Kent ormanı yapmak için ağaç kesmek

12.12.2014 12:21:12
A+ A-

Kent ormanı yapmak için kentin ağaçlarını kesiyorlarmış. Haberi okuyunca hep olduğu gibi önce dalga geçiyorlar sanırsam dedim. Yani bi türlü öğrenemedim ki, bizim memlekette en ay ilahi gerçekten mi yav diye duyup öğrendiğim hemen her şey, gayet ciddidir. Gayet olmuştur, yapılmıştır. Yapılası olmasa bile yapılmıştır, olacak iş değilse bile oldurulmuştur.

Elmalı baraj gölü su toplama havzasındaki ormanlarda kent ormanı yapmak için ağaç kesmek de.. işte nasıl desem bilemiyorum tam olarak böyle oldurulan bir şey. İnsan bazen olanı biteni ifade etmekte yetersiz kalıyor değil mi? Çaresiz kalıyor, ne dese hava civa oluyor.

İşin komik bir yanı daha var: Proje kapsamında TEM otoyolu ile baraj gölü arasında kalan ormanlık alan “yabani hayat için” tahsis edilmiş. Yabani hayat bunlara nasıl minnettardır şimdi. İyi ki zahmet buyurulup talan edilen ormanların bir kısmı bırakılmış. Yabani hayat da işte burada kendi çapında takılsın diye. Kent ormanı yapmak için ağaç kesenlerin, yabani hayvanları korumak için önce bi güzel yerini yurdunu darmadağın etmesi de gözden kaçacak bir üstün zeka beyanı değil.

Projenin tam adı: “Elmalı Kent Ormanı 7 Bölge-7 Park” Memleketin 7 bölgesi ve illeri, 7 park ile lokanta, mesire yeri, sosyal tesisler vs ile temsil edilecekmiş. İstanbul’un ormanlarını rant tanrısına kurban etmenin bilmem kaçıncı yaratıcı bahanelerinden biri. Yok değildir diyen lütfen meramını orman yapılacak diye kesilen ağaçlara anlatsın. Yerinden yurdundan edilen mahlukata anlatsın.

Bak güzel kardeşim, sana hangi dilde hangi imanda hangi ideolojide ya da hangi normlar dahilinde, hangi moral değerler eşliğinde, hangi ahlak çerçevesinde seslenmek gerektiğini bilmiyorum. Çok bilinen ve Kızılderililere ait olduğu söylenen iki sözü tekrar edeceğim, başka da bi şey dilimden gelmiyor şimdi.

Bu dünya bize atalarımızdan miras kalmadı. Biz onu çocuklarımızdan ödünç aldık.

Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde; beyaz adam paranın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacak.

Çocuklarına büyük binalar, dev tesisler, durduğu yerde para basan mülkler, villalar evler hanlar hamamlar saraylar ve iş yerleri, fabrikalar, gökdelenler bırakabilirsin. Sonra günü geldiğinde o çocuklar da kendi çocuklarına bunları bırakır, hatta üzerine ekler, dahasını da bırakır. Bıraktığın her beton mabet, torununun çocukları için – o da çok iyimser bir tahminle – susuzluk havasızlık dünyasızlık demek olacak. Bunu anlamak çok mu zor?

Olmaz mı sanıyorsun, yani sence şu dünyanın kafası çalışan bilim insanları külliyen yanılıyor mu? Suyu kirlet, kaynağını kurut, ağaçları kes, her yeri betonla sıva ve tüm bu tahribatın sonucunda iyi bi şeyler olacağını bekle? Hakikaten mi? Doğayı talan ederek yapılan o büyük projelerin gelişmişlik göstergesi olduğunu savun, medeniyet budur falan de? Bu mu, gerçekten mi, olacak şey mi?

Geriye her anlamda çöl bırakacaksın. Kurumuş kavrulmuş kirlenmiş beton çölleri. Hayır üstelik, bir de gayet zevksiz beton ve ihtişam çölleri. Çünkü o kadar ama o kadar zevksizsin ki.. yok, olduramadım, tanımlayacak bi şey bulamadım. Korkunç derecede zevksizsin çünkü. Torunlarına korkuyu, korkunçluğu, zevksizliği de miras diye bırakacaksın. Para da bi işlerine yaramayacak, haberin olsun. 

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.