Bir bostan kolay meyve vermiyor... #ModaGeziBostanı

01.08.2014 08:05:40
A+ A-

Dün Moda Gezi Bostanı hakkında yazmıştım. Malumunuz dün dozerlerle geldiler, otopark yapacaklarmış diye. Moda'nın tek açık alanı ve afet toplanma yeri, aynı zamanda Moda'nın da bostanı olan o yere. Mahalleli 'Yaptırmayız' dedi ve nöbet başladı, tüm gün ve gece de orada geçirildi, daha da orada geçirilecek. Dün bostanda kalabalık bir forum yapıldı ve 'Burası bostan ve afet toplanma alanı olarak kalacak, yıktırmayacağız. O otoparkı da yaptırmayacağız' iradesi bir kez daha gösterildi. Dün alalacele yazdığımı fark ettim de bir bu kadar daha yazayım dedim, uzundur da gelmiyordu yazma hissi :) 

Bostan'ın nasıl bostan olduğunu anlatayım dedim biraz, sonuçta bir bostan kolay kolay meyve vermiyıor, bir mücadele de kolay kolay örülmüyor, kolay kolay da kazanılmılyor. 
Gezi Parkı sonrası oluşan park forumlarından sonra bazı mahallelerde daha yerelden mahallesindeki sorunlarla ilgili çalışma yapmak, mücadele hattı örmek için mahalle dayanışmaları kuruldu. Kadıköy'de Yoğurtçu Parkı özelinde bu dayanışmalardan biri de Caferağa Dayanışması oldu. Caferağa'da oturan, yaşayan ve mahallesiyle ilgili sorunları konuşmak isteyenler için de bir durak haline geldi kısa zamanda Caferağa Dayanışması. (Caferağa Kadıköy'de en güzidesinden bir mahallemiz, Kadıköy'ün göbeğinde olması ve bir çok insanın çalıştığı, okuduğu, zamanını geçirdiği, bulunduğu, kısacası çoğu Kadıköy'lünün, hatta Kadıköy dışından insanların da orada oturmasa da orada yaşadığı bir mahallemiz)

Caferağa Dayanışması ilerleyen süreçte, Ocak ayında Caferağa'da uzun zamandır kullanılmayan bir evi 'Reddet, işgal et, yeniden inşaa et' diyerek işgal edip, bütün mahallelinin ve mahalleli olmayanların da burada zamanını geçirmek, sobasına odun atmak, çatısına kiremit döşemek, kapısının üstündeki tozu silmek, burada çalışmalar yapmak isteyen herkese evi açtı. ('Evi açtı' derken, bir evin birilerine açılmasını kastetmiyorum aslında, hep birlikte olup, hep birlikte çöpünü temizleyen, hep birlikte sobasını yakan, hep birlikte çayını demleyip, hep birlikte çayını içen, dayanışma halinde olan bir sürü insandan bahsediyorum) Ocak'tan beridir o evde türlü atölye çalışmaları, etkinlikler, film gösterimleri, forumlar, toplantılar, bir sürü iş yapıldı. O ev onun içinde olan herkesle birlikte yaşadı, üretti.

Velhasıl kelam gelelim bostana; Caferağa Dayanışması'nın bir forumunda eski sabit pazarın olduğu, muhtarlığın yanındaki alanı bir bostan yapma, orayı canlandırma, toprağı ürün verir, insanı toprağa dokunur bir yer haline getirme, orada yapılmak istenen yapılaşmalara karşı bir mücadele hattı yaratma önerisi geldi ve herkesçe kabul edildi, ardından da bostan için çalışmalara girişildi. Toprak bellendi, çapalandı, kazma vuruldu, havalandırıldı ve ardından bir Mart günü yüzlerce insanın katıldı ekim şenliğiyle tohumlar toprağa ekildi. Tohumlar toprağa ekildikten sonra da binbir emekle, mahalledeki çocukların belki ilk kez toprağa dokunup bostandaki fidelerin çöplerini temizlemesiyle, mahallelinin her gün önünden 'geçerken acaba bugün ne kadar büyümüşler' demesindeki hassasiyetle, bir çok gencin bostanı sularken bir yandan da çayını içecekleri bir alanı bulmasıyla, boynu bükülen domates fidelerinin çardağının yapılmasıyla büyütüldü. Bundan yaklaşık iki hafta önce de bostan ekinleri ilk meyvelerini verdi. Yine yüzlerce kişinin katılımıyla bostanın hasatı hep birlikte yendi. (Bostan hala meyve vermeye devam ediyor, gelip yiyebilirsiniz :) )

Yani gelgelelim bir bostan kolay yetişmiyor. Bu bostanda bir sürü kişinin emeğiyle, mücadelesiyle, şehrin içinde betonların arasında ufacık bir toprak parçası olmasıyla, önünden gelen geçen bir sürü kişinin aklından betonu bir süreliğine de silerek böyle yerlere ihtiyacı olduğumuzu düşünmesiyle, düşündürtmesiyle orada neden bir otopark, neden o otoparkın üstüne bir çocuk oyun alanı istenilmediğini defalarca kez söyledi. Çocuklar toprakla oynayabilsin diye, arabasını otoparka park etmek isteyenler o bostanın verdiği meyvelerden yiyebilsin diye, o alan da çay içebilelim, top oynayabilelim, piknik yapabilelim diye, o alan afet toplanma alanı diye, yani tam olarak buna ihtiyacımız olduğundan...

Şimdi bostanda nöbet tutulmaya devam ediliyor tüm bunlar ve daha fazlası için, bir sürü insanla. Bence sen de gel. Hatta bazen sırf bir arada olmak için gel. Ne yazık ki bir araya gelmek için ille de bir neden arayan insanlarız hepimiz, bulmuşken bir arada olma fırsatını onun için de gel, fikrinle, sohbetinle, çalgınla belki çayınla gel. Hem her yeri betona çevirmek isteyenlere 'yıktırmayacağız' demek için, hem de dayanışma için, dayanışmak için gel.                  

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.