Kaplumbağalar da boğulur!

31.12.2013 09:57:54
A+ A-

İnsanların yeni yıla girme hazırlığı ve telaşı içinde oldukları yılın bu son gününde, kıyıya vurmuş ölü bir kaplumbağadan bahsetmek, kimilerine göre oldukça yersiz, anlamsız ve önemsiz gelebilir. (Haber kaynağı) Ya ölü olan bu kaplumbağanın kabuğunda insanlara ulaştırılmak üzere yazılmış bir mesaj yer alıyorsa? Yine de bunu yılbaşı kutlamalarının yapılacağı bir günde yersiz, anlamsız ve önemsiz bulacak mısınız? 

Elbette ki farkındayım, ölü bir kaplumbağanın kabuğuna yazılı olan bir mesajın, insanlara yılbaşının mutluluğu ve heyecanını vermeyeceğini. O insanlar ki, hep birşeyleri kaçırıyormuşçasına yaşadıkları bu gürültülü telaş ve koşuşturma içinde, pulları yer yer dökülmüş, kabuğu soyulmuş ölü bir Caretta Ceratta’nın mesajının farkına varmayabilirler de.

Ama bir gerçeklik var ki, hiçbirimiz bu kaplumbağanın çığlığını duy(a)madık! 

Çünkü kullaklarımız, insanların birbirine ve doğaya karşı giriştikleri binlerce yıllık sömürü ve katliamların kanlı tortuları ile tıkanmış bir durumda... Kulaklarımız insanlığın günahlarından öyle bir tıkanmış ve kirlenmiş ki, yaşamın binbir renkli sıcak sesi artık yüreklerimize akmaz olmuş.

İşte Mersin Erdemli’de, ilk bakışta şaşkınlık ve üzüntü yaratan, sonrasında ise çaresizliğin ve öfkenin hâkim olduğu bir durum ile karşı karşıya kalındı. Bunun nedeni sadece kıyıya vuran ölü bir Caretta Caretta’nın bedeni değildi. Çünkü kaplumbağanın ölü bedenine biraz daha yaklaşıldığında, yüzgecine ağır bir taşın bağlandığı görülmüştü. Demek ki, bu kaplumbağa doğal yollardan değil, insani(!) yollardan ölmüştü. Yani boğularak öldürülmüştü. Bu kaplumbağanın böyle ölmesi istenmişti. Bu gezegende bunu yapabilecek tek canlıya ise ne yazık ki insan(!) deniyordu.

İşte, nesli tükenmekte olan bu Caretta Caretta’nın cansız bedeninin biz insanlara(!) verdiği mesaj kısacası ne kadar da acımasız, vahşi ve de sadist olduğumuz göstermesiydi.

Diğer yandan bu kaplumbağa, hâlâ silahlar üretip bunları kullanmaktan keyif alan ve kendi türü ile birlikte tüm doğayı da katletmekten rahatsızlık duymayan bir bilince sahip insanlık ailesinden olduğumuzu, yine ölü bedeni ile bizlere hatırlatıyordu.

Birşeyi daha hatırlayordu, insanın gazabına uğrayan bu Caretta Caretta; gerçekte insan doğaya uyum sağlayamayan ve çok da akıllı olmayan bir canlı türüdür. Çünkü böyle olmasaydı insan, bu gezegeni kendi türünün yanısıra diğer bütün canlılar ile birlikte paylaştığının da farkında olurdu. Böylece bir yandan bu gezegeni gözetmesi gerektiğini, bir yanda da bu gezegende yaşamak için gerekli olan herşeyi herkesle paylaşması gerektiğine dair bir ilkeden hareket ederdi. Doğayı, insanları ve diğer canlıları yok etmek yerine, onlarla uyumlu bir yaşamı organize etmenin yöntemlerini geliştirirdi.

Fakat insanlar şimdiye kadar bu yolu tercih etmedi ve görülen o ki, yakın bir zaman içinde de edeceğe benzemiyor. 

Bu nedenle insanın insana propagandası diyebileceğimiz ve dilimizden bir türlü düşüremediğimiz insanın akıllı bir varlık olduğuna dair kalıp yargıdan da vazgeçilmesinin zamanının geldiğini hatta çoktan geçtiğini düşünüyorum. Belki bu sayede akıllı olabilmek için neleri yapmamız ve yapmamamız gerektiğini düşünmeye başlayabiliriz.

Herşeyden önce, insanların bir kısmının artı değere kapitalistçe el koymaları ve bunu sürekli kılmak ve arttırmak için giriştikleri rekabet, mücadele ve savaşlar nedeni ile nasıl da barbarlaştığının fark edilmesi ve bunun engellenmesi gerekiyor. Çünkü kapitalizm doğa ile uyumlu, doğaya saygılı ve insanları barışçıl bir içerik ve biçimle yanyana getirecek kodlara sahip değildir. 

Dolayısıyla üretim ve tüketimdeki akıldışı olan bu eşitsizlik nedeniyle sınıflara bölünmüş olan bu toplumsal yapıya ve iktidara hâkim olan insanlarca ne ağaçlar önemseniyor, ne de kaplumbağalar. 

İşte bu yüzden bu kaplumbağanın kabuğunda insanlara ulaştırılmak üzere yazan kısa mesaj tam da bundan bahsediyordu; insanın doğaya uyumsuz oluşu ve de akılsızlığı nedeniyledir ki, doğanın ve bütün canlıların böylesine değersizleştirilmesi, insanların açlıktan ve soğuktan ölmesi, ağaçların kesilmesi, kaplumbağaların boğulması.

Evet, bugün yılın son günü. 

İnsanlar yeni yıla girmenin hazırlığı ve telaşı içindeler.

Ve derinlerde bir yerde pulları yer yer dökülmüş, kabuğu soyulmuş, yüzgecine ağır bir taş bağlanmış ölü bir Caretta Ceratta’nın çığlığı sessizce kıyıya vuruyor, insanlığın tüm günahlarını hatırlatırcasına.

 

umitaggul@gmail.com

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.