Sivriada Katliamı'ndan bugüne sokak hayvanları 2

24.03.2015 17:53:44
A+ A-

Bir yıl bir ay önce yazdığım Sivriada Katliamı'ndan Bugüne Sokak Hayvanları  yazıma devam etme kararı aldım. Çünkü bir yıldan fazla bir zaman geçmesine rağmen sokak hayvanları ile ilgili bir arpa boyu yol alınabildiğini düşünmüyorum. Zaten kırık dökük yollar ve kaldırımların arasında yükselen kocaman mezarlar gibi binaların arasında nefes almamızı sağlayan minik canlar ve ağaçlar dışında bu şehirde yaşanabilecek birşey kalmamışken belediyelerimizin göstermelik işlerden daha fazlasını yapmayı bekliyoruz. Geçen yıldan bugüne artan ve çözülemeyen sorunları sıralayalım artık;

  1. Kurumlar Arası Kavgalar

    Yerel Belediyelerimizin sınırları içerisinde ki yaralı ve hasta sokak hayvanlarına müdahale etmek istemeyen Büyükşehir Belediyesi. Yahu bu kavganın amacı nedir? Siz hayvanlarla ilgilenmediğiniz de yerel belediyelerimiz hayvan barınakları kurmuyorlar değerli büyüklerimiz. Yaralı hayvanın ne olduğunu merak etmiyorsunuz ama ben sizin için söyleyeyim, "Çoğunlukla yaşamlarını kaybediyorlar." umarım üzülmüşsünüzdür. En azından bunu yapmalısınız. Gerçek olduğuna dair size ufak bir yaşanmışlık da sunmak isterim. İstinye Sahilinde kömür karası ayağı ezilmiş ve acıdan bayılmak üzere 1-2 yaşlarında olan bir köpecikle karşılaştık ve hemen İBB'yi bilgilendirdik; çünkü 7/24 ambulans hizmeti vermekteler kendileri. Ardından bizi daha hızlı çözüm için Sarıyer Belediyesi'ne yönlendirdiler. Buraya kadar herşey gayet normal ilerliyor. Sarıyer Belediyesi Beyaz Masa birimi ile görüştüğümüzde bu ilçenin sokak hayvanları ile ilgili gece hizmet veremediğini ve mesai saatine kadar yardımcı olamayacaklarını söyleyip bizi İBB'ye geri yönlendirdiler.

    Biraz düşünelim istiyorum İBB, Sarıyer Belediyesi'nin üst birimi olarak gece hizmet verdiğinden habersiz midir? Cevap çok acı... İBB ile yeniden temas kurduğumuzda Sarıyer sınırlarında olan kedi ve köpeklerle kesinlikle ilgilenmediklerini ve ilgilenmeyeceklerini hatta oraya giriş çıkışın dahi sorun arz ettiği bahanesine sığınılarak köpeği alamayacaklarını belirttileri. Biz diretinceyse almak zorunda olmadıklarını ve araçlarının olmadıklarını söyleyip istediğimiz yere de şikayet etsek o köpeği aldırmayacaklarını beyan ettiler. Başka hayvan sever barınak yetkilileri ve bazı veteriner isimlerini de araya katınca İBB Hayvan Ambulansı bölgeye intikal etti. Hemde kanamalı hasta taşıdığı iddia edilen ambulansın servis gibi kullanılarak çalışanları eve teslim ettiği ortaya çıktı. Yorum sizin. Gerekli şikayetleri yaparak bir daha yaşanmamasını sağladık sanırım ama bu sadece İBB'nin tek bir barınağı.
     
  2. Geceleri Yaralananların Allah Yardımcısı Olsun Prensibi

    Başlık hepiniz için çok zalimce gelebilir. Ancak Ramazan ayında sahur vaktine doğru ilerlerken saatler kanamalı bir hastalığı olan sokak kedisini kendi sepetimiz ve aracımızla hayvan barınağına yetiştirdik ve hayvanı içeri sokmayı bırakın biz daha derdimizi konuyla alakalı eğitilmemiş ve site güvenlik görevlisi gibi davranan sanki bir canla muhattap olmuyormuşuz gibi muamele yapan bir güvenlik görevlisi ile geriliyorsunuz. Bu zor basamağı aştıktan sonra bir tek kediye dahi yer olmadığını Ramazan dolayısıyla barınağın yoğun olduğunu ifade eden bir görevli ile karşılaşıyorsunuz. Sanırım hayvan barınağı değil ya da içerideki hayvanlar Ramazan ayında nasıl bir yoğunluk yapıyor anlamak mümkün değil. Yavrucağımızı bırakamadığımız gibi kaybettik onu. Barınaklarımız çok iyi çalışıyor canlar.
     
  3. Sahiplenme Seçme Sınavları ve Mülakatları

    Her ne kadar espirili bir başlık seçsem de konu cidden bundan ibaret. Sahiplenme Seçme Sınavları ve Mülakatları(SSSM) koşullarını sağlar ve çalışanlar ile barınak gönüllülerini tatmin ederseniz eğer bir sokak hayvanı sahiplenebilirsiniz. Dalga geçmiyorum her anımızda duygu sömürüsüne varır cinsten sahiplen sloganlarının hepsinin içi boş sanırım. Daha bir süre önce ölen hayvanının yerine onu hatırlamak için yeni bir can sahiplenmek isteyen bir tanıdığımız sayesinde barınaklardan sahiplenme yapmanın da zorluğunu öğrendik. Hayvan severler olarak ne hayvan sokabiliyoruz ne de hayvan çıkarabiliyoruz...
     
  4. Yerel ve Yalan Çalışmalar

    Hiç de abartmıyorum durumu inanın. Sosyo ekonomik gelimişlikleri yüksek olan ilçelerde en iyi dost olarak tanıtılıyor hayvanlar ve sosyo ekonomik gelişmişlik düzeyleri az olan bölgelerde amıyoruz dahi isimlerini. Yerel Belediyelerin kedi/köpek evleri ile ve bazı seçilmiş mahallerde mama bırakma operasyonları dışında göz boyamayan ve gerçekçi çözümler ve yardımlaşmalar ile gereğinin yapılmasını bekliyoruz ama galiba fazla umutluyuz. Sonuçta yaşlılar ve engelliler hatta küçük çocuklu kadın ve erkekler için bile ulaşımın zorluğu ve nefes alma alanlarındaki güvensizlikler varken sanırım belediyeler enerjilerini asla doğaya ayırmayacaklar.
     
  5. Yasak Irklar

    Öncelikle söylemek de fayda vardır ki, TEHLİKELİ IRK YOKTUR, TEHLİKELİ SAHİP VARDIR! 
    İBB'nin barınaklarında ve yer yer sosyal medyada da Tehlikeli Irk uyarıları ve ihbar istekleri ciddi olarak korkutucu. Yahu siz bu ihbarları alınca ne yapacaksınız? Hayvanlara ötenazi mi yapacaksınız yoksa tehlikeli olarak tanımlamanıza rağmen diğer yavrucaklar ile yanyana mı tutacaksınız?

    Hala ve bence artarak devam eden hayvan dövüşleri devam etmektedir. Bunlarla mücadele olarak yaptığınız bir çalışma olsa ve duyursanız keşke. Samsun'da bulunduğum bir yıl boyunca herkesin kokrtuğu Rotriwer cinsi köpeği sevgiyle ve merhametle yetiştiren sahibi ile tanıştım ve bir kedi gibi hayvanın göbeğini sevdirmesine o zamanlar şaşırdım. Geçen yaz ise bi inşaat şantiyesi önündegDogo Argentino ile karşılaştım ve daha ondan korkmamıza fırsat kalmadan gelip başını bize okşattı. Şimdi bu hayvanların tehlikeli olduğu yalanını bırakalım da doğru slogona merhaba diyelim;

    TEHLİKELİ SAHİBE HAYIR!

Sorunlarımız sadece bunlar değil ve biliyoruz ki işini de cidden sevgi ve merhametle yapan görevliler de mevcut ve biz o güzel insanlarla da karşılaşıyoruz. Sadece isteğimiz bu belli başlı sorunların da bir an önce çözülmesidir. Düşünsenize insanın insana saygısı ve sevgisinin kalmadığıı şu günümüzde en azından hayvan sevgisi ile yeni bir başlangıç yapalım.

Naparsanız yapın şu hayatta ama büyümeyen evlatlarımız olan hayvanlarınızdan hiç vazgeçmeyin...

"Ne bir kap su ne de bir kap mama sizi fakir eder, paylaştığınız her sevgi sizin ve yeni nesillerin zengiliği olacaktır." umarım bu sözüm hoşunuza gider dostlar.

Sivriada Katliamı'ndan bu güne değişen en önemli şey kitle iletişim araçları ve bahane ne olursa olsun toplu imhalara izin vermeyelim!

muhammed.sipahi@gmail.com

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.