"Tüp Geçit Boğaz'daki kirliliği hapis tutuyor"

19.10.2013 03:52:26
A+ A-

Boğaziçi Üniversitesi Albert Long binasında devam eden Slow Fish İstanbul etkinliklerin ilk gününde anlatılan projelerden biri  MAREM (Marmara Environmental  Monitoring) projesiydi. Marmara Denizi’nin değişen fiziksel, kimyasal ve ekolojik şartlarını inceleyen bu proje ilk olarak 1954 yılında İlham Ertüz ve Olav Aasen tarafından Et ve Balık Kurumu bünyesinde başlamış. Söz konusu proje de bir deniz için yapılmış en uzun soluklu izleme projelerinin başında geliyor.

Etkinlikte MAREM projesinin sunumunu yapan Bülent Ertüz’ün anlattıkları ise İstanbul Boğazı ve Marmara Denizi hakkında çok fazla bilgiye sahip olmadığımızı gösteriyor .  Halk arasında boğaza dibinden bırakılan atıkların, akıntıyla çevre denizlere götürüldüğü sanılıyor. Oysa tam tersine bırakılan tüm atıklar tabanının düz olduğu sanılan fakat normalde çanak şeklinde olan İstanbul Boğazı'nın dibine, Marmara Denizi’ndeki birkaç büyük çukura birikiyor.  Bu da denizdeki mevcut kirliliği sürekli artırıyor. Sırf bu yüzden de Lüfer gibi oksijeni seven balıklar artık Marmara’ya uğramıyor.

 

*Bülent Ertüz boğazdaki akıntı geçişini ve boğazın taban yapısını anlatırken.

Buna ek olarak 29 Ekim’de açılacak olan Marmaray projesi de bu duruma adeta tuz biber olmuş. Bu konuda Bülent Artüz problemi şöyle anlatıyor : “Marmaray projesinde Boğaz’ın altından geçecek olan tüp geçit en başta boğaz dibindeki zeminin de altından geçirilecekti. Daha sonra bundan vazgeçilip, Boğaz tabanında eşik oluşturmayacak, yani akıntı geçişini engellemeyecek seviyeye kadar çekilmesi planlandı. Fakat son olarak tüp geçit direkt zemin üzerine eşik oluşturacak şekilde inşa edildi. Oluşan eşik ile Boğaz’a dökülen kirli atıkların eşik geçme boyu, engel geçme boyu da arttı. Dolayısıyla Boğazdaki kirlilik daha tutulur hale geldi. Bunun etkileri görülmeye başlandı ve birkaç seneye daha da hissedilir olacaktır. Oysa bir kaç metre daha kazıp tüp geçiti yerleştirmiş olsalar, bu sıkıntı da doğmazdı.”

“Kanal İstanbul Marmara’yı nasıl etkiler” sorusunu ise Levent Artüz cevapladı. Artüz  “Kanalistanbul yapıldığı takdirde kara ekolojisi tarafını ayrı tutarsak deniz ekolojisini etkileyen bir durum söz konusu olmaz. Fakat gene atıklar yapılacak olan bu kanala kontrolsüzce bağlanırsa da Marmara Denizi’nin kirlilik  problemi daha geniş bir alana yayılmış olur. Kanalın kara ekolojisinde olumsuz etkiler de şüphesiz oluşturacaktır.”

Serhat Baş - https://twitter.com/Serhat_Bas

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.