Diaspora domuzları…

07.11.2014 08:33:44
A+ A-

Balıkçı, her sene sezon takvimini bekler durur…

Bilir balıkçı; hangi oltanın, hangi misina ve kanca ile hangi balığı tutacağını… Türlü zokalar kullanır… Fırdöndüler de ona göre takılır… Ustadır!

Ve hep umut eder; deniz bu sezon daha formda olsun, daha iyi işler çıkartsın diye…

Geçit’in üreme döngüsündeki göçmen balıkları beklenir her daim…

İstanbul sularının ev sahibi balıkları ve balıkçının dört gözle beklediği geçit töreni, dört mevsim devam eder…

Çalan çanlarla, av başlar…  

Balıkçı; Geçit’in üstünde çaparisini su ile buluşturur; hava açık, deniz mutedil dalgalı, rüzgâr püfür püfür ve her zamanki gibi olta sallamaktan kollar uzamıştır…

İlk siftahımız izmarit, atletik uskumrumuz çiroz, denizlerin kekliği istavrit ve de aksakallı tekir; paşa paşa oltamıza takılır…

Zargana; sardalya, kolyoz, hamsi ile beslenir ve yem olsa da bazen sultana, gücünün yettiği her balığa saldırır…

Çinekop, sarıkanat daha Boğaz’ın sultanı lüfer olamamıştır… Ama sultan olunca, palamutla beraber hamsi ve kraça gibi küçük balıkları önlerine katarak tören alayına iştirak eder…

Lakerdanın kralı, Strabon’un akıntının palamutları ve ağabeyi torik Khalkedon önlerinden Byzantion yönüne sürüklenip, Haliç’te elle yakalanacak kadar bol olduğu dönemler çok geride kalmasına rağmen yine de Eylülden itibaren geçit merasimini devralırlar… (Hani ya -Çok afedersiniz! çingenepalmutları da bu törende arz-ı endam etmekten geri kalmazlar)

Amasyalı Strabon, Khalkedon'dan bahsederken "denizden biraz içerde, içinde küçük timsahların yaşadığı bir pınar vardı" der… Ama neyse ki! artık ne pınar ne de timsahlardan eser yoktur; Kurbağalıdere’de…

Bizden olanın hep bir ötekisi vardır ya hani?

Bu ritüelin de bir, persona non grata’sı vardır…

Balıkçı bilmez bunların nasıl tutulacağını…

Fırdöndüler işe yaramaz…

Bunlara uygun zoka yoktur!

Ya da zokayı bize mi yutturmuşlardır? acaba…

3. Köprü için ormandan geçen yollar habitatları parçalar, habitatlar parçalanınca yaşam alanları daralır bu da, Kuzey Ormanları’ndaki biyolojik çeşitliliği yok eder ya!

Yaşam alanları yok edilen, habitatları parçalanan ama aynı zamanda Geçit’te de istenmeyenlerdir, onlar…

Geçen sene yine Kasım ayında arz-ı endam ederken görülmüşlerdi… Geçit’in kaçakları!

Ve böylece,

Sezon takviminin kasım ayı çirkinleri nüshasına rastgele yerleştirilirler…

Şimdi savrulur, İstanbul Dükalığının sırça köşkleri!

Artık! Diaspora Domuzlarıdır onlar…

Ne diyelim!

Hadi!

Rast gele… 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.