Allah ve zina eden kişi

Allah ve zina eden kişi DİN
5,0
01.10.2014 00:27:37
A+ A-

Sadreddin Konevî (d.1210- v.1274) Hazretleri, Hz. Peygamber'in bir hadis-i şerifinin sırrına dair bir nükteyi içeren 23. Rabbanî Nefhayı (esinti) şöyle anlatmakta: 

"Bilinmelidir ki:

Ansızın, Allah'ın zina eden kulunu kıskanmasının nedeninin şu olduğu bana bildirildi:

Kıskançlığın ortaya çıkması ve insana egemen olması, sadece yasaklanmış fiilin kendisinden kaynaklanmaz; bilakis, onun sebebi rubûbiyet  makâmına ortak olmaktır; çünkü tasarrufta mutlaklık, failin her istediğini hiçbir engel ve mani olmaksızın yapabilmesi rububiyet sıfatlarındandır.

Rab, dilediğini hiçbir engel ve mani olmadan yapandır; buna karşıt olarak sınırlanma ve men, O'nun dışındakilerin özelliklerindendir.

Zina eden kişi, engellenmeden kurtulmak ve irâdesinin gereğine göre mutlak tasarrufta bulunmak istediğinde, Hakka rubûbiyet sıfatlarında ortak olmak istemiş, Hakkın büyüklüğüne göz dikmiştir.

Kuşkusuz bu, inâyet ve Hakkın merhameti telafi etmez ise, gazabı ve cezayı gerektiren kıskançlığın ortaya çıkmasının nedenidir.

Bu cezaya karşılık verilen yüz değnek sopa, zina eden kimsenin hürmetsizlik ettiği rubûbiyet mertebesinin hükümlerinin esaslarından olan sayılı isimlerin mukabilindedir. Zât'a ait öncelikli hükmün ve birlik özelliğindeki fiilin şefaatinden dolayı, bekar hakkında ceza değnek ile sınırlı kalmıştır; evli zina ettiğinde ise öldürülür. Recim, rubûbiyet mertebesinin hükümlerinin tafsîllerinin örneğidir.

Bunu anla, bu şeriatın sırlarının büyük bir anahtarıdır. Buradan, şeriattaki belirli her ölçü ve adedin, hakikatlere uygun Rabbanî bir asla raci olduğu ve belirli bir tertibe dayandığı öğrenilir.

Allah en iyi bilendir."

(İlâhî Nefhalar, sayfa: 154-155, Müellif: Sadreddin Konevî, Tercüme: Ekrem Demirli, İz Yayıncılık)

(Rabbânî: Rabla ilgili, Allah'a âit / Rubûbiyet: Rab olma durumu, Tanrılık / İnâyet: lutuf, ihsan, iyilik / Şefaat: Peygamberlerin ve Allah'ın izin vereceği kimselerin, kulların suçlarının bağışlanmasını Cenab-ı Hak'tan istemeleri, bir nevi aracılık etmeleri)

Bir not düşeyim: Bu eserde bu bahsi okumadan önce böyle bir anlamlandırmaya dayalı olarak zinanın ne büyük bir suç olduğunun vurgulanmasına hiç rastlamamıştım. Zina yapan insanın, bu eylemiyle, kendisini Tanrılığa özgü bir serbestliğe, dilediğini yapma özgürlüğüne sahip hissettiği anlaşılmış oluyor. Dolayısıyla bu suçun cezasının ağırlığının gerekçesi de anlamlı ve makul. Dikkat edilirse, ilk cümlesinde büyük ârif, bilge insan Sadreddin Konevî 'bu açıkladığının' kendisine 'bildirildiğini' ifade ediyor. Kulunun kendi büyüklüğüne göz dikmesi elbette O'nun kıskanmasına, dolayısyla gazabına sebep olur. İnsan için ne büyük bir cür'et ! Zinayı sıradan bir davranış gibi görenler, hiçbir kaygı ve sakınma hissetmeden buna yeltenenler, bunun böyle bir anlam ifade ettiğini öğrendiklerinde ne düşünürler acaba? 'Nikâh'ın önemi de daha bir anlaşılmış oluyor böylece.

YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.