Anlamanız için kaç Çernobil gerek?

16.04.2015 17:58:11
A+ A-

Gelişmiş tüm ülkelerin, artık yavaş yavaş terk etmeyi tartıştığı ve hatta birçoğunun artık terk ettiği nükleer enerji, gelişmemiş ülkeler için hala bir çıkış yolu olmakta. 3. Dünya ülkesi olmaktan neredeyse kıvanç duyacak olan Türkiye, Dünya'nın nükleer enerji çöplüğü olmak için en öndeki yerini alıyor.

Halkın çoğunluğunun bellek sahibi olmamasının ceremesini toplumun tamamı çekmekteyken, Çernobil'in izleri her yıl hatırlatılıyor. Ama işte nafile... Nükleer santralin bir ölüm makinesi olduğunu anlamak için daha kaç Çernobil gerek acaba?

Tüm çağdaş ülkeler daha sağlıklı enerji üretimine yönelirken, bir nükleer enerji çöplüğü haline gelmeyle nasıl övünülür? İktidarın her icraatını ayakta alkışlamayı bir tik haline getirmiş değerli Türkiye insanı, bunu da alkışlarken aslında neyi onayladığının farkında mı?

Toplum sağlığı? Sahi siz içki ve sigarayla mücadele ediyordunuz değil mi? Üstelik bu iki ürünün sağlığa tehdit oluşturma olasılığıyla nükleer enerjinin tehdit oluşturması arasındaki farkı da hiç görmeyerek. O zaman basit bir mantık yürütelim. Her gün içki içen bir insan, ileriki yaşlarda ciddi sağlık sorunları yaşayabilir. Hatta ölebilir. Ama ölmeyebilir de hastalığa neden olacak derecede içmiyor olabilir. Bir nükleer santral sızıntı yaptığında ya da infilak ettiğinde kaç kişi ölür peki? Nesiller boyunca nasıl bir tahribatı olur?

Şimdi birkaç 'akıllı' çıkıp içki ve sigarayı övdüğümü söyleyerek asıl meseleyi gölgede bırakmak isteyebilir. Zaten bu o kişilerin en iyi yaptığıdır.

Öte yandan İsveç'in yaşadığı çok önemli bir soruna dikkat çekmekte fayda var. Geçtiğimiz yıllarda İsveç'in çöpü bitmişti! Evet efendim. Çünkü İsveç ülkedeki enerji ihtiyacını çöple sağlamakta. Bundan dolayı Norveç'ten çöp satın almaya başladı. Ama bu bildiğiniz bir satın alma değil. Karşılığında para alıyor İsveç. İşte bu ülke hem enerji üretimini daha akılcı bir şekilde sağlıyor, hem çöp gibi bir atıktan kurtuluyor; hem de başka ülkelerden çöp alarak bir de para kazanıyor. Buyurun.

Daha güneş enerjisi var, rüzgâr enerjisi var. Bak bir de çöp varmış.

Düşecek diye uçağa binmeyecek miyiz? Patlayacak diye tüp almayacak mıyız? Değil mi canım?

Şimdi gelelim, Akkuyu'daki nükleer santrali yapacak olan Rus firma Rasotom'a.

Bizimkilerin yine vazgeçemediği alışkanlığıdır. Geçmişte depreme dayanıksız binaların sahibi firmalara verilen kamu ihalelerini unutmadık. Şimdi ise çok sayıda kaza sicili olan Rosatom'a memleketi emanet ediyorlar.

Akkuyu'daki nükleer santrali yapacak olan Rosatom'la yapılan anlaşma gereği Türkiye, santral tamamlandıktan sonra 15 yıl boyunca üretilecek elektriğin %50'sini kilovat/saat başına 12,35 cent ödeyerek satın alma garantisi veriyor. Oysa 2014 yılında belirlenen toptan elektrik birim fiyatı 6,92 cent. Bu da demek oluyor ki iki katına yakın elektrik fiyatıyla karşı karşıya kalacağız.

Bu işten en kazançlı çıkacak olan Rosatom. Çünkü bedelsiz bir şekilde sahip olduğu alana bu santrali inşa ettiğinde firmanın 31 Milyar dolar kar etmesi bekleniyor. Zararda olansa ekonomik ayağı açısından Türkiye vatandaşları olacak. Bunu geçelim; para yerine gelir. Asıl mesele aşağıda.

Rosatom'a neden güvenemeyeceğimize dair kaza sıralaması şöyle:

Kyshtym Santrali-Rusya 29 Eylül 1957

Çernobil-Ukrayna 26 Nisan 1986

Sosnovy Bor-Rusya 1992

Leningrad Nükleer Güç Santrali- Rusya 1975, 1992, 2005, 2009

Görüldüğü üzere firmanın sadece bir santraldeki kaza sayısı 4. Çernobil dünyaya bedel zaten.

Bu listeye Akkuyu'nun eklenmeyeceğine dair bir garanti var mı? Devlet ne yapmak istiyor? Bunun açıklamasını yaparken de çevrecinin daniskası olduklarını söyleyecekler, değil mi?

Akkuyu'ya yapılacak nükleer santral daha şimdiden alarm veriyor. Buna başlarken reklamlar yapıp övünen devlet, önce doğaya sonra insan yaşamına düşecek ateşin sorumluluğunu üzerine almaya hazır mı?

Gelişmiş ülkeler çöpünü enerjiye çevirirken, Türkiye Dünya'nın nükleer çöplüğü haline getiriliyor. Tekrar sormakta fayda var. Daha kaç Çernobil gerek?



YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.