Yeşil mi? O da ne?

14.09.2014 07:37:58
A+ A-

IMG_20140913_174940

Bizim en büyük hayalimiz bahçeli bir evimiz olsun, kendi sebzemizi, meyvemizi biz yetistirelim. Bir de hayvanlar olsun. Mesela tavuk. Gerçek yumurtanın tadına bakalım, çocuklar istedikleri kadar koşsunlar, yorulsunlar...

DSC_0462

Biliyorum bu kalabalık şehirde gerçekten çok şey istiyorum. Neredeyse olmayacak duaya amin diyorum.

Hayal işte! Aslında biraz da olsa elimizden geldiğince gerçekleştirmeye çalışıyoruz.

Mesela küçücük balkonumuzda bir çok bitkimiz var... Odelia'nın küçük bahçesi.

Her iki günde onları sular, sever, yeni yeni şeyler eker. Mesela bir hafta önce armutu yerken çekirdeğini çıkardı ve ağaç çıkıp çıkmayacağını denemek istedi.

Zaten ekili olan bir bitkinin toprağına sıkıştırıverdi çekirdeği...

Nasreddin Hoca hesabı: Ya tutarsa!

Her gün onu sulayıp büyüyüp büyümediğini kontrol ediyor. Güneş alan yere taşıyor.

Bu davranışı bana bir çok şey öğretiyor. Mesela benim de onun gibi daha fazla gayret etmemi. Bu beton yığınları enerjimi ne kadar sömürse de, kendi dünyamı tekrar bir ele almayı.

Bu yukarıdaki çiçek, Odelia'nın bana bugünkü armağanı. Kendi bahçesinden, kalbinden verdiği bir armağan.

Bu aralar o kadar stresliyim ki, demek ki bu stres onlara da yansımış. Bana bu çiçeği verirken, "Anne, çok yoruldun. O yüzden bu çiçek seni mutlu eder." dedi ve bana verdi. Beni o kadar iyi tanıyor ki! Beni neyin mutlu edeceğini çok iyi anlamış.

Belki çocuğunuz için anlamsızdır bu çiçek, ama benim için anlamı çok büyük. Çünkü benim büyüttüğüm bu kız, kendi büyüttüğü, ilgilendiği çiçeği kopartıp bana verdi.

Bu arada da her yerde hayvan, ağaç bulmaya çalışıyor...

Çocuk o kadar sıkılmış ki bu betonlardan, bize bahçeli bir ev bulalım diye baskı yapar oldu.

DSC_0235

Bugün David'le konuşurken telefonda, "Baba, bahçeli bir ev buldun mu?" diye sordu.

Bahçeli bir ev şimdi bulmadık ama, küçük bahçemizle idare ediyoruz. Doğanın gerçekten ne demek olduğunu unutmaya başladık.

Öyle ki JJ, bu şehirdışına gittiğimiz zamanda ne zaman bir ağaç görse YEŞİL diye bağırdı.

Evet çocuk da haklı, gerçekten yeşil!

Ama bu biraz da bizim suçumuz! Yeşili unutuyoruz, daha doğrusu bize unutturmalarına izin veriyoruz.

Ama farkında değiliz, bu yeşil sayesinde oksijen soluyoruz.

DSC_0527



YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.