alamut

DİN
0,0
24.03.2014 15:26:09
A+ A-

Güncel olayları takip edenler Hasan Sabbah ve Haşhaşinleri araştırma gereksinimi duymuşlardır.Fakat benim basında takip ettiğim kadarıyla Hasan Sabbah ve oluşumu hakkında yazılanlar hep aynı pencereden ve dezenformasyona uğramış söylentilerden ibaret.Bu konuda bir şeyler söylemenin gerektiğini düşünüyorum.. Hasan Sabbah eğitimli bir Acem ailesinin oğlu olarak Kum kentinde 1053 yılında doğdu.Halen İsna-i aşeriyye 'ye yani İmamiyye Şiasının önemli mekanlarından olan Kum kentinde aldığı eğitimin ardından İsmaili öğretisi ile İsfahan'da tanıştı.İsmaililik 6.İmam Hz.Cafer-es Sadık (a.s)'ın yerine 7. İmam olarak Hz.Musa-i Kazım değil de İmamın diğer oğlu İsmail bin Cafer el-Mubarekin imametine inanan bir öğretidir.(Halen İsmaililer bulunmakta ve inanç öderleri Ağa Han etrafında özellikle İngiltere'de örgütlenmişlerdir.) Fatimi Devletinin (Mısırda halen eğitim veren meşhur El-Ezher Fatimi eseridir.) taht kavgası sonucunda mutezeli ve nizari olarak ikiye ayrılan öğretinin nizarilik kolu Hasan Sabbah ile dönemin siyaset sahnesinin ağırlığı olan aktörlerinden biri olmuştur.Nizarilik hem Ehli Sünnet hem İmamiyye Şiası hem de haçlılarla mücadele etmiş ve sonunda Moğollar tarafından yıkılarak tarih sahnesinden ayrılmıştır.Hasan Sabbah nizariliğin bayraktarlığını yapmış,mücadele vermiş ve Kartal Yuvası dediği Alamut Kalesinde eceliyle ölmüştür.İşin ilginç yanı zamanındaki ehli sünnet kaynaklarında onunla ilgili ona yakın dönemde olumsuz hiçbirşeyin yazılmamış olmasıdır.Onu karalayan ve teröristlikle suçlayan yazılar yüzyıllar sonra kaleme alınmıştır.Hatta zamanın tarihçilerinden İbn-ül Kalanisi ondan ''Şamın şerefli ve gururlu kahramanı'' olarak bahseder.Döneminde ve yakın döneminde ona ve müritlerine haşhaşi veya fedai de denilmediğini de ayrıca belirteyim..Alamut Kalesinde içki ve çalgı yasaktır ve İslam şeriatı bütünüyle uygulanır.Hasan'ın binlerce kişilik orduları yoktur.Selçukluya düşmandır.Abbasi Halifesini ise Selçuklu Sultanının kuklası olmakla suçlar.Bir davaya inanır ve davası İsmaili Öğretisini dünyaya yaymaktır.Nizamülmülk Hasan'a düşmandır çünkü İran hakimiyetine engel olmakta ve doğuda güvenliği sağlayamamaktadır.Hasan üzerine yürüyen Selçuklu ordularını Nizamülmülk'ü ortadan kaldırarak durdurabilmiştir.Pozisyonunu güçlendirmek ve düşmanlarından sakınmak için dünya tarihinin ilk suikastçilerini yetiştirir.Suikastçiler kurbanlarını öldürdükten sonra sessizce öldürülmeyi beklerler.Çünkü sağ olarak geri gelen suikastçi Alamut'a alınmaz.Suikastçiler ölünce cennete gideceklerinden emin davaya adanmış insanlardır.Haçlılar bunu hiçbir zaman anlayamazlar.Ve dönemin romantik avrupasında seyyah Marco Polo ağzından bir magazin kültürü oluştururlar: haşhaşi. Gelgelelim ''haşhaşi'' meselesine.Mesele ölmek değil diyen rahmetli Tuncel Kurtiz ustanın tv ekranlarına taşıdığı ve başbakandan duyduğumuz şekline..Marco Polo, Hasan Sabbah'tan 200 yıl sonra o coğrafyayı gezer.Ve insanın bir dava uğruna gözünü kırpmadan ölüme koşmasını anlayamaz.Bir Hasan Sabbah ve fedailer hikayesi kurgular ve dönemin romancısı,müzisyeni oryantalizmin bağrından kopan bu mistik hikayeye balıklama atlar.Bu konuda Vladimir Bartol'un ''Alamut'' kitabını tavsiye ederim.Nihayet olarak Hasan Sabbah ve fedaileri hiçbir zaman haşhaş kullanmadılar,sahte bir cennetleri yoktu ve devletlerini korumak için suikastler yaptılar.Yanlış mı? Bence yanlış.Ama tarihi doğru okumalı..



YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.