Ahlak Üzerine..

DİN
0,0
21.10.2013 18:07:02
A+ A-

Ahlak evrensel misin? Bu kavramın her toplum üzerinde farklı kuralları vardır. Nesilden nesile aktarılan evrim getiren farklılaşan bir olgudur aslında. Ama yaşanılan yere ve kültür seviyesine göre değişir. Aslında ahlak yapılan bir davranışa anlam yüklemektir.

TDK Türk Dil Kurumu tarafından ''bir toplum içinde kişilerin uymak zorunda oldukları davranış biçimleri ve kuralları'' diye tanımlamış olgu. Yani toplumdan topluma değişebiliyor. Göreceli bir kavram.

1500 yıl önce bir babanın 15 yaşındaki kızını 55 yaşındaki bir adama 10 keçi karşılığında vermesini toplum yadırgamayabilirdi. Bu durum bahsi geçen babayı ahlaksız yapmazdı. Küçük kız bile ortada bir şeylerin ters gittiğini anlamayabilirdi. Duruma karşı çıksa bile babası değil kendisi ahlaksızlıkla suçlanabilirdi. Yalnız bugün durum farklıdır. Aynı davranışı bugün yapan baba ahlaktan nasibini almamış insanların en önde bayrak sallayanı olarak karşımıza çıkar. O halde ahlak anlayışımız gelişmiş ve değişmiştir.

Şimdi ülkemize bakıyoruz. Ahlak denince akla sadece cinsellik geliyor. Hatta daha çok kadın cinselliği. Eğer bekar bir kadın bir erkekle seks yapmışsa toplum hemen bu kadına ahlaksız yaftasını yapıştırıyor. Aynı şeyi bekar bir erkek yaparsa çapkın oluyor. Lakin bir Avrupa ülkesinde bekâr bir insanın başka bir bekar insanla seks yapmasını kimse yadırgamıyor. Bu yüzden bizim toplumumuz ''ahlakları bozulmuş n’olacak gevurlar'' türevi yaklaşımlar sergileyip kendi ahlak kavramlarını onların üstüne koyuyor. İşte burada ahlakın göreceliliği ve toplumdan topluma değişmesi devreye giriyor. Sizin ahlak kurallarınız başkaları için ahlaksızlık olabildiği gibi tam tersi durumlarda her daim söz konusu.

Burada sadece kendi ülkemizin vatandaşlarını ve toplum ahlakımızı eleştirmiyorum. Bazı ülkelerde kadınların araba kullanması, başı açık gezmesi gibi şeyler bile ahlaksızlık olarak görülebiliyor ve bu ülkelerin insanları Türkiye halkını ahlaksız olarak görebiliyor. Yani sorun bizde değil.

Peki sorun ne?

Sorun insanların ahlaktan ne anladığı. Ahlak göreceli ya da toplumdan topluma değişen bir şey olmamalı. Evet her toplumun kendi örf, adet ve inançlarından kaynaklanan bir ahlak anlayışı var lakin bu ahlak anlayışı diğer insanların hayatlarını etkiliyor. Benim sevdiceğimi sokakta öpmem bazı insanlara ahlaksızca gelebiliyor ve bu yüzden cezalandırılmam gerektiğine inanılıyorlar. Bu cezayı kendileri kesmeye çalışan insanlar bile var. Keza kendileri kesmeye çalışmasa bile bana bir ceza kesilmesi gerektiği psikolojisi içindeler ve bu psikolojiyi bana bazen dolaylı bazen dolaysız olarak hissettiriyorlar. Çünkü onlara göre ben bir ahlaksızım ve toplumun ahlakını bozuyorum.

İşte bu yüzden ahlak göreceli bir şey olamaz ve olmamalı. Sizin örfleriniz, adetleriniz ve dini görüşleriniz beni bağlamıyor ve bir başkasınınki ''ahlakı'' sizi bağlamaz. Düşünsenize bazı yerlerde siz kendinizi ne kadar ahlaklı görürseniz görün sizi ahlaksız gören ve bu yüzden sizi öldürebilecek kadar ruh hastası insanlar var. Peki sen kendi ahlakının gereklilikleri yüzünden bana baskı yaparsan o adamdan ne farkın kalır?

Ahlak gerekli bir şeydir, lakin ahlaktan ne anladığımız, ahlakın nereden geldiği ve ''ahlaksızlık'' karşısında ne tepki verdiğimiz çok önemli.

Ahlak bazılarının düşündüğü gibi bir tanrı korkusundan ya da dini inançtan gelmemeli. Ahlak toplumun size dayattıklarından gelmemeli. Peki ahlak nereden gelir ya da tanımı nedir diye soracak olursanız şöyle izah edeyim:

ahlak kendi başınıza gelmesini istemediğiniz bir şeyi başkasına yapmamanızdır. Bu dünyanın en temel ahlak kuralı ve düşününce bütün ihtiyaçlara karşılık verebiliyor. Örneğin kimse tecavüze uğramak ya da cinayete kurban gitmek istemez o zaman kimse tecavüze yeltenmemeli ve cinayet işlememeli. Tabii bunlar çok genel şeyler ama ahlakta genel şeyler üstüne kurulu olmalı. Çünkü ahlakı en küçük şeylere bile adapte etmeye kalkarsak sokakta öpüşen çift görünce ahlaksızlar diye bağıran insanlar her daim çıkacaktır.

Ve son olarak küçük bir dipnot: herkes sevdiğini öpmeyi sever. Dindar da sever, ateistte sever hatta o çok sinir olduğum yobazlar bile sever. O yüzden öpüşen birilerini görünce lütfen bunlar ahlaksız demeyin. Küçük bir öpücükle hiç bir toplum çökmez ama o öpücüğe tepki gösterilirse o toplumda bazı şeyler sarsılır.

Basitçe ifade etmek için; toplumsal ve / veya dinsel açıdan uyulması gereken görünür / görünmez kurallar diyebiliriz. Aslında Türkiye’de içi sadece cinsellik ve dinle doldurulmaya çalışılan kavram ve ahlak zamanla değişen bir şeydir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.