Zeytin, servi, sedir ve Ademoğlu…

12.01.2015 15:23:08
A+ A-

 

  

Figen Albuga Çalıkuşu

Kıymık batar da tüm dünya kararıverir, benimkisi öyle bir hikaye.

Can yakan kıymık; Antalya Hisarçandır Ekizce yaylasında  İMSA Mermer firması yaşları 200 ila 800 arasında olan sedir ağaçları da dahil yüzlerce ağaç kesimi yapmış.  

Ağaç kesimi yapılmış meğer  de  diyebilirim, kıymığı belki daha da iyi tanımlar.

Meğer diyorum çünkü; Asi Yaban Keçileri adlı yürüyüş grubunun tesadüfen görmesi üzerine kıyımdan haberdar olunmuş.

Yoksa mermer firması sedir ağaçları cinayetlerine  devam ediyormuş, gözlerden uzak  ve  sakin hem de soğukkanlı  bir şekilde.

Uzun yaşamalarıyla ünlü ve  kutsal olduğuna inanılan sedir ağaçlarının dünyada bilinen en yaşlıları bu bölgede bulunuyor oysa.

HES çılgınlığı adına ya da mermer ocaklarından elde edilecek  milyonlar uğruna bir süredir Antalya'nın Elmalı, Kaş, Finike ve Kumluca ilçelerini kapsayan bölgede bulunan  ve doğal zenginliklerinden sayılan sedir ormanlarında kıyım yaşanıp duruyor.

Halbuki, Sedir ağaçlarının orman olarak birlikte yaşadıkları tek ülke  bizim ülkemiz.

Sedir cani ve katilleri için ne gam. 

Sedir ağacının öyküsünü bilir misiniz?

İnsanoğlunun tarih sahnesine çıktığı günlerden bu yana, dünyanın değişik bölgelerinde, sedir ağacına dini ve mistik bir anlam yüklenmiş.

Aktarayım;

Havva ile birlikte Cennetten kovulan Adem iyice yaşlandığında öleceğini hisseder.

Tanrı’dan kendisi ve tüm insanlığı bağışlamasını dilemeye karar verir. Bu amaçla üç oğlundan birini cennet bahçesine gönderir. Bahçenin bekçiliğini yapan melek, Adem’in oğlunun duası üzerine iyi- kötü ağacından aldığı üç tohumu ona verir ve öldükten sonra babasının ağzına koyup öyle gömmesini söyler.

 Adem ölür ve şimdi Lübnan’ın bulunduğu topraklara gömülür.

Ve Adem’in ağzından yeşeren üç tohumdan Akdeniz ikliminin simgesi üç ağaç filiz verir. Zeytin, servi ve sedir…

Hazreti Muhammed’in de Sedir ağacını keseni Allah lanetlesin buyurduğu söylenir...

Atlantik Sediri  de  Druidler için kutsal bir ağaçtır. Sürekli yanan Zerdüşt’ün ateşini sağlayan, sedir ağacı reçinesidir.

Kuzey Amerika’da kırmızı sedir ağacı yerliler için mukaddes bir ağaçtır.

Rusya’da keşişler manastırların bulunduğu yerlere kutsal saydıkları Sibirya Sediri dikerler, kozalaklarını ve tohumlarını diğer keşişler vasıtasıyla başka yerlere dikilebilmesi için dağıtırlar.

Halk bu ulu ağaçların kozmik bir enerji biriktirdiğine ve bu enerjiyi etrafına dağıttığına inanır.

Bir Sedir Ağacı, milyonlarca iğne yaprağı ile gece gündüz demeden, o aydınlık tayfını yakalayıp, biriktirir.

Derler ki enerjiyi biriktiren Sedirler, nadiren de olsa kimi zaman bu enerjiyi geri vermez çınlamaya başlarmış.

Sedir Ağacı 3 yıl boyunca çınlarmış.

Ağaç bu pes tonlu çınlaması ile insanlarla konuşur, “beni ve biriktirdiğim enerjiyi dünyanın hayrına kullanın” diye insanlara işaret verirmiş.

Sedir Ağacı kozmik enerjiyi biriktirsin diye yaratılmış…

Şunu da unutmadan ilave edeyim, Elmalı Çığlıkara'da bulunan 2000 yaşını aşkın bir  yaşta olduğu bilinen ve Koca Katran adıyla anılan sedir ağacı, Türkiye'nin en yaşlı ağacı olarak tanımlanırken, Kumluca Karacaören köyü yakınındaki Dibek Tabiatı Koruma Alanı'nda bulunan ve yöre halkının 'Ambar Katran' olarak adlandırdığı sedir ağacının yaşının tam 2326 olduğu ortaya çıktı.

Toroslarda tarihe tanıklık ederek yaşamını sürdüren Ambar Katran, İ.Ö 323 yılında ölen Büyük İskender’le aynı zaman dilimini paylaşırken, Romalı devlet adamı Sezar’dan da 215 yaş büyük.

Her biri anıt ağaç niteliğinde olan bu ağaçlar koruma altına alınmak yerine doymak bilmeyen hormonlanmış bir hırsın testeresine mahkum edilmekteler…

Sedir ağaçlarını ve biriktirdiği enerjisini dünyanın hayrı yerine mermer ocağı sahibinin zenginliğine ve bu zenginlikten pay alacak olanlara kurban vermek katmerleşmiş bir ihanet değil de nedir?

Üstelik sadece sedir ağaçları değil, Expo 2016’nın sembol çiçeği seçilen şakayıklar da kıyımdan nasiplerini almışlar.

Expo 2016’nın sembol çiçeği seçilen şakayıklardan söz ediyorum,bir ikinci kıymık gibi bu da....

Şakayık çiçeğinin sembol çiçek seçilmesinin sebebi Expo 2016 resmi sitesinde yazılı; bölgeye ait bir çiçek olması, endemik zenginliğimizi dünyaya anlatabilmemiz için albenisi olan bir çiçek olması filan filan…

Bu yönetim ve yandaşları için tek albenisi olan kapış kapış paylaşılan rant çılgınlığı,ne şakayıkı.

Endemik zenginlik  yok, sorgu sualsiz dağıtımı yapılan talan ve ganimet zenginliği var hazretler için.

Sedir ağaçlarının büyülü  öyküsünün ve bilinen pek çok faydasının, koruduğu doğal dengenin artık bir önemi yok.

İnsanlığın, kültürlerin, doğanın tarihine tanıklık eden, kutsal kitaplarda geçip, tanrılara hediye olarak sunulan sedirlerin çığlıkları kifayetsiz kalıyor.

Sedir ağaçlarının sızım sızım gelen ‘kesmeyin nefes alamıyorum’ çığlıklarına karşı kulaklar tıkanmış.

Ne kutsallığı kalmış, ne dokunulmazlığı.

Şimdilerde yönetimin himayesindeki tek kutsallık var; ortak havuzu doldurma  ve pay alma yarışı.

Hz Muhammed’in çok isabetli olan ‘keseni Allah’ın lanet etsin’ buyurması da gözü dönenleri vurgun yolundan hiç döndürmüyor.

Onca lanet,talan,hırsızlık,katillik yanında sedir ağaçlarının da laneti bunlar üzerine.

Kıymık batar da tüm dünya kararıverir demiştim ya , benimkisi de  böyle  bir hikaye işte.

Sedirlerin çınlaması, şakayıkların ağlamasını da listeye ilave edelim istedim sadece..

 

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.