Çaresizliğin Haykırışı!

03.02.2016 17:28:23
A+ A-

Aylardır avazımız çıktığı kadar bağırıyoruz. "Ali Dağı'nda (bir doğa hazinesi ve bir köyün merası) katliam var. Bu katliama son verilsin" diyoruz.

Sesimiz duvarlarda yankılanıyor, taşlardan ses çıkıyor, ancak yetkililer tınlamıyor, bile! Ne duyan var, ne de haykırışımıza kulak veren!

Şimdi de dağı talan edenlere soralım! Ey taş müptelaları! Yaptığınız ler, (her ne ise) yerle bir ettiğiniz Ali Dağı'ndan daha mı değerli?

Yapmaya çalıştığınız (tesis, bina, baraj veya gölet vs) geçmişi insanlık tarihi kadar eski Ali Dağı'nın tırnağı dahi eder mi?

Ya da yaptığınız tesislerin benzeri bin adedinin kıymetini (toplumsal yararını) toplasanız, yok ettiğiniz dağın milyonda bir değerine ulaşır mı?

İnsafa gelin ve yaptıklarınızı bir defa daha iyi düşünün.

Gelelim yetkililere ve işin hukuki boyutuna:

Hangi mantık, hangi sağduyu, hangi hukuki gerekçe güzelim Ali Dağı'nı bir iki müteahhide peşkeş çektiriyor?

Doğayı sevenler, kültür ve doğa varlıklarına sahip çıkanlar, "elektrik direğinde mahsur kalan kediye" dahi seferber olanlar.

Hani neredesiniz, neden sesiniz çıkmıyor?

Yanı başınızda, nefes alma yeriniz olan Ali Dağı, iki yıldır birileri tarafından (izinsiz, rızası ve bilinçsizce) parça, parça sökülerek, götürülmekte.

Doğayı ve çevreyi korumaya sorumlu olanlardan tutun da, Ali Dağı eteğindeki köylülere kadar, duymayan, bilmeyen kalmadığı halde;

Hep birlikte susuyor ve seyrediyorsunuz!

Her şeye rağmen yine de ses çıkmıyorsa/çıkarılmıyorsa veya aldırış edilmiyorsa, insanın aklına başka ihtimaller geliyor!

"Acaba" diyorsun, "talan edenler, malı götürenler" sırtlarını yukarıda, sağlam bir yere, ya da birilerine mi dayamışlar!

Yoksa bunca aldırmazlık, bunca suskunluk neyin nesi? Başka türlü izahı mümkün olmayan ve açıklanması zor bir durum, bu!

Son umudumuz adli merciler!

Ey duyarlı adalet! Sesimize kulak verin.

Yıllardır Ali Dağı tepesinde kırıcı iş makineleriyle dağın kafasını oyarak, inşaatlarına taş götürenleri bari siz durdurun!

Çünkü Ali Dağı hepimizindir. O halde ona sahiplenerek, zarara uğrayan kamu menfaatini (bizler adına) telafi etmek de sizlerin görevidir!

Öyle bir ders verin ki, bir daha kimse, basit menfaatleri uğruna bu tür barbarlıklara kalkışmaya dahi cesaret edemesin!

Bilmelisiniz ki; vatandaş olarak, o günü sabırsızlıkla ve hasretle bekliyoruz/bekleyeceğiz.

 



YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.