Asıl hayatımız öldüğümüzde başlayacak...

DİN
0,0
04.09.2015 19:57:07
A+ A-

Çevremize baktığımızda birçok insanın hiç ölmeyecekmiş gibi, dünyaya tam bir hırsla bağlanarak yaşadığını görüyoruz. Dünyadaki çok kısa ömürleri için geleceklerine dair her türlü planı ince ince yapıyorlar. Ama asıl hayatları olan ahireti hiç düşünmüyorlar.

Bu şekilde yaşayan insanlar aslında çok büyük bir kayıptalar, ama bunun şuurunda bile değiller. Çünkü Allah dünya hayatını sadece bir imtihan yeri olarak yaratmıştır. Dünyadaki ömür göz açıp kapayıncaya kadar geçer. Bir insan 100 yıl bile yaşamış olsa, ona sorduğunuzda ömrünün nasıl geçtiğini hiç anlamadığını söyler. Ama ahiret kısa bir ömür gibi değil. Sonsuz bir hayat. Sonsuz kelimesini iyice düşünmek lazım. "Sonsuz", yani "ebedi, hiç bitmeyen" demektir. Bir yıl değil, bin yıl değil, yüz milyon yıl değil, sonu olmayan bir hayattan bahsediyorum. Bu dünya hayatında ise insan ne kadar yaşarsa yaşasın sonunda ömür bitiyor. Fakat insanı öldüğü anda ahirette sonsuz bir güzellik ya da sonsuz bir azap bekliyor.

Allah bir ayetinde dünya hayatının geçici olduğunu asıl hayatın ahiret olduğunu bizlere şöyle bildiriyor:

Bu dünya hayatı, yalnızca bir oyun ve '(eğlence türünden) tutkulu bir oyalanmadır'. Gerçekten ahiret yurdu ise, asıl hayat odur. Bir bilselerdi. (Ankebut Suresi, 64)

Biraz önce de belirttiğim gibi dünyada 100 sene bile yaşamış olan bir insanla konuştuğunuzda hayatının "göz açıp kapayıncaya kadar geçtiğini söyler.  Allah Kuran'da insanların ölümlerinin ardından diriltildiklerinde, dünyada aslında çok az bir süre kaldıklarını anlayacaklarını bize şöyle bildiriyor:  

Dedi ki: "Yıl sayısı olarak yeryüzünde ne kadar kaldınız?"

Dedi ki: "Bir gün ya da bir günün birazı kadar kaldık, sayanlara sor."

Dedi ki: "Yalnızca az (bir zaman) kaldınız, gerçekten bir bilseydiniz" (Müminun Suresi, 112-114)

Bir başka ayette Rabbimiz iman etmeyen insanların dünyada tek bir saat dışında yaşamadıkları üzerine yemin ettiklerini de bildirir:

Kıyamet saatinin kopacağı gün, suçlu-günahkarlar, tek bir saatin dışında (dünya hayatı) yaşamadıklarına and içerler. İşte onlar böyle çevriliyorlardı. (Rum Suresi, 55)

Bir insan dünyadaki bütün istediklerini elde etmiş bile olsa, bu yine çok kısa bir süre içindir. Çünkü bütün hayatını dünya için yaşayan bir insanın ahirette hiçbir nasibi olmaz. Belki bu insan istediği tüm paraya, güce, mevkiye, hayal ettiği gibi bir hayata ulaşmış olabilir. Ama öldükten sonra, iman etmeyen bir insan için tüm bunların hiçbir anlamı kalmayacaktır.

Kim ahiret ekinini isterse, Biz ona kendi ekininde artırmalar yaparız. Kim dünya ekinini isterse, ona da ondan veririz; ancak onun ahirette bir nasibi yoktur. (Şura Suresi, 20)

Şu çok önemli ve herkesin üzerinde önemle durması gereken bir gerçek ki, bu dünyada Allah rızası dışında sırf kendi nefsinin tutkuları için yaşayan insanların üzerine kapıları kilitlenmiş sonsuz azap dolu bir hayat olacak. Bütün Müslümanların en önemli ibadetlerinden biri de insanları bu konuda uyarmaktır. Çünkü Allah ahirette iman etmeyenlerin pişman olacaklarını, Allah'a iman etmek için dünyaya bir kez daha geri dönmek isteyeceklerini ama bu pişmanlıklarının onlara bir fayda sağlamayacağını bize şöyle bildirir:

İçinde onlar (şöyle) çığlık atarlar: "Rabbimiz, bizi çıkar, yaptığımızdan başka salih bir amelde bulunalım." Size orda (dünyada), öğüt alabilecek olanın öğüt alabileceği kadar ömür vermedik mi? Size uyaran da gelmişti. Öyleyse (azabı) tadın; artık zalimler için bir yardımcı yoktur." (Fâtır Suresi , 37)

Allah rızası için yaşamak dünyadaki en zevkli ibadetlerden biri. Çünkü Allah rızası için yaşayan bir insanın kalbinde tam bir mutmainlik olur. Karşılaştığı olaylar karşısında üzülmez, sıkılmaz, her zaman Allah'a tevekkül eder. Şeytanın peşine takılıp dünyaya kanmaz.

Dünyayı sevmek, ona hiç ölmeyecekmiş gibi bağlanmak insana hiçbir şey kazandırmaz. Zaten dünya hayatını hırs edinerek yaşayan insanlar da hiçbir zaman istedikleri mutluluğu, iç huzurunu elde edemezler. Sürekli tarif edemedikleri bir eksiklikten ve iç sıkıntısından bahsederler. Bahsettikleri bu eksiklik aslında Allah rızası için yaşamadıklarından dolayı duydukları manevi boşluktur.

Gerçek şu ki bunlar, çarçabuk geçmekte olan (dünyay)ı seviyorlar. Önlerinde bulunan ağır bir günü bırakıyorlar. (İnsan Suresi, 27)

Dünya hayatının çok önemli sırrı "çarçabuk geçmesi"dir. Bu sırrın farkına varan bir insan hesap günü "bir gün" yaşamış gibi olacağı, eksikliklerle dolu dünya hayatı yerine, Allah'ın sonsuz nimetlerle yarattığı sonsuz hayatı için yaşayacaktır. Allah için yaşayacak ve Allah için ölecektir. Böylece öldüğünde Allah'ın huzurunda güvenle duracak ve Adn cennetlerinde mükemmel bir sevinçle karşılanacaktır.  



YORUM YAZ
Yorumunuzu girmek için sisteme giriş yapmalısınız.
Eğer üye değilseniz üye olunuz.