scorecardresearch.com Maslak-Taksim-Kuşdili üçgeninde rant, kent suçu, doğa katli... - sidar gürkan - Radikal Blog

Maslak-Taksim-Kuşdili üçgeninde rant, kent suçu, doğa katli...

03.04.2014 01:26:12
A+ A-

Uzun zamandır blog yazısı yazmamakla birlikte bugün tüm günümü evde bilgisayar başında geçirdiğimden mütevellit bu yazıyı yazdım, yoğun seçim gündemi içerisinde ne olur nerelere kayar bilemedim lakin yazmamaktan iyidir herhal. Öncelikle Ceylanpınar'a selamlar olsun...

 

Elif İnce'nin dün Radikal'de yaptığı iki haber bu yazının ana eksenini oluşturuyor. Bir haber Maslak 1453 ile ilgili olan haber, diğeri de Taksim'deki trafiği yerin altına çeken dalış tünelleriyle ilgili. 

 

Maslak 1453, hakkında mahkeme olmasına rağmen yapımına devam edilen ve şu an neredeyse bütün daireleri satılmış bir şekilde bitmek üzere olan bir Ağaoğlu betonarmesi. Şimdi o betonarme hakkında yürütmeyi durdurma kararı var ama gel gör ki inşaatın bitimine bir kala inşaatı durdurma kararı çıkıyor. Doğa katledilsin, binalar yükselsin, her şey bitsin, mahkeme sonra karar versin. Bir kişi de çıkıp demesin ki; bu inşaat hakkında mahkeme var. Aman Ağaoğlu 3-4 yıl daha kaybeder, zarar eder mazallah, başbakanımız da üzülür sonra. Ağaçlar kesilsin, ormanlar katledilsin, Ağaoğlu'na, paşa çocuğuna zeval gelmesin...

 

Gelelim diğer habere; o da Taksim'deki dalış tünelleri:
Taksim'deki trafiği 'yerin altına' alan tüneller... Tünel inşaatları ile ilgili plan değişikl
ikleri hukuksuz bulunarak iptal edilmişti malumunuz. (Bahsi geçen ve iptal edilen planın içinde Gezi Parkı'na yapılması buyruk edilen Topçu Kışlası projesi de vardı.) Plan iptal edilmesine rağmen durdurulmayan inşaat da Eylül 2013'te açılmıştı. İptal edilen planla yapılan tünel şu an kullanılıyor, hatta su bile bastı, havuz oldu. Şimdi o plan hakkında bir kez daha iptal kararı çıktı ve tüneller kaçak yapı durumuna düştü, yani olduğu duruma...

 

Bu iki haber birden yan yana gelince daha bir dikkat çekici oldu ve düşündürttü beni. Şimdi Bilal'e anlatır gibi bir masal anlatacağım. Bu masalımda sizlere mahkeme kararı beklenmeden biten yapıları, katledilen ormanları, betona kondurulan kuşları, kalyonları, ağanın oğullarını anlatacağım;

 

"Benim bir projem var, herhangi bir ormana girip ağaçlara dalıp orada kendime süper lüküs bir malikhane yapmak istiyorum. Paraya kıyıp bir tane de imar planı almışım kendime en güzelinden. Sonra biri de çıkıp demiş ki; "sen bunu yapamazsın" dava açmış bana. Ben davaymış, mahkemeymiş hiç bakmadan devam etmişim inşaatıma, ne de olsa ağanın oğlu, paşanın çocuğuyum. Mahkeme de davayı nasıl olsa 3-5 yıla yayıyor, uzattıkça uzatıyor, ben o arada dikerim görkemli betonarmemi. Tam ben malikhanemi  bitirecekkene mahkeme diyor ki "yok sen onu oraya yapamazsın arkadaş". Ben şimdi ormanı katletmişim, evimi dikmişim, her şey bitmiş mahkemenin daha yeni aklına gelmiş. Ağaçlar kesilmiş, ormanlar katledilmiş, ağalar paşalar parayı cebe indirmiş, o beton orada dikilmiş, mahkeme izlemiş, bu masalda böyle bitmiş..." (masaldaki kişi ve kurumların gerçek kişi ve kurumlarla bir ilişkisi yoktur, aman ha çarpıtmayalım)

 

Şimdi sizce de bu masalda bir yamukluk yok mu? Neden mahkeme kararı anca 3 yıla çıkıyor? O masaldaki ağanın oğlu nasıl oluyor da proje hakkında mahkeme varken betonarme'yi oraya dikebiliyor? Ağaçlar kesiliyor, ormanlar katlediliyor, peki sonra ne oluyor? 

 

Bir de kaçak inşaat diyince aklıma Kuşdili Çayırı'ndaki Kurbağalıdere'nin yatağını değiştirme projesi geldi aklıma. Hani şu projesiz olan kaçak inşaat, sağ üstte fotoğrafı da var. İster misiniz, Topçu Kışla'sını yapamadılar, Topçu Kışlası niyetine Kuşdili'ne bir AVM diksinler? Valla istemeseniz de gidişat o yönde. Durdurmak ise elimizde, tıpkı Gezi gibi...    

 

Bahsi geçen haberler;

Maslak 1453'te dejavu

Taksim dalış tünelleri kaçak yapı

Kuşdili Çayırı'nda ne oluyor?



YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.