Brezilyalı kadınlar GDO’ya karşı

04.05.2015 22:55:29
A+ A-

Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar (GDO), dünyanın dört bir yanında olumlu ve olumsuz görüşleri karşı karşıya getirmeye devam ediyor. Bir tarafta, GDO’lu ürünlerin yüksek kalite ve üretim miktarı, erken olgunlaşma ve biyolojik dayanıklılık gibi faydaları olduğunu savunan ve bundan getiri sağlayan özel sektör. Diğer tarafta, muhalif kesimde ise, tekelde toplanacak GDO’lu ürünleri, doğaya ve kendi varlıklarına tehdit olarak gören yerel üreticiler bulunuyor. Hayvanların ve bitkisel ürünlerin geleceğinden kaygılananlar, sadece küçük toprak sahipleri değil, ekolojist akademisyen ve aktivistler de onların mücadelesine destek veriyor. Brezilya’da ise bu karşı duruşu temsil eden ve bunu eylemleriyle de destekleyen bir hareket var: Brezilya Topraksız Kır İşçileri Hareketi*, kısaca MST
 
Latin Amerika’da toplumsal hareket dendiğinde, Zapatistalar ve Sandinistler ile birlikte akla gelen ilk topluluklardan olan MST, toprak sahipliğindeki eşitsizliği ortadan kaldırmanın, gerçekçi bir toprak reformundan geçtiğini ve kırsal kalkınmanın ancak bu şekilde gerçekleşeceğini savunmak adına, kırsal işçileri bilinçlendirme ve örgütlenme faaliyetlerine devam ediyor. Kadınların etkin rol üstlendiği bu hareket, yüz binlerce köylü ve küçük toprak sahibi çiftçiyi çatısı altında topluyor. Askeri polis ve capanga denilen büyük toprak sahiplerinin adamları tarafından öldürülmelerine rağmen, mücadeleye 31 yıldır devam ediyorlar.
 
Ülke çapında ses getiren son eylemlerine 5 Mart 2015’te imza attılar. Topraksızlar üyesi yaklaşık 1000 kadın, ellerinde sopa ve bıçaklarla GDO’lu ürün prototipleri geliştiren bir biyoteknoloji firması olan FuturaGene’nin, São Paulo’ya yaklaşık 170 km uzaklıktaki Itapetininga’da bulunan tesisini işgal etti. Şirketin yaptığı açıklamaya göre, 2001 yılından bu yana geliştirilen ve sayısını henüz belirleyemedikleri GDO’lu eucalyptus (okaliptüs) ağaç prototiplerini işe yaramaz hale getiren kadınlar, tesisin duvarlarına “Kadınlar mücadele ediyor” ve “Gıda egemenliği için” gibi sloganlar yazdı.
 
Aynı saatlerde, federal başkent Brasília'da FuturaGene firma yetkilerinin de katılımıyla Ulusal Biyogüvenlik Teknik Komisyonu’nun (CTNBio) toplantısı gerçekleşiyordu. Bu toplantının amacı, GDO’lu okaliptüs ağaçlarının yasallaştırılmasını sağlayacak bir oylama gerçekleştirilmesiydi. Fakat gerçekleşemedi. Nedeni, çiftçilerin küresel sesi haline gelen La Via Campesina’nın 300 kişilik bir ekiple bu toplantıyı işgal etmesiydi. Oylama Nisan ayına ertelenmek zorunda kaldı.
 
Peki bu iki olayın birbiriyle bir alakası var mıydı? Çünkü, başkent Brasília ve São Paulo yakınlarındaki Itapetininga arası, BR050 karayolu üzerinden gelirseniz, tam 1010 km, yani yaklaşık 12-13 saatlik bir yol. MST’nin açıklamasına bakacak olursak, evet. MST’nin Ulusal Koordinasyon temsilcisi Atiliana Brunetto, bu eylemlerin senkronize olduğunu ve bu eylemlerle en büyük amaçlarının toplumda farkındalık yaratmak olduğunu belirterek, “Bu eylemleri yapmamış olsaydık, muhtemelen GDO’lu okaliptüs ağaçlarının üretimi sessizce yasal hale gelecek ve bunun bedelini herkes ödeyecekti” dedi ve ekledi, “komitenin kararlarını yakından takip ediyoruz, atacakları adım neyi gerektirirse o şekilde karşılık vereceğiz.”
 
Konunun muhataplarından FuturaGene firmasının Operasyon Şefi Eduardo Jose de Melo, ürünün çevre ve toplum için güvenli olduğu yönünde görüş beyan etti. Yine firmadan yapılan açıklamayla, H421 olarak da bilinen yeni okaliptüs çeşidinin, geleneksel üretime oranla %20 daha fazla verim sağlayacağı savunuldu. Bu savunuya, MST tarafından verilen karşılık ise yine Atiliana Brunetto’dan geldi. Brunetto, “GDO’lu okaliptüslerin daha verimli olduğunu düşünsek bile, bu yeni ürünün yüksek pestisitli* içeriğinin ve fazla su tüketimine neden olmasının çevreye zarar vereceğini” söyledi.
 
Sonuç olarak, MST’nin GDO’lu ürünlere neden karşı çıktığını üç temel başlıkta toplamak mümkün. Ilki, GDO’lu okaliptüslerin yüksek miktarda pestisit içermesi sebebiyle biyoçeşitliliği tehdit etmesi. Yapılan açıklamaya göre bu prototipler, 152 ülkede kullanılması yasak olan ve sufluramid olarak tanımlanan kanserojen madde içeriyor. Brunetto, Brezilya’nın 2009 yılından bu yana dünyanın en büyük pestisit* tüketicisi olduğunu belirterek, bu sözlerini Brasília Üniversitesi’nin yaptığı bir çalışmadan örnek vererek temellendirdi. Bahsi geçen çalışmaya göre, Brezilya’da tüketilen gıdaların %30’u pestisit sebebiyle insan sağlığını tehdit ediyor.
 
Ikinci temel çekince, GDO’lu ağaçların su tüketimini artıracak olması. Şöyle ki, geleneksel yollarla 6-7 yılda büyüdüğü belirtilen bu bitkiler, GDO sayesinde 4-5 yıl gibi daha kısa bir sürede büyümüş oluyor. Bu da bitki başına fazladan 25-30 lt/günlük daha fazla su tüketimi anlamına geliyor. MST, bu uygulamanın yasallaşması halinde, Espírito Santo nehrinin kuruyacağını, böylelikle bölge toprağının verimsizleşeceğini ve çölleşme tehlikesi ile karşı karşıya kalabileceğini söylüyor.
 
MST’nin GDO karşıtlığının son sebebi ise, GDO’lu ürünlerin, arıcılığın varlığını ve geleceğini tehdit ediyor olması. Yine MST’nin belirttiği üzere, Brezilya, dünyanın 10. büyük bal üreticisi konumunda bulunuyor. Yapılan üretimin yarısı da ihraç ediliyor. Brezilya’yı ilk 10’a sokan ve yaklaşık 500 bin kişinin gelir kapısı olan bu üretimin geleceğini tehlike altına alan durum ise, arıların, GDO’lu bitkilerin çiçeklerinden alacakları polenlerle zarar görmeleri olarak gösteriliyor.
 
Dipnotlar
*MST: movimento dos trabalhadores rurais sem terra
*pestisit: Tarım arazilerinde ortaya çıkan böcek, kemirgen ve yabani otların, bitkiye zarar vermemesi için kullanılan kimyasal maddelerdir.
 
Haber kurgusu yapılırken yararlanılan kaynaklar: MSTBrazil, teleSUR, PanAm Post, AFP ve GMWatch
 
Batuhan Sarıcan
Mart 2015

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.