Aforizmalar...

Aforizmalar... DİN
0,0
05.08.2015 13:17:36
A+ A-

Sevgili Fırat,

Öncelikle yazımı okuduğun ve değerlendirmede bulunduğun için teşekkür ederim.

Söyleyeceklerim yorum kısmına sığmayacak kadar uzun olduğundan yeni bir yazı ile cevap vermek zorunda kaldım. Müsaaden olursa eleştirilerinle ilgili ( belki de ilgisiz :) ) düşüncelerimi bu yazı ile anlatmak isterim.

Öncelikle senin de dediğin gibi referans aldığım sözün tamamı ' Hiçbir şey yoktan var olmaz, vardan da yok olmaz'.

Yazıma bu realiteyi ikimizin de kabul ettiğini düşünerek başlıyorum. Çünkü aklı başında hiç kimse herhangi bir şeyin yoktan var edildiğini veya edileceğini iddia etmez. Bir şey yoksa yoktur, hiçbir zaman da var olamaz.

Bunu böyle kabul ettiğimize göre yoktan var eden veya yaratan 'Tanrı' zaten ikimiz için de boş bir lakırdı veya gereksiz bir tartışma konusu olmaktan öteye gidemez. Umarım yanılmıyorumdur. Yoktan var eden 'Tanrı' olmadığına göre ne yaratılıştan bahsedebiliriz ne de Tanrı'dan.

Bunları kabul ettiğim için dinden çıktığımı sanmıyorum, çünkü insanın dinden çıkması için öncelikle o dine girmesi veya mensubu olması lazım, ben senin sandığın dinin mensubu değilim, belki de o dine hiç girmedim!

Din dünyaya ait bir olgudur, fakat insan dünya üstü bir varlıktır. İnsan denilen varlığın dini olmaz. Eğer kabul edilesi veya reddedilesi bir dinden bahsediliyorsa bundan bahseden insan değil insansı ( başka bir deyişle; sadece et ve kemikten oluştuğunu düşünen, hayvan) dır. Yunus Emre'nin  "ölen hayvan imiş, aşıklar ölmez" dizesini veya Mevlana'nın "sen düşünceden ibaretsin, geriye kalan et ve kemiksin" sözünü hatırlayalım.

Geçelim.

Hiçbir şeyin yoktan var edilemediği hususunda hemfikir olduğumuzu düşünerek devam ediyorum. Senin de iyi bildiğin gibi Kuran'da Allah'ın özelliklerinden bazıları  'doğmamıştır, doğurulmamıştır; ezeli ve ebedidir' gibi niteliklerle anlatılmaya çalışılmıştır. Ve yine denilmiştir ki 'her ne yöne dönerseniz dönün Allah'ın cemali karşınızdadır'.

Basitçe; her ne yöne dönersek dönelim Allah'ın cemali karşımızda ise bu demektir ki Allah'tan gayrı bir varlık mevcut değildir. Ve 'O' ezeli ve ebedi ise; doğmamış ve doğurulmamış ise zaten 'hiçbir şey yoktan var olmaz, vardan da yok olmaz' tezi teyit ediliyor demektir. Gördüğün her şey yoktan var olmadıysa 'ezeli'dir, vardan da yok olmayacaksa 'ebedidir'. Bu kadar basit...

Umarım anlaşılır olabiliyorumdur.

'Var olan hiçbir şey yok olmaz' derken kastedilen sadece maddi varlıktır diyorsun. Bu konuda sana katılmıyorum. Çünkü gördüğün her şey temelde zaten bir görünmezden meydana geldi. En basit anlatımı ile maddesel varlıkların başlangıcı olarak kabul ettiğimiz Big-Bang'in öncesinde maddenin varlığından bahsedemiyoruz. Yani madde denilen varlık temelinde maddesizlikten doğmuştur. Maddesizliğin dönüşmesi/değişmesi ile oluşan bir olgudur madde.

Yani madde yoktan var olmuyor, vardan var oluyor.

Bu nedenle Allah evrene mecbur falan değildir. Ezeli ve ebedi oluşu dolayısı ile zaten hep vardır ve var olan ne varsa kendi varlığından oluşmuştur, oluşmaya devam etmektedir. Burada İslam'ı sıkıntıya düşüren bir şey göremiyorum, hatta bu durumun İslam'ın bildirdiğini teyit ettiğini görüyorum.

.

Hafıza biz henüz yaşarken yok olmaya başlar veya kafa travması sonucu yok olabilir demişsin, bu konuda da sana katılmıyorum.

Beynin bilişsel işlevleri çeşitli beyin bölgelerinin kendi içinde ve birbiri arasında oluşturduğu sinirsel ağlar aracılığı ile meydana gelir. Bu sinirsel ağlar arasında herhangi bir şekilde meydana gelen iletişimsizlik veya hasar durumunda bazı olguları hatırlayamıyor olmak o olguların silindiği veya yok olduğu anlamına gelmez. Buna kabaca şöyle örnekler vereyim; Uydu alıcın bozulduğunda sadece uydu yayınını izleyemezsin, fakat yayın devam ediyordur. Senin alıcının arızalı olması uydu yayınının olmadığı anlamına gelmez. Veya bilgisayarındaki bilgileri kopyaladığın DVD playerin bozulması DVD'ye zarar getirmez, sadece kayıt yapmanı veya kaydettiklerini görmeni engeller. Yeni bir DVD player aldığında kayıtlı bilgileri aynen ve olduğu gibi görürsün.

Bunun gibi, hafıza sinyallerini algılayamıyor olman hafızanın silindiği veya yok olduğu anlamına gelmeyip; beyninin o sinyalleri algılayan kısmının yeterince çalışmadığı anlamına gelir. Biyolojik beyninin yaşamı sonlandığı anda (Biyolojik beyninin esaretinden kurtulduğun anda) kaydedilen her şey açığa çıkacak (diye düşünüyorum).

Yanılıyor da olabilirim fakat bana mantıklı görünenin bu olduğunu düşünüyorum.

Son olarak; Blog başlığımdan da anlaşılacağı üzere yazılarım biraz şizofreniktir ama buna rağmen yazmayı bırakmam konusundaki tavsiyeni düşüneceğim :)

Saygıyla.



YORUMLAR

Merhaba... -

Fırat, tekrar merhaba. Evet, tasavvuf ekolüne yakınım. Bilindiği gibi tasavvuf olgusu ezoterik ve çok derinliği olan bir felsefedir. Bu nedenle benim gibi bir avam tasavvufu yaşayamayıp sadece dedikodusunu yapabiliyor maalesef. Bu nedenle yorumlarım İslam dinini veya tasavvuf düşüncesini bağlamaz, sözünü edeceğim şeyler kendi görüşlerimdir. Zaten bir din adamı falan da değilim. Öncelikle; tasavvuf görüşü İslam’la alakasız demişsin; sanıyorum senin anladığın İslam ile benim anladığım İslam aynı değil. Belki de İslam ikimizin yüklediği anlamlardan da bağımsız ve farklıdır, bilemiyorum. Neyse, esas konumuza geleyim… 1-“Varından var eden demek doğuran demektir” cümlesini kurmana çok şaşırdım... Varından var eden demek doğuran demekse; tohumun bitkiyi, bitkinin yaprakları ortaya çıkarmasını nereye koyacağız? Sevgi, öfke, hırs, şefkat diye tanımlanan duyguları bireyler bazen, bazı nedenlerle doğuruyor mu, yoksa açığa mı çıkarıyor? Bunlar gibi, varından var eden demek doğurmak demek değil, açığa çıkarmak demektir. 2- Enerjinin maddeye döndüğüne ben senin kadar emin değilim. Bence madde hala enerji. Madde katı bir varlık olsa karasal yayın yapan radyoların hiçbirini dinleyemez, televizyonları izleyemez, hatta cep telefonu ile iletişim kuramazdın. Neden mi? Çünkü yayın dalgaları yüksek binalara veya insanlara çarpıp geri döner ve sana ulaşamazdı. Demem o ki, evren Big-Bang’den önce de enerjiydi, şimdi de enerji. 3- Allah’ın evrene mecbur olmadığını açıkladığımı umuyordum, sanırım anlaşılır olamamışım. Biraz daha açayım. Pek tabi ki herhangi bir şeyi tanımlayabilmemiz için o şeyin açığa çıkması gerekir. Fakat bu, açığa çıkmayan şeyin var olmadığı anlamına gelmez. Örneğin, varlığını görmen için aynaya ihtiyacın olsa da ispat için aynaya mecbur değilsin. Var olmasan ayna seni zaten gösteremez ama ayna olmasa da var olduğunu bilirsin. Veya görünür olmak için ışığa ihtiyacın olsa da ışıklar söndüğünde bir yere kaybolmazsın. Yani varlığın ışığa mecbur değildir. 4- Yukarıda da bahsettiğim gibi senin bir enerji kütlesi olduğunu kabul edersek (ki öylesin :) ), var sandığın maddesel varlığının tabi ki bir illüzyon olduğu sonucuna varırız. 5- Varlık hep varsa ve her şey Allah’ın cemaliyse senin birimsel varlığından bahsetmemiz mümkün bile olamaz. Senin veya herhangi bir şeyin birimsel varlığı olmadığına göre zaten var dediğin her şey O’dur. Ama burada şunu kaçırmamak lazım, her şey O, fakat O sadece bunlarla tanımlanabilir diyemeyiz. Çünkü dediğim gibi açığa çıkmayan şeyler yoktur, O sadece açığa çıkanlar kadardır görüşü sakat bir görüş olur, mazallah panteizme kayıveririz. 6-Allah kendinin bilincinde miydi? Bu konuda fikir beyan edecek veya yorum yapacak bilgiye sahip olduğumu sanmıyorum. Ama şunu söyleyebilirim ki: Bir elmanın tohumu içerisinde elma ağacının tüm kodlarını taşıyorsa ve uygun iklim koşullarında büyüyüp dalları, yaprakları olan bir meyve ağacına dönüşeceğinin bilincinde ise Allah neden kendisinin bilincinde olmasın? Bir embriyo (normal koşullarda) dokuz ay on beş gün boyunca anne karnında kolları, bacakları, gözleri, damarları, böbreği, ciğerleri, kalbi ve beyni olan bir canlıya dönüşecek bilinçte ise Allah neden kendinin bilincinde olmasın? Saygılar.

0 0
Tekrar Merhaba -

Can, yazını okudum. Yine itiraz edeceğim noktalar var. Madde madde sıralayayım; 1- Evet, bilgiler beynin ilgili bölgelerinde depolanır. Ama bu ilgili bölgeler de maddesel beynin bir parçasıdır ve beyin öldüğünde bu bilgiler de (dolayısıyla içerdiği bilgiler de) ölür. Bu yüzden hafıza ölümsüz değildir. Beynin de maddesel evrenin bir parçası olduğunu unutmamanı tavsiye ederim. Beden nasıl ölüp çürüyorsa beyin ve sahip olduğu bilgiler de ölüp çürür. Akıl yürütme, kişilik, duygulanım, hafıza vb. beynin bir ürünüdür. Beyin öldüğünde bile yaşayan bir ruhun varlığı varsaysak bile tüm bu özellikleri ruhtan çıkarınca geriye boşluktan başka şey kalmaz. 2- Tasavvuf ekolüne yakın olduğunu görüyorum. Bu ekolün esas kaynağı Neo-Platonizmdir ve Neo-Platonizm'in İslam'la zerre kadar ilgisi olmayan bir felsefe olduğuna emin olabilirsin. 3- İslam'daki Tanrı panteistik değil teistik bir Tanrıdır. Sıfatları ''doğurulmamıştır ve doğamamıştır''dan (ki ikisi de aynı şeydir) ibaret değildir. Bir sıfatı da ''doğurmamıştır'' şeklinde. Oysa sana varından var eden (yani doğurgan) bir Tanrı gereklidir. Bunu Kuran'da bulamazsın. Kurandaki Tanrının evrenden ayrı bir kişiliği, aklı, duyguları vb. olduğu öğretilir. 4- Big Bang'ten sana ekmek çıkmaz. Big Bang öncesinde yokluk durumu değil enerji vardı. Enerji nitel değişim geçirip maddeye dönüşmüştür. Enerji ve madde varlığın formlarıdır. Enerji demek yokluk demek değildir. 5- (Bak bu yazdığım üzerinde iyi düşün) Şayet evren Allah'ın cemali ise Allah evrene mecbur demektir. Zira kendini evrende ortaya koymuştur. Evren olmazsa kendini dahi bilmez. 6- Tasavvuf sadece Allah'ı tanır, diğer her şeyi ise onun görünümü olarak değerlendirir. Yani varlığın aslında var olmayıp, sanki bir tür illüzyon olup sadece Allah'ın var olduğunu savunur. Bu iddia, bizim baştaki ''var olan hiçbir şey yoktan var olmamıştır ve yok olmaz'' argümanımızla çelişir. Biz varlığın hep var olduğunu iddia ettik oysa senin yazdıkların varlığın aslında var olmayıp sadece geri plandaki Allah'ın var olduğunu ima ediyor. İkisi aynı şey değil. 7- Sana bir soru sorarak bitireyim: Allah henüz cemalini vücuda getirmeden, hiçbir varlığa sahip olmadan evvel kendinin bilincinde miydi? (Benim bir yanıtım var ama senin düşünceni merak ediyorum - aslında tahmin de ediyorum). Sevgilerimle. Fırat Bayram

2 0
YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.