Kuzey Ormanları: Bir Masalın Sonu!

17.06.2015 14:11:22
A+ A-

90'lı yılların başlarına kadar masalsı, küçük hayatlar sürüyorduk çocuk bedenlerimizde!

Karadeniz'in haşin dalgalarından korunmak için kıyıdan bir-iki kilometre içeride, bir dere yatağı boyunca kurulmuş olan küçük bir köyde çocukluğumuzu çocuk gibi yaşıyorduk... Hemen batımızda kalan büyük orman ise gündüzleri adeta cennet gibi yeşiliyle çocuk ruhlarımıza yaşama sevinci eker, akşam güneşle beraber gözden kaybolduğunda ise kendi ürkütücü gizemine bürünürken, bizi de o gizemin girdabına sokardı. Yani; önünde Karadeniz, arkasında Belgrad Ormanı olan bu köyde biz çocuklar sanki bir masalın içinde yaşardık!

Ama masal çabuk bitti!

Bir gün, savaşa giden bir ordu gibi yüzlerce iş makinesi köyün tepelerinden birinin üzerine Bizanslılar tarafından 6. yüzyıl sıralarında inşa edilmiş kulenin etrafında yerlerini almaya başladı. Aynı gün vurulan ilk kazmayla beraber, yıllarca süren hummalı bir çalışma ve sonrası kaybolup giden geleneksel köy dokusu ve tabi bu dokunun yerini alan dev yapılar! O yıllarda İstanbul'da "country tarzı" evler yeni yeni boy gösteriyor ve yüksek gelirli ailelerin tercihlerinde ön sıraları alıyordu. Şehir merkezinin boğuculuğundan kaçan bu zümre artık yaşamak için kentin periferisindeki bu kırsal alanlarda soluğu almaya başlamıştı. Sonuçta, 25 yıl önce başlayan bu yapılaşma süreci boyunca bizim masallardan çıkan köyümüzün topoğrafyası insan eliyle değiştirildi ve artık hayatın doğal akışına uygun olarak yeni bir boyuta evrildi.

Artık Gözler Üzerimizdeydi!

Tam iki sene evvel. Mayıs ayının ilk günleri. Bahar iyiden iyiye üstümüze çökmüş, her taraf alabildiğine yeşil ve gökyüzü mavi... Henüz, "iki ağaç için" denilen Gezi patlak vermemiş ama eli kulağında! Çam ve akasya ormanının içindeki küçük göllerin birinin başına her zamanki gibi bir kaç bira içmeye gittiğimiz günlerden biri... Her zamanki manzarayı bekleyen bizleri bir şok bekliyordu bu sefer! Ormanın içinde hunharca kesilmiş akasya ağaçlarının yıkık gövdelerini görünce başımıza gelecek büyük felaketin iyice yaklaştığını anlamış olduk! Vandalların nefesini yakından hissediyorduk artık! Evet, beklenen 3. Köprü ve Kuzey Anadolu Otoyolu inşaatı maalesef çocukluğumuzun küçük cennetinde başlamıştı.

Gelelim Günümüze!

Köprünün ve otoyolun güzergahına baktığımızda İstanbul denen devasa şehrin kuzeyini boydan boya katettiğini görüyoruz. Yıllardır sağ ve sığ politikacıların popülist politikalarının sonucu iş, finans, hizmet ve sanayi sektörlerinin merkezi olan İstanbul doğal olarak da Anadolu insanı için bir çekim merkezi oldu. Bunun sonucu ise yoğun ve plansız göç, çarpık kentleşmeyi -doğrusu gecekondulaşmayı-, yetmeyen altyapıyı, arsa temini sorununu ve çileye dönüşen trafiği beraberinde getirdi. Şehir gitgide eşelek dediğimiz merkezden yavaş yavaş taşmaya ve kenti çevreleyen yeşil alanlara doğru hızla ilerlemeye başladı. Evet, merkezde çılgınlaşan arazi fiyatları, muktedirlerin gözlerini halkın ortak mülkü olan ormanlara çevirmesine neden oldu!

Kentin son yeşili Kuzey Ormanları, vandal zihniyete kurban gidiyor artık. 20 yıldan fazla İstanbul'u ve 15 yıla yakın tüm Türkiye'yi idare eden bu vandal ve müteahhit zihniyet, Kuzey Ormanları'nı tar-u mar ediyor adeta! Yok olan endemik bitkiler, hızlıca ve acımadan kesilen koca koca ağaçlar, kurutulan göllerde yaşayan balıklar, kurbağalar, yol inşaatından kaçmaya çalışan sincaplar, karacalar, tilkiler ve tabi kuşlar aynı bizim çocukluğumuzda olduğu gibi "ellerinden alınan cennetlerine" ağıt yakıyorlar maalesef. Kaçışırken yollarda ezilenleri yazmasam yeridir ama hakları kalır sonra!

İnsana esirgediği saygıyı diğer canlılara da göstermesini beklemediğimiz zihniyetin 50 yıl sonrasına bırakacağı miras işte bu: Kanlı otoyol!

Şimdi otoyol ve köprü inşaatı tüm hızıyla devam ediyor. Her yer şantiye, her yer iş makinesi! Dev kamyonlar tozu dumana katarak ilerliyor ormanın içlerinde. Kepçeler bağrını deşiyor o ormanların ve dinamitler patlatılıyor biteviye, şuursuzca! Kesilen ağaç sayısı üç yüz bin deniyor fakat bu resmi makamın rakamı. Gerçek bunun çok çok ötesinde!

Otoyol hızla ilerliyor fakat insanlık yerinde sayıyor!

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.