Megri Megri’den, "Vatanına Göz dikeni ez Oğlum"a nasıl gelindi.?

05.10.2015 19:42:58
A+ A-

Türkiye koşar adım 01 Kasım tarihinde yapılacak genel seçime doğru gidiyor, her ne kadar araştırma şirketleri yapılacak genel seçimde neticenin aşağı yukarı 07 Haziran tarihinde benzer bir netice ile çıkacağını söylüyor olsalar bile seçime katılan partiler 01 Kasım tarihinde oy oranını yükseltebileceklerini ifade ediyorlar.

Son dönemlerin aksine Türkiye 01 Kasım tarihinde yapılacak olan seçime "Güvenlik ve Ekonomiyi" öne çıkaran bir görüntü ile giriyor, Aslında bütün insanlık için olmazsa olmaz durumunda bulunan "Güvenlik ve ekonomi" olgusu son tahlilde bizimde kapımızı çalmış oldu.

Her zaman Ülkelerin ve o ülkeler içerisinde yaşayan insanların hayatlarında birinci derecede yer bulması gereken "Ekonomi" bazı dönemlerde ister istemez "Güvenlik" olgusunun gerisine düşüyor, Türkiye'de de son birkaç seçimdir tartışmasız ilk sırada bulunan ekonomi 01 Kasım tarihinde yapılacak genel seçimde Güvenliğin arkasına düşmüş oldu.

Türkiye gibi zor bir Coğrafyada bulunan bir ülke için zaten herkesin kabul edeceği gibi güvenlik asla vazgeçilmez bir noktada bulunuyor, Hemen her gün dengelerin değiştiği bir Coğrafyada bulunan  Türkiye'nin ister istemez öncelikli olarak "Sınır güvenliğini" ön plana alan bir siyaset izlemesi gerekiyor.

Özellikle 07 Haziran sonrasında meydana gelen terör olayları ister istemez Türk milletinin canını acıtmaya başladı, İsmine bir kesinin "Çözüm süreci" bir başka kesiminde "Yıkım süreci" dediği vaziyette yığınak yapan ve yaptığı bu yığınağı da "Megri Megri" türküsünün arkasına saklamayı başaran terör örgütü o gün bu gündür alçakça saldırılarına durup dinlenmeden devam ediyor.

07 Haziran tarihinden itibaren meydana gelen terör hadiselerinden sonra oy oranlarının beklenilenden daha fazla aşağıya indiğini gören AK Parti yıllar yılı uyguladığı "Megri Megri "siyasetini bir anda terk ederek "Vatanına göz dikeni ez oğlum" noktasına kadar geldi.

Normal şartlarda "Vatanına göz dikeni ez oğlum" eserinin ihtiva ettiği anlamı bilenler açısından böyle bir noktaya MHP gelse yada MHP seçim meydanlarında bu eseri seslendirse başta AK Parti olmak üzere bütün kesimler tarafından en ağır eleştirilere maruz kalmaktan asla kurtulamazdı.

AK Partinin çözüm sürecini ertelemesi, 07 Haziran öncesindeki bütün argümanlarını bir anda rafa kaldırması, 5 bin Korucuyu işe alacağını ilan etmesi, bir dönem darmadağın ettiği Özel Harekat Timlerini yeniden baş tacı etmesi yazımızın başında da belirttiğimiz gibi aslında nasıl bir "Makas değişikliğinin" olduğunun da en büyük delilidir.

Türkiye'nin iç ve dış politikalarını İskandinav ülkeleri ile karşılaştırmak yada üst düzey Avrupa ülkeleri ile kıyaslamak son derece yanlış bir düşüncedir, Türkiye'nin yıllar yılı karşı karşıya kaldığı anlaşıldığı kadarı ile de bundan sonra da uzun bir süre mücadele edeceği "Terör" hiç kimsenin şüphesi olmasın bundan sonraki siyasetin de belirlenmesinde başlıca etken olacaktır.

AK Parti kendisine yol haritası olarak belirlediği "Vatanına göz dikeni Ez Oğlum" felsefesini 01 Kasım tarihindeki genel seçimin ana unsuru olarak görebilir, bu anlayış ile 01 Kasım tarihindeki seçimi de kazanabilir ancak unutmayalım ki bu anlayış hem AK Parti'nin hemde Türk milletinin daha uzun bir süre vaz geçemeyeceği  bir felsefe olarak uzun yılar yanı başımızda durmaya devam edecektir.

Gelinen noktada "Vatanına Göz dikeni Ez oğlum" görüşünün "Megri Megri" görüşüne karşı üstünlük kurduğu bilhassa AK Parti tarafından da kabul edilmiş durumdadır, Dolayısı ile AK Partili yöneticilerinde kahir ekseriyatı da "Megri Megri de bizim için bir renk olsun ancak bizim için ana unsur Vatanına Göz dikeni Ez oğlum" olmalıdır demek durumuna gelmişlerdir.

Güvenliğin olmadığı bir coğrafyada ekonomik başarıdan asla söz edilemez Güvenliğin söz konusu olmadığı bir coğrafyaya hiç kimse yatırım yapmayacak, can güvenliği olmayan bir noktada hiç kimse evinden çıkmaya bile cesaret edemeyecektir.

Bu yüzden herkes aklını başına almalı, siyasetini de bir dönem daha iktidar kalma üzerine değil Türkiye Cumhuriyetinin dünya durdukça var olmasını sağlayacak adımların atılması sağlanmasına imkan tanınmalıdır ki vatandaşlarımız da bundan sonra güvenliği değil de ekonomiyi daha ön plana almalıdırlar.

 

 

 

 

 

 



YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.