Doğa özgür olmalı

20.11.2015 22:39:29
A+ A-

İnsan  doğanın  ayrılmaz bir parçasıdır.Doğanın en harika canlısı insandır.Doğa bütün güzelliğini insana bahşederken günü geliyor insan bu güzelliği tahrip etmek için doğaya karşı bin bir hileye başvurarak amansız ve acımasız davranıyor..O andan itibaren de doğa bütün gücünü öz savunma mekanizmasını devreye sokarak bağrında her türlü imkanı ve güzelliği sunduğu insandan intikam almaya başlıyor seller.heyelanlar,depremler,hortumlar,ve daha nice doğa olayı  bu savunmanın en temel özellikleridir.verdiği tepkilerden bir kaçıdır.Doğada adeta şunu diyor bende savunmasız değilim.

Doğa özgür kalmadıkça insanın özgür olması mümkün değildir.Ne zamanki insan doğaya hükmetmeye ,doğanın kurallarını ve özelliklerini bozmaya ve değiştirmeye zorlamışsa insanda kendi elleriyle özgürlüğünü kaybedecek ortamı yaratarak egemenlik altına girmeye başlamıştır.

Zira doğa akarsularıyla,dağları,ovaları,ve ormanlarıyla kısaca eko sistemiyle çayları, derleri ,şelaleleri,deniz ve akarsularıyla hep özgür olmayı ister.Ne zamanki derlerin önü tutulup setler çekilip doğanın özgürlüğüne engeller oluşturulunca doğada başka bir yeri tahrip ederek varlığını korumaya çalışmıştır.

İnsan ilk başlarda yani doğal yaşam sürecinde doğaya karşı bu kadar tahripkar değildi.Tam tersine barışık .bir durumda idi .Ne zamanki kar hırsı başlamışsa o zaman doğanında tahrip edilmesi başlamıştır.Özellikle günümüzde kapitalist tekelci sistemde doğanın tahribi daha da hızlandırılmıştır.Özellikle hidroelektrik sistemleri termik santraller barajlar vb birçok yapılanma yine insan egemenliği için yüksek teknoloji ile üretilmiş savaş araç ve gereçleri doğanın tahribatının boyutlarını daha da üst seviyelere çıkarmıştır.İşte tusinamiler,büyük depremler,gerek denizde gerek karada denen nükleer silah denemeleri sonucudur olanlar.

Peki doğa bütün bunlar karşısında sesiz mi kalacak kuşkusuz hayır.Her canlı ve cansızın bir savunma mekanizması vardır ve hep olmuştur.kendisine karşı bir tehlike gördüğünde savunma mekanizmasını devreye sokmuştur.Aksi halde varlığını sürdüremez.Demek ki buradan çıkan sonuç her varlığın barış içinde yaşayabilmesi için bir diğer varlığın özelliklerini tahrip etmeden kendini sürdürmesi gerekiyor.Yani doğanın dengesini bozdukça aslında insanında dengesi bozulmaktadır.

İnsanlık doğal felaketlerle karşılaşmak istemiyorsa doğayı tahrip etmekten doğanın özgürlüğünü kısıtlamaktan vazgeçmelidir.Depremlerde binlerce insanın ölmemsi için,yüzlerce insanın heyelan altında kalmamsı    için deney ve,savaşlarda kullanılan silahların yeraltı faylarının harekete geçirmemsi için,doğayı tahrip etmekten vazgeçmelidir.Ve hata insanlık varlığını ve geleceğini kaybetmemek için,doğayı tahrip etmemeli,doğanın özgürlüğüne saygı göstererek kendine saygı duymalıdır.Bu ilkeden hareketle herkes kendi varlığını koruyabilsin.dolayısıyla doğaya saygı insanın kendisine saygıdır.Doğayı koru ki kendini koruyabilesin.Anlayışı insanın en temel felsefesi olmalıdır ki gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakılsın doğanın dengesi bozulmadan varlığını koruyabilirse toplumda kendi dengesini bozmadan varlığını sürdürebilir.

14.11.2015

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.