İnsanlığın hayvanlıkla imtihanı

15.08.2015 12:23:16
A+ A-

Yaşamımızın belli bir noktasına geldiğimizde, o ana kadar daha yakından tanımayı denemediğimiz için sevemediğimiz bir hayvanı,  yaşamımızdaki  o dönüm noktasından  sonra, kendimize onu daha yakından tanıma  şansı verdiğimizde ancak o hayvanın ne kadar da çok sevilesi ve değer verilesi  bir canlı olduğunun farkındalığına varıyoruz.

Dahası  o andan sonra sadece o hayvan değil, bütün canlıların, Dünya'da insanlarla eşit yaşamsal haklara sahip olduklarının farkındalığına da varıyoruz. O  farkındalık anına kadar geçen geçmiş yaşamımızda,  hayvanlara düşman olmasak bile, hatta yüzeysel olarak sevsek de,  hayvansal farkındalığımızın oluştuğu o ana kadar asla bu kadar saygı duymamış, adadaletli  bakmamışızdır hayvanlara.

Bu noktada,  yaşamımızın geride kalan kısmında neden bu denli derinlikli bir hayvan sevgisine ulaşamadığımızı düşünürsek, nedenlerden birinin  insani önyargılarımız olduğunu görürüz.
Koku yapar,  çiş yapar,  allerji yapar,  zamanımı alır,  mekanımı işgal eder,  sevgi  ister vs. gibi korkular bizi   "tanışma, yakınlaşma, yakından tanıma"  olgusundan uzaklaştırır ve bu da maalesef hayvanlara karşı  insanların önyargılarından dolayı araya koyduğu genel mesafeyi oluşturur. Çocukların, hatta bazen büyüklerin onlara "hayvanca" davranmasının bilinçaltındaki sebebi de işte bu önyargılardır.

Ama insanlarla hayvanlar arasında sevgisel ve hukuksal bir iletişimin olamamasının en büyük nedeni, aç güzlü insanlığın kar hırsıyla ilgilidir.
İnsanlık, geçmişten bugüne hayvansal ticaretten büyük paralar kazanmış, bu uğurda gözü dönmüşçesine acımasızca davranmış, hayvanlara acı çektirmiş,  iskence yapmış ve yaşamlarına son vermiştir. İnsanoğlu, yiyebileceği kadar, tüketebileceği kadar hayvansal besin kullanmak yerine, aşırı para hırsı nedeniyle gerektiğinden çok çok daha fazla hayvanın yaşamına son vermektedir. İnsanlık bu kar hırsı nedeniyle 21.yy'da daha azgınlaşmış, günümüz teknolojisinin imkanlarından da faydalanarak hayvanlara daha ağır tahribatlar vermeye başlamıştır.

Ülkelerin hayvanları korumaya veya düzenli avlamaya yönelik yasaları yeterinde adil olmamakla birlikte bu yasaların sık sık çiğnenmeside hayvanlar açısından ayrı bir hendikap oluşturmaktadır.

Biz insanlara has olan "kar hırsı" ve "önyargılar" yüzyıllardır insanlığın hayvanlarla iletişememesine  neden olmuştur.

Umarım gelecek insanlık, Dünya'nın sadece güçlülerin Dünya'sı olmadığını, var olan herşeyin, herkesin, her zerrenin insanlarla eşit yaşamsal hakka ve eşit Dünyasal mülke sahip olduğunu kavrar ve hayvanlarla iletişimini hak, hukuk ve sevgi boyutuna taşımayı başarır.

Dünya'yı, üzerinden var olan her şeyle  paylaşmayı, bölüşmeyi, öğrenmek zorundayız. 
Aksi  halde hep birlikte yok olmaya mahkumuz.



YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.