Yırca'nın Ah'ı

17.11.2014 16:32:53
A+ A-

"Burdan bütün duyarlı psikolog kardeşlerime, abilerime, hocalarıma sesleniyorum. Köymüzde bütün annelerimizin de bizlerin de psikolojisi bozuldu. Zaten 301 madencide bozulmuştu, şu an biz delirmiş vaziyetteyiz!"

Cümlenin sonundaki ifade ibretlik ve bizler adına utanç verici.

Bu sözlerin sahibi, Manisa/Soma Yırca köyünden bir annemiz. Sesi titriyor bunları söylerken. Yanındaki kader arkadaşlarıyla birlikte böyle sitem ediyor bu çarpık zihniyete, büyük çaresizlik içinde. Kendisi de ifade ediyor aslında yapacak birşeyleri olmadığını.

Döktükleri gözyaşları hunharca katledilen zeytin ağaçlarını yeşertmeye yetmiyor belli ki... 

Elleri kolları onların yerine en iyisini düşündüğünü söyleyenler tarafından bağlanmış. Buna onlar da anlam veremiyorlar, çıkış yolu bulmak zor onlar için, lakin insanlığını hala paraya pula satmamış bir iki insan seslerini duyar diye kısık sesle de olsa haykırmaya devam ediyorlar.

O ağaçlar onların ekmekleriydi, emekleriydi gelecekleriydi, geçmişleriydi... 

Hangisini düşünüp dertlensinler? Hangisi için ağlasınlar onlar da çıkmazda.

Yaşadıkları travmayı atlatmayı bırakın, her an o dozerler tekrar gelir diye korkudan uyuyamayan o samimi, sıcak yürekli insanlardan bahsediyorum.

"Yeter ki gelin bizlere yardımcı olun, bir parça ekmeğimizi dahi paylaşırız!" diyen annelerden.

Arkasına alınterinin saflığını ve çaresizliğini alıp son bir kez daha yükseltiyor sesini eli toprak kokan Anadolu annesi;

"Hırsız mı olam, uğursuz mu olam?"

Sen hırsız olma güzel anam, senin ekmeğine göz diken hırsızlara ah et!

Umarız ki dünyaları senin ah'larınla inim inim inlesin.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.