TÜRKİYE'DE NÜKLEER SANTRAL

24.05.2014 16:37:50
A+ A-

NÜKLEERİN TÜRKİYE DURUMU

Gündemde Mersin'de nükleer yapılacak-yapılmayacak ,   yapılsın - yapılmasın ,tartışmaları varken bende bu tartışmalar ışığında yapılsa ve yapılmasa neler olacak bunları anlatmaya çalışacağım.

Mersin'de yapılacak olan santrale güvenmiyoruz :  Çünkü daha ÇED raporu alınmadan taş ocağı çalışmaları altında aslında şimdiden saha çalışmalarına başladıklarını biliyoruz.Bu da daha yapılma aşamasına tam geçilmeden güvensizlik hissini veriyor bize.Santralin yapılması düşünülen yerin 25 km yukarısında ECEMİŞ fay hattının olduğunu bile bile neden kuruluyor. Daha sıcacık bir örneği : Antalya'nın 6.1 ile sallanması oldu ki deprem Mersin'den de çok rahat hissedildi. Kumar oynamaya gerek yok !!! Bu riski almaya hiç gerek yok . Denetim anlayışından yoksun olan bu ülkede çok üst düzey denetim gerektiren böyle bir proje de denetimi kim yapacak TÜRKİYE Mİ ? Eğer cevabı Türkiye ise biz Samsun'u unutmadık yaptığınız TOKİ ' lerin dayanıklılığını ve komik bir şekilde hizmetlerinizi... Eğer cevabı Rusya ise: Unutmayalım ki biz Karadeniz'in hırçın çocuğu KAZIM KOYUNCU'YU Çernobil sonrası sızan radyasyonlardan etkilenerek kanser sonucu kaybettik,ve daha niceleri gitti bu “BİLİM DÜNYASININ” doymak bilmeyen insanı,doğayı devre dışı bırakan,insanlığa fayda yerine risk ve felaket getiren “bilim” kelimesini hak etmeyen kitle imha silahlarına hizmet eden buluşlarından!!!

Nükleer destekçileri diyor ki ; ama bütün Dünya ülkelerinde kullanılıyor. Unutmayalım ki : Dünya son 30 yıldır nükleerden vazgeçti.

SONUÇ VE ÖNERİLER

Nükleer santraller güvenlik ve özellikle atık sorununu çözememişlerdir. Dünyanın henüz hiçbir bölgesinde nükleer atıkların saklanması için lisanslı bir depolama alanı bulunmamaktadır. Bu atıklar milyarlarca dolarlık ek maliyet getirmesinin yanında, çevre açısından çok ciddi bir tehdit olduğu ortaya çıkmıştır.

Bu nükleer atıkların saklanacağı yerlere taşınması sırasında olabilecek trafik kazaları veya uluslararası terörizmin hedefi haline gelmesi durumunda oluşabilecek olumsuz etkiler göz ardı edilmemelidir

Nükleer enerji santrallerinin enerji kullanımı ve sürekliliği açısından önemli faydaları görülmüş fakat dünyada birçok ülkede bulunan nükleer santraller sızıntı ve infilakları sonucu çevresinde yaşayan insanlara, bitki örtüsüne, diğer canlılara kalıcı olumsuz etkiler bırakmıştır.

Kurulacak olan Nükleer Santraller sonucu biz Mersin de tarım alanlarından olacağız. Mersin tarım alanlarının verimliliği bakımından Türkiye de  ön sıralarda olan bir kenttir. Sinop’ta ise çok önemli tabiatı koruma alanı olarak ilan edilen Sarıkum Gölü mevcuttur. Sarıkum Gölü, içinde ve çevresinde barındırdığı hayvan ve bitki türleri, bunların yaşam ortamlarındaki çeşitlilik, göç yolları üzerinde bulunması yüzünden çok kalabalık kuş gruplarına beslenme ve konaklama imkânı sağlaması gibi özellikler içermektedir. Burası aynı zamanda “uluslararası sulak alan” kriterlerine sahip bir sulak alan ekosistemidir. Sarıkum Gölü ve çevresi, deniz, kıyı, kumul, göl ve ormanın çok kısa mesafeler içinde bir arada bulunmasından dolayı 1987 yılında Orman Bakanlığı tarafından “Tabiatı Koruma Alanı” olarak ilân edilmiştir. Çünkü gölün çevresinde karaca, yaban domuzu, çakal, tilki, vaşak, gelincik ve yılkı atları yaşamaktadır. Ayrıca çeşitli kuş türleri, sürüngenler ve göl içerisinde de başta kefal olmak üzere çeşitli balık türleri yaşamaktadır.

Nülkleer santraller yüzünden bu kadar güzelliklerimizden mahrum edilmememiz lazım. Mevcut HES lerimizin %37 sini kullanabiliyoruz ,  bu oranın normal şartlarda % 70 olması lazım , eğer bu oranı buraya kadar çekebilirsek Nükleer santrallere bu güzel cennet vatan da hiç mi hiç gerek yoktur.

 

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.