığını söylemişdi(söylemişti). 
 
Acaba Zika virüsü nedenli mikrosefali bebek doğumu durumu tetanoz aşısı olmamış kadınlarda mı yoksa tetanoz aşısı yapılmamış bebeklerde mi ortaya çıkıyor? Bu hastalığın eskiden beri olduğu Afrika'da ve şimdi yayıldığı Güney Amerika'da sanıyorum ki ülkelerin yoksullukları yüzünden insanlara ya da bebeklere tetanoz aşısı zorunlu olarak yapılıyor olmayabilir ya da yalnızca hastalık durumunda yapılıyor olabilir. Bu durumda şunu düşünmek gerekiyor bence: Acaba herkese ve doğan bebeklere tetanoz aşısı yapılsa bu hastalık ortaya yani mikrosefalilik ortaya çıkmaz mı? Bu hastalığın yayıldığı yerler herkesin tetanoz aşısı olmadığı yerler mi? Bu hastalığın ortaya çıktığı hamileler ya da anneler acaba tetanoz aşısı olmamış kimseler mi? 
 
Eğer tetanoz aşısı yeterli ya da çözüm olmuyorsa acaba kuduz aşısı etkili olabilir mi? Ya da bu hastalığın virüslerini tetanoz ya da kuduz aşısılarının(aşılarının) içlerine katıp bir aşı yapılabilir mi? Çünkü durum gerçekten çok vahim çünkü bu hastalığa aşı 10 yıldan önce bulunamaz deniliyor ve 10 yılda bu hastalıktan dolayı binlerce değil milyonlarca mikrosefali bebek olabilir. Bataklıklar kurutuluyor deniliyor ancak sivrisinekler yalnızca bataklıklarda yaşamazlar.
 
 
Necdet Gürçiftçi
Patentsiz, dinsiz, yerli üretim bir Türk/Türkiye bilgesi
İnternette yayınlandığı zaman: 30.1.16/07.01