Fukushima kâbusu hiç bitmeyecek mi?

27.02.2014 12:37:45
A+ A-

2011 Martında yaşanan nükleer felâket üçüncü yılına girerken, Fukushima Daichii Santrali'nde deyimin tam anlamıyla bir türlü "sular durulmuyor." 

Nükleer kazada zarar gören nükleer aksam su havuzlarında soğutuluyor ve radyoaktif kirlilikteki tonlarca su tanklarda tutuluyor. Ancak durum bununla kalmıyor. Çünkü suların depolanması, depolanmış suların sızdırılmadan tutulması ve bu suların temizlenme işlemleri büyük risk, zaman ve maliyet gerektiriyor.

http://fukushimaupdate.com/wp-content/uploads/2013/08/storagetanks-aerial.jpg

Örneğin, hasarlı reaktörlerin havuzlarda soğutulması sonucunda, hâlen tanklara depolanarak tutulan 350 bin ton radyoaktif kirlilikteki suya her gün 400 ton daha eklenmekte. Depolama maliyetleri bir yana, santralden sorumlu Japon devlet şirketi TEPCO, bir yandan da radyoaktif suları temizleme gayretinde. Şirkete göre önümüzdeki Ekim ayında Japonya, günde yaklaşık 1,960 ton radyoaktif su arıtabilecek.

http://fukushimaupdate.com/wp-content/uploads/2014/02/water-tank-workers.jpgTEPCO arıtma işlemini ALP (Advanced Liquid Processing) Sistemi adı verilen bir tür makinayla gerçekleştiriyor. "Multi-nüklid temizleyici" şeklinde tanımlanan bu makine, Trityum (radyoaktif hidrojen) dışında 63 çeşit radyoaktif maddeyi kirli sudan temizleyebiliyor. ALPS'nin günlük kapasitesi 750 ton. Ancak düzenli kontroller ve parça değişimi için durdurulması gerektiği için 560 ton civarı arıtma yapabiliyor.

Bununla beraber TEPCO, Ekim ayında ikinci bir ALPS'yi devreye sokmayı planladığını duyurdu. Öte yandan Japon Hükümeti de Sonbahar'da 500 tonluk bir üçüncüsünü kullanıma sunacak. Böylece önümüzdeki Kışa doğru radyoaktif suların temizlenme kapasitesinin yaklaşık 2000 tona çıkarılması bekleniyor. Temizlenmeyle, suyun denize dökülmesi durumunda zararlı etkilerinin azalmış olacağı bekleniyor.

http://fukushimaupdate.com/wp-content/uploads/2014/02/storage-tank-cleaning.jpg

Bilindiği gibi geçtiğimiz Nisan ayından itibaren Fukushima'daki depolama tanklarından sızıntı haberleri gelmeye başlamıştı. Haziran-Temmuz aylarında  uzmanlarca  "ciddi kaza" ya da "3. derece nükleer alarm" olarak nitelenen radyoaktif sızıntılar gerçekleşmişti. Fukushima sahilindeki santral alanından Büyük Okyanus'a  sızan radyoaktif sular Amerika'da dahi endişeye yol açmıştı. Ancak o gün bugündür Fukushima'daki radyoaktif sularla ilgili rahat bir nefes alınmış değil.

TEPCO en son, Şubat ayının ortalarında bir tank sızıntısı haberi daha verdi.  100 ton kadar olduğu belirtilen radyoaktif sızıntıya insan hatasının neden olduğu anlaşılıyor. Çünkü TEPCO'nun verdiği bilgiye göre, büyük depolama tanklarından birinin kapağı yanlışlıkla açık bırakılmış.

Denizden 700 metre kadar uzaklıkta, 30 bariyerli tank bölgesinde, bariyerlerin birinin içerisinde 7 ayrı yerde sızıntı tespit edildi. 4.Reaktör yakınlarındaki tanktan kaynaklanan bu sızıntıyı, devriye gezen bir işçi farketti. Yapılan ilk ölçümlerde litre başına 230 milyon bekerel, beta ışını yayan radyoaktif  Strontium 90 izotopları bulundu. Japonya'nın kabul ettiği yasal radyoaktivite sınır değeri ise litre başına 30 bekerellik Strontium'dur.

TEPCO yetkilileri, son sızıntının Okyanus'a karışmadığını çünkü bölgeden denize ulaşan su arkı, kanalizasyon gibi yolların bulunmadığını söylüyor. Ancak daha önceki sızıntı tecrübeleri halkın güvenini sarsmış durumda. TEPCO sözcüsü Masayuki Ono basına verdiği demeçte şunları söyledi: "Çeşitli önlemler alıyoruz. Fakat böyle bir sızıntıyla halkı endişeye sevkettiğimiz için özür dileriz."

Fukushima'daki nükleer aksamın soğutulma işleminin ne zaman sona ereceğini kimse bilemiyor. Ama 5-10 yıl gibi kısa bir sürede böyle bir sonuç beklemenin hayâlden öte olmadığı bilimsel olarak ortada. Dolayısıyla soğutma havuzlarındaki suyu depolama, depolanan suyu temizleyip imha etme meselesi Japon devlet adamları ve Japon halkı için âdeta hiç bitmeyecek bir kâbusa dönüşmüş durumda.

 



YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.