ALEVİ DERNEKLERİNE İTİRAZIM VAR!

ALEVİ DERNEKLERİNE İTİRAZIM VAR! DİN
5,0
13.06.2014 18:38:06
A+ A-

Canlar bu yazıyı "Yol" için bir borç bilerek kaleme alıyorum...

Bu yıl Hacı Bektaş Veli Şenliklerinden çok daha önemli olaylar yaşanıyor. Cemevlerinin araç kaldırmaktan çok yaşanan olaylar ile ilgili çözümler ve öneriler üretmesi gerekiyor. inanıyorum ki Hünkar yaşasaydı bu sürecin vahametinden dolayı "Gelme" derdi. Şuan bu kadar diken üstündeyken olaylar bu kadar acımasızca gelişiyorken keyfi bir tutum izlemek doğru bir şey değil. Alevilerin şuan gezi ve konserlerden çok başka şeylere zaman ayırması gerekiyor. Çünkü bıçak kemiğe dayandı. Artık ortadoğu'da Alevi ve Şİİ olmak açıkça bir ölüm nedeni. Unutmayın ki bu ülkeler çok yakınımızda ve çeteleride destekleyen bir ülkede yaşıyoruz. Yarın namlunun ucu bize dönecek(dönebilir demiyorum). O kadar yetersiz ve o kadar boş bir hareket haline geldik ki, Türkiye'de bir avuç olan gruplar bile bizden daha etkili oluşum ve STK lar oluşturmakta. Bu zor süreçten geçerken artık birlik olmazsak, Ermenilere yapılan zulümüm daha büyüğü ile karşı karşıya kalacağız.

En kısa zamanda Her Alevi örgüt kendi içerinde bir özeleştiri verip, kendine bir misyon ve vizyon oluşturması gerekiyor. Bunu daha yatay bir örgütlenme modeliyle yapması gerekiyor. Yoksa artık tabela örgütleri dahi kalmayacak.

Daha ne kadar kulak kapatacaksınız?

Biri gezi derdinde, biri konser derdinde diğeri şenliklerde boy gösterme peşinde. Yapmayın bunu artık yaz ayında insanların boş zamanı daha fazla oluyor bu yüzden örgütlenmenin tam zamanı. O eleştiri yaptığımız sol örgütler Yaz aylarında kamplar ve eğitimler yaparak daha fazla ilgi ve gençlik topluyor(Ve bazı Alevi kurumları gibi Tavla turnuvalarından çok eğitimsel ve kapasite geliştirici söyleşiler tarzında yapılıyor). Biz kendimize çelme takmayı bırakmadıkça, emek sarf etmenin hiçbir anlamı yok. Bu yüzden dernekler işlemez hale geliyor, devamlılık sağlayacak hiçbir etkinliğe imzalarını atamıyorlar.

Hukuksal anlamda da artık zayıflayan ve neredeyse umursamayan bir tavır halindeyiz.

Peki;

Malatya Doğanşehir yaşanan olaylarla ilgi "Sürgü davası" ne durumda?

Ev işaretlemeleriyle ilgili hukuki bir dava açıldı mı?

Gezi'de katledilen gençlerimizin davaları ne durumda?

Zorunlu din dersleri ile ilgili reddedilen davaların temyizleri ne durumda?

Alevi köylerine yapılan camilerle ilgili davalar varmı, ne durumda?

Alevi cemevleri ve dergahlarını geri almak için açılan davalar?

Nüfus cüzdanındaki din ibaresinin kaldırılması için açılan dava ne durumda?

Alevi olduğu için Mobbing uygulanan insanların davaları takip ediliyor mu?

Zaman aşımına uğrayan davaların temyizi için hukuki süreçler başlatıldı mı?

Ve bunun gibi bir çok sorunun cevabını kaç kişi biliyor?

Etrafındaki en yakın Alevi derneğine sorun bakalım bu olayları ve süreçleri yakından takip eden insanlar kalmış mı?

IŞİD belasını görmezden gelsenizde burnunuzun dibinde bitiyor. Kerbela ve Necef'i almaktan bahsediyor, Suriye'de cihadistler Alevi köylerini basıyor. Suriye'de olup bitenleri araştırıp doğru bilgileri alabileceğimiz derneğimiz yok,

Türkiye'ye sığınan Suriyeli Alevileri bulup, rehabilite etmekten aciziz,

Mülteciler konusunda özel bir çalışma yapan hiçbir derneğimiz yok,

Alevilerin yazınlarını bir arada toparlayabilecek, Tarihsel ve Edebiyatsal bir yazım oluşturabilecek, Aleviliği gelecek kuşaklara anlatabilmek için seviye seviye eğitim verebilecek bir dernek yok,

Roman Alevilerinin koşullarını rahatlatmak ve ortak çalışma alanları yaratabiliecek bir derneğimiz veya üzerine kıyadan, köşeden deyinebilecek kapasitede bir derneğimiz yok, 

Kentsel dönüşüm Aleviler üzerine etkisini araştırıp bu alanda çalışma yapan bir derneğimiz yok,

Medyadaki nefret söylemin kayda alabilecek yada Medya üzerine çalışabilecek derneğimiz yok,

Peki bunların olmaması bize neleri kaybettiriyor. Öncelikle Suriye'de yaşayan Alevilerin çok rahat yaşadığı ve devleti kontrol altına aldığını sanıyoruz. Türkiyeye gelen Suriyeli Alevi mültecilerin dramını başka kanallar yoluyla öğrenip, haftalarca bir şey yapamamamızla kaldık buda bu konuda ne kadar yetesiz olduğumuzu gösteriyor. Roman Alevileri yıllardır yoğun bir Asimilasyon(Devlet destekli) sürecinden geçiyor ve bugün bir çok Roman Alevi kendini diğer Alevi gruplarından ayrı tutuyor/tutuluyor(Haklı nedenlerle). Kentsel dönüşüm özellikle Alevi ve sistemce itelenmiş diğer gurpların yaşadığı yerlerde rantsal dönüşüm haline gelmiş ve Aleviler bu bölgelerden hızlı bir şekilde sürülmeye başlanıyor. Kendi aramızda bir diyolog kültürü geliştiremediğimizden dolayı artık mitinglere yüzbinler değil onbinler bile katılmakta kararsız kalıyor. Medya'da Alevi görünürlülüğü Saldırılardan saldırılara yada ibadethanemiz mevzu olunca artıyor. Diğer taraftan Hak ihlalleri her geçen gün daha fazla hissedilebilir duruma geliyor. Görmezden geldiğimiz Cihadist Alevi düşmanı gruplar Türkiye'nin komşusu ve bilhassa Alevilerin kritik olduğu şehirlerde yeni örgütlenmeler kuruyor ve biz bunlarıı ya halı altına süpürüyoruz yada görmezden geliyoruz. Örgütlerimizin çoğu Kadınlardan ve Gençlerden Arındırılmış durumda. ABF kongresinde seçilen yönetim kurulunda sadece 2 Kadın var. Hukuki süren davalara bakacak bir ağ veya ortak platform geliştiremiyoruz. Kuşaklara aktarabileceğimiz bir yazınsal tarihimiz veya ortak bir tanımımız yok. 

Hala Alevi hareketi kendine Vizyon oluşturamadı. Tam tersine kendi içindeki örgütlenmeler dışında ya siyasi harekete yada iktidar ve cemaat üçgenine sıkışıp kaldı. Alevilere ait olan eski yerleşim yerlerinin geri alınması için bir kaç kurumun dışında Alevi dernekleri çalışma yapmıyor. Yada yapmak istemiyor. Tamamen bir tabela hareketi haline geldik.Şimdi neden gençlerin öldüğünü anlıyabiliyor musunuz? Siz gençlerin ve kadınların önünü kesip, Alevili STK'ları köy dernekleri haline getirip, Cemevlerini muharremden muharreme yada Cenazeden cenazeye gidilen mekanlar haline çevirdikten sonra Geziyi zaten Alevileştirmeye hakkınız kalmaz. Alevi aydınları, akademisyenler ve yazarları gazete köşelerine yada Üniversitelerde farklı alanlara hapsettikçe yeni bir Alevi hareketlenmesi de doğmaz.

Ayrıca bu saydıklarım sadece Alevi örgütler için değil, aileler içinde geçerli çocuklarınıza; "aman ne işin var boş ver bu işleri dersine çalış","bulaşma böyle şeylere ilerde işe almazlar seni","Yapıpta eline ne geçicek" gibi sorularla Aleviliğinden, özünden uzaklaştırmaya devam ettikçe kusura bakmayın gelecekte olanların hepsinden sizde sorumlusunuz.

Bu sorunlar kimsenin umrunda olmazken hala birileri etkinlikler peşinde koşuşturuyor. Profil resimini "Sivas 93" diye değiştirmekle olmuyor bunlar. Hiçbir dernek "Baskı unsuru" olmak için uğraşmıyor. Türkiye'de gelişen azınlık hareketleri, Alevi hareketini dörde, beşe katlıyor.

Son olarak ABF Kongresinde koltuk savaşları ve dernek aidatlarının durumları konuşuluyor. Ne gençlerin, ne kadınları, ne aydınların ve akademsiyenlerin söylemleri ve istekleri onların umrunda değil. Hiyerarşinin en dibine batmış, birleştiricilik adı altında sömürgeleştiren bir Federasyon haline geliyor. Dost acı söyler,  kabul edin veya etmeyin kafamdan geçenler ve çevremdekilerin söylemleri bu yönde. Elbet itirazınız olacak ama bugün benin bu kuru düzene İTİRAZIM VAR!!!!

Kabul et, etme gerçeklik ortada bunu sende en az benim kadar biliyorsun. Burada değindiğim konular kum tanesi kadar, eleştirilmesi ve düzeltilmesi gereken o kadar çok nokta varki ama yapılamayacak hiçbir şey yok!

Son olarak;

Yeter Söz Gençlerin diyerek 28 Haziran 2013 saat 14.00'de İstanbul Sarıgazi'de Gençler bu bozulmaya yüz tutmuş düzene karşı nasıl alternatif oluşturabiliriz diye toplanıyor. Ayrıntılı bilgiye Facebookta AHİGED'in sayfasından ulaşabilrsiniz

Sende gel sensiz çok eksiğiz!

YORUMLAR

alevi dernekleri -

son yıllarda benim gözlemlediğim kadarıyla alevi dernekleri aleviliği sünnileştirme çabaları içindeler ve çoğu dernekler fettullah gülen yada izzettin doğan gibi adamların yönetimi ile yönetiliyor. bu derneklerin görünen yüzünü dile getirmeniz çok güzel olmuş.

4 0
YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.