'Allah' kabul eder mi dersiniz?

'Allah' kabul eder mi dersiniz? DİN
0,0
28.06.2014 14:23:12
A+ A-

Oruç nedir?

Sabahtan akşama dek aç kalmak mıdır? Peki, buradaki amaç nedir?

Aç kalarak açların halinden anlıyorsun. Bu mu?

İyi de oruç tutan milyonlar yardım yapsa veya açlık düzenini (kapitalizmi) ortadan kaldırmak üzere harekete geçse şimdi çoktan dünya değişmiş olurdu. Belli ki oruç tutmak açın halinden anlamaya falan yol açmıyor.

Oruç nefsi terbiye etmektir. Bunun şekli olmaz. Örneğin, bir hafta boyunca kimsenin kalbini kırmamayı, alttan almayı, özür dilemeyi hedef belirler ve buna uymaya çalışırsın. Bu bir oruçtur. Senin olgunlaşmana yardım eder. Oruçtan maksat, insanın olgunlaşmasıdır. Yoksa göklerdeki bir efendinin gözüne girmek için kendini aç bırakmak değil.

Ne yazık ki kitleler uygulamalardaki esas manayı görmek yerine biçime takılıyorlar. Çünkü hakikati göklerdeki bir efendi gibi algılıyor, yapmaları gerekeni de bu efendinin emirlerine harfiyen uymak olarak kavrıyorlar.

Şimdi Ramazan sofraları kurulacak, akrabalar aynı sofraya oturacak, ‘’Allah kabul etsin’’ denecek, top patlaması beklenecek, sıcak pideler bölünecek, sohbet edilecek, iyilik ve ahlak üzerine konuşmalar yapılacak ve ‘dinimizin’ ne kadar da iyi olduğuna bir kez daha herkes kendini ikna edecek. Daha önemlisi, herkes kendinin iyi bir insan olduğuna ikna olacak.

Yani oruç, hakikatin üzerini örtecek!

Hakikat nedir?

Hakikat şudur: %99.9’u Müslüman olan ülkemizde işsizlik %20’ye yakın, atanamadığı için intihar edenler var, son 10 yılda 12.000 işçi iş kazasında öldü, her gün 5 kadın öldürülüyor. Yönetenler işçiler için ‘’ayaklar baş olursa kıyamet kopar’’ dedi, ölümler için ‘’işin fıtratı’’ dedi, kadınlar için de ‘’ben kadın erkek eşitliğine inanmıyorum’’ buyurdu. İnsanlar anayasal demokratik haklarını kullanıp sokak gösterisi yaptıkları için hedef gösterildi, gaza boğuldu, dövüldü, yaralandı. Gencecik çocuklar öldürüldü. Bu çocuklara rahmet bile dilenmedi, adları anılmadı. Onları öldürenlerin ‘destan yazdıkları’ söylendi. Acılı anaları meydanlarda yuhalatıldı. Dindar olduğunu söyleyenlerin hırsızlık ve yolsuzluk yaptığını iddia eden ses tapeleri ayyuka çıktı ama yine de seçimleri kazandılar. Sınırın öte yanında mezhep yüzünden insanlar birbirini boğazlıyor, din adına kafa kesiyorlar.

İşte hakikat budur!

Böyle bir hakikat varken, gerçekten vicdanlı, ahlaklı, iyi kalpli olan insanlara düşen görev, oruç sofralarıyla hakikate sırtını dönüp kendi içine kapanmak olamaz. Bu sorunlarla yüzleşmek, özeleştirisini vermek, düzeltmek olabilir ancak.

Desteklenen ahlak dışılıklar için özür dilenecek mi? Öldürülen çocuklar için tövbe edilecek mi? Kafa kesenleri durdurmak için hareket geçilecek mi? Bunların yanıtı eevet ise işte esas oruç budur! Bunları yapmıyorken değil 30 gün, 30 yıl üst üste oruç tutulsa nafile! 

ABD, Irak’ı işgal etti, yüzbinlerce sivili öldürdü. Ama tüm dünyaya demokrasi götürdüğünü söyledi. Demokrasi söylemleri yapılan katliamların üzerini örten bir şal oldu. Oruç sofraları da din adına yapılan kötülüklerin şalı oluyor olmasın sakın?

Bazen bir dine inanan insanların artık ahlak ve vicdana ihtiyaçları olmadığına da inandıklarını düşünüyorum. İman vicdanı artıracağı yerde vicdansızlıkların bahanesi oluyor sanki. Oysa yüreği farklı olana dönük bir nefretle dolmuş insanlar kendilerini olgunlaştıramaz. Olgunlaşamadıktan sonra da hiçbir orucun faydası olmaz. 30 gün boyunca başkalarını sevmeye çabalamak, sevgiyi yeniden hatırlamak, hoşgörmeyi öğrenmek çok daha faydalı bir oruç olacaktır.

Gerçek bir oruç tutmak ister misiniz? Dinsiz dediklerinizle iletişim kurun. Sevgiyle el uzatın. Sorunlarını dinleyin. Dertleri neymiş dikkate alın. Onları kabul etmek için size benzetmeye kalkışmadan, oldukları haliyle kabul edin. Kendiniz için istediğiniz hakları ve özgürlükleri onlara da verin. Onların acılarını da paylamayı öğrenin. Onların da iyiyi temsil edebileceğini, onlardan da öğrenilecek çok şey olduğunu kabul edin. Kendi eksiklerinizle yüzleşin. Özür dilemeyi öğrenin. Kırdığınız kalpleri tamir etmeye çalışın. İşte o zaman gerçek bir oruç tutmuş olursunuz.

Özür dilenecek bunca şey varken tuttulan oruçları ''Allah'' kabul eder mi sizce?
Eğer gerçekten buna inanabiliyorsanız ne diyelim, ‘’Allah kabul etsin!’’

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.